Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı: "Hindistan'ın gelir eşitsizliği artık İngiliz yönetimi altındakinden daha kötü"

Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı'na göre, bir yüzyıl boyunca Hindistan'a ilişkin veriler, gelir ve servet eşitsizliğinin artık İngiliz sömürge yönetimi döneminden daha kötü olduğunu ortaya çıkardı. Günümüz için "milyarder raj" ifadesini kullanan araştırmalar, eşitsizliğin 1980'lere kadar bağımsızlık sonrasında azaldığını, sonrasında yükseldiğini ve "şu anda hızla arttığını" ortaya çıkardı.

Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı'nın yeni bir araştırması, Hintli milyarderlerin günümüzdeki altın çağının, Hindistan'da artan gelir eşitsizliğine yol açtığını ortaya koyuyor. Bu, şu anda dünyanın en yüksekleri arasında yer alıyor ve ABD, Brezilya ve Güney Afrika'dan daha keskin bir uçurumda yer alıyor.

Hindistan'ın zenginleri ve fakirleri arasındaki uçurum giderek korkunç boyutlara ulaşıyor.

Fransız ekonomist Thomas Piketty ve aralarında ünlü ekonomistlerin de bulunduğu çalışmanın ortak yazarlarından bir grup, bazı ölçütlere göre Hindistan'daki gelir dağılımının İngiliz sömürge yönetimi altında şimdi olduğundan daha kötü olduğunu belirtiyor. 

Hurun Araştırma Enstitüsü'nde yayınlanan 2024 küresel zenginler listesine göre, Hindistan'daki mevcut toplam milyarder sayısı yalnızca 2023'te eklenen 94 yeni milyarderle birlikte 271'e ulaşıyor.

Bu, yaklaşık 1 trilyon dolara, yani dünyanın toplam servetinin yüzde 7'sine tekabül eden kolektif servete sahip, ABD dışındaki herhangi bir ülkeden daha fazla yeni milyarder anlamına geliyor.

Tıme gazatesine göre, Mukesh Ambani, Gautam Adani ve Sajjan Jindal gibi bir avuç Hintli iş adamı, artık dünyanın en zengin insanlarından Jeff Bezos ve Elon Musk ile aynı çevrelerde yer alıyor.

Yazarlar, "Hindistan'ın modern burjuvazisinin başını çektiği milyarder Raj, artık sömürgeci güçlerin başını çektiği İngiliz Raj'ından daha eşitsiz" diye yazıyor.

Barclays Research'e göre, Hindistan'ın şu anda yüzde 8 GSYİH büyüme gösteren bir ekonomisi olduğu düşünüldüğünde bu gözlem dikkat çekiyor.

HİNDİSTAN EKONOMİSİ GELECEKTE HANGİ NOKTAYA EVRİLECEK?

Ekonomistler, Hindistan'ın 2027 yılına kadar Japonya ve Almanya'yı geçerek dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olmaya hazır olduğunu öngörüyor.

Ancak Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı çalışmasının yazarları, Hindistan'ın toplam gelirini ve servetini ülkenin en tepedeki yüzde 1'inin elinde olduğunu takip ederek bu sonuca ulaştı.

Yazarlar çalışmanın bulgularını sunmak için milli gelir hesaplarını, servet toplamlarını, vergi tablolarını, zengin listelerini ve gelir, tüketim ve servet anketlerini birleştirdi.

İktisatçılar gelir açısından, 1922'den bu yana hem İngiliz hem de Hindistan hükümetleri tarafından yayımlanan yıllık vergi tablolarına baktılar. Hindistan'da kaydedilen en yüksek eşitsizlik döneminde bile, 1930'lardan Hindistan'ın bağımsızlığına kadar olan iki savaş arası sömürge döneminde meydana geldiğini buldular.

1947'de en tepedeki yüzde 1, ülkenin milli gelirinin yaklaşık yüzde 20 ila 21'ini elinde tutuyordu. Bugün yüzde 1'lik kesim ülke gelirinin yüzde 22,6'sını elinde tutuyor. 

Benzer şekilde iktisatçılar, Hindistan hükümetinin servet, borç ve varlıklar üzerine ilk kez geniş ölçekli hane halkı araştırmaları yapmaya başladığı 1961'den başlayarak, servet eşitsizliğinin dinamiklerini de izlediler.

Bu araştırmayı Forbes Milyarder Endeksi'nden alınan bilgilerle birleştiren yazarlar, Hindistan'ın en tepedeki yüzde 1'lik kesiminin ulusal servetin yüzde 40,1'lik şaşırtıcı bir kısmına erişebildiğini buldular.

"HİNTLİ ZENGİNLERİN SAYISI HIZLA ARTIYOR"

Hintli milyarderlerin sayısı 1991'de bir iken 2022'de 162'ye çıktığı için bu dönemde bu kişilerin toplam net servetinin Hindistan'ın net milli gelirinin payı olarak 1991'de yüzde 1'in altında olan oran 2022'de yüzde 25'e fırladı. 

Raporda ayrıca eşitsizlikteki artışın, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin ilk kez iktidara geldiği 2014'ten bu yana özellikle belirgin olduğu ortaya çıktı. Son on yılda, büyük siyasi ve ekonomik reformlar, "karar alma yetkisinin merkezileştiği otoriter bir hükümete" yol açtı.

Raporda, büyük şirketler ile hükümet arasında giderek büyüyen bir bağlantının da eşlik ettiği belirtiliyor. Bunun muhtemelen toplum ve hükümet üzerinde “orantısız etkiyi kolaylaştıracağını” söylüyorlar.

Hükümetin sağlık, eğitim ve beslenme alanlarında daha fazla kamu yatırımı yapması halinde, yalnızca Hintli zenginlerin değil, ortalama Hintlilerin de küreselleşmeden kazanç elde edebileceklerini eklediler.

Ayrıca yazarlar, 2022-23'te en zengin 167 Hintli ailenin net serveti üzerinden alınacak yüzde 2'lik bir "süper verginin" milli gelirin yüzde 0,5'i kadar gelir elde etmesine yol açacağını ve "bu tür yatırımları kolaylaştırmak için değerli bir mali alan yaratacağını" ileri sürdüler. 

Ancak yazarlar, hükümet bu tür yatırımlar yapana kadar Hindistan'ın plütokrasiye doğru kayma olasılığına karşı uyarıyor. Yazarlar, ülkenin bir zamanlar sömürge sonrası uluslar arasında çeşitli kilit kurumların bütünlüğünü koruma konusunda bir rol model olduğunu söylüyor ve Hindistan'da eşitsizliği incelemek için kullanılan ekonomik veri standardının bile son zamanlarda düştüğüne dikkat çekiyorlar.

Yazarlar, "Sırf bu nedenle bile olsa, Hindistan'daki gelir ve servet eşitsizliği yakından takip edilmeli ve bunlara karşı çıkılmalıdır" diyor.