Çin-Fransa ticari ilişkilerinin küresel ekonomiye etkileri

Çin ile Fransa arasındaki ekonomik iş birliği, her iki ülke ekonomisinin gelişmesine ve insanların refahının artmasına katkıda bulunmakla kalmadı, aynı zamanda küresel ekonomik toparlanmaya da ivme kazandırdı. Uzmanlar, son 60 yılda iki ülkenin karşılıklı yarar ve kazan-kazan sonuçlarına bağlı kaldığını, ekonomik ve ticari iş birliğinin giderek daha da yakınlaştığını belirtti.

Son yıllarda Fransız şirketleri Çin'deki yatırımlarını artırıyor ve iş alanlarını genişletiyor.

Çin, Fransız şirketleri için önemli ve gelişen bir pazar olmaya devam ediyor; şirket yöneticileri, ülkenin sürdürülebilir büyüme ve endüstriyel ilerlemeye olan bağlılığını vurguluyor ve bu da ek yatırım fırsatları ve iş birliğinin önünü açıyor.

Veriler, 2021 yılı sonuna kadar Çin'de 6 bin'den fazla Fransız şirketinin kurulduğunu ve toplam yatırımın 18 milyar doların üzerinde olduğunu gösterdi.

Çok sayıda Fransız şirketi, Çin pazarına en son ürünleri ve çözümleri sunmak için dünya çapındaki yeteneklerini ve üretim operasyonlarını kullanıyor.

Doğu Çin'in Jiangsu Eyaletindeki bir şehir olan Wuxi, Fransız şirketleri için önemli bir yatırım noktası haline geldi. Wuxi hükümetinin verilerine göre, şimdiye kadar Schneider Electric ve Legrand Group gibi önde gelen Fransız şirketleri kentte toplam 980 milyon dolarlık 48 projeye yatırım yaptı.

Çin-Fransız (Wuxi) Endüstriyel İşbirliği Parkı, 18 Temmuz 2023'te açıldı. Aynı gün, toplam yatırımı 1 milyar doları aşan beş proje için anlaşmalar imzalandı.

Çin'deki Fransız Ticaret ve Sanayi Odası'nın 2023 yılında yaptığı ankete göre, üye şirketlerin yüzde 47'si Çin'e daha fazla yatırım yapmayı planlıyor.

Fransa'da özellikle elektrikli araçlar, bataryalar ve enerji dönüşümüyle ilgili sektörde Çinli yatırımcılar da memnuniyetle karşılanıyor.

Kuzey Fransa'daki "pil vadisinde" Envision AESC ve XTC New Energy gibi Çinli şirketler, elektrikli araçlar ve pillerinin üretilmesi için yerel projelere aktif olarak katılıyor. Bu proje, yeşil yeniden sanayileşmeye meraklı bir bölge tarafından büyük ölçüde takdir edilen bir ortaklık haline dönüşüyor.

Business France tarafından hazırlanan bir rapora göre Çin, 2021 itibari ile üç yıl üst üste Fransa'da yatırım ve istihdam yaratma açısından en büyük Asya ülkesi oldu. Çin'in Fransa'daki toplam doğrudan yatırımı 2021 sonu itibarıyla yaklaşık 4,9 milyar dolar seviyesine çıktı..

9. Avrupa Forumu kapsamında konuşan Çin'in Fransa Büyükelçisi Lu Shaye, üst düzey imalat, modern hizmet endüstrileri, dijital ekonomi ve yeşil geçiş alanlarında Çin-Fransa iş birliği için büyük bir potansiyel bulunduğunu söyledi.

Lu, "Güçlü bir Çin-Fransa ilişkisi, daha geniş Çin-Avrupa ilişkisinde çok önemli, yol gösterici bir rol oynayabilir. Çin ve Avrupa, kapsamlı ortak çıkarları paylaşıyor" şeklinde konuştu.

Çin ve Fransa da üçüncü taraf pazar iş birliğini araştırıyor. Uluslararası iş birliğinin yeni bir modeli olarak üçüncü taraf pazar iş birliği, Çinli şirketler ile onların gelişmiş ülkelerdeki muadilleri arasında, gelişmekte olan dünya pazarlarında iş yapmak için yapılan ortaklıkları ifade ediyor.

Model, Çin'in avantajlı üretim kapasitesini ve gelişmiş ülkelerin ileri teknolojisini gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları ile uyumlu hale getiriyor. Aynı zamanda küresel yatırımcıların güveninin artmasında da olumlu rol oynuyor.

Örneğin Çin ve Fransa, Kamerun'daki Kribi Deep Seaport'un işletilmesinde iş birliği yapacağını açıkladı. Liman operasyonlarının büyümesi yalnızca Kamerun'un ekonomik gelişimini önemli ölçüde artırmakla kalmıyor aynı zamanda Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad gibi denize kıyısı olmayan Afrika ülkelerine de fayda sağlıyor.

Şubat 2022'de Çin ve Fransa, üçüncü taraf pazar iş birliğini geliştirmeye yönelik dördüncü tur tanıtım projeleri listesine ilişkin bir belge imzaladı. Listede altyapı, çevre koruma, yeni enerji ve diğerlerini kapsayan 1,7 milyar doların üzerinde değere sahip yedi proje yer alıyor. 

"ÇİN VE FRANSA'DAN KAZAN-KAZAN ANLAŞMASI"

Çin Başbakanı Li Qiang, Çin-Fransa ilişkilerinin uzun süredir Çin'in Batılı büyük ülkelerle ilişkilerinin ön saflarında yer aldığını ve bunun yalnızca iki halka fayda sağlamakla kalmayıp aynı zamanda dünya üzerinde de derin bir etkisi olduğunu söyledi.

Li, bu yılın Çin ile Fransa arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 60. yıl dönümü olduğunu ifade ederek, 'Çin'in, iki devlet başkanının önemli fikir birliğini hayata geçirmek, her düzeyde fikir alışverişini güçlendirmek, geleneksel dostluğu ilerletmek, derinleştirmek için Fransa ile birlikte çalışmaya istekli olduğunu' söyledi.

Li, "Karşılıklı yarar sağlayan iş birliği, karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi, ikili ilişkilerin kararlı bir şekilde ilerletilmesi, iki ülkenin daha iyi kalkınmasını teşvik etmek için ilişkilerin istikrarından yararlanılması ve çok taraflı koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla dünyanın kalkınmasına daha fazla kesinlik kazandırılmalı" şeklinde konuştu.

Çin ve Fransa ekonomilerinin son derece tamamlayıcı olduğuna dikkat çeken Başbakan, 'Çin'in Fransa'yı her zaman öncelikli bir ortak olarak gördüğünü ve yeşil enerji, bilimsel ve teknolojik yenilik, ileri üretim, yapay zeka gibi alanlarda işbirliği potansiyelini kullanmaya hazır olduğunu' söyledi.

Li, 'Fransa'nın Çinli şirketler için açık, adil ve ayrımcı olmayan bir iş ortamı sağlayacağını ve AB tarafının ekonomik ve piyasa kurallarına uymasını ve her iki tarafın endişelerini istişare yoluyla doğru şekilde ele almasını aktif olarak teşvik etmesinin umulduğunu' söyledi.

Dışişleri Bakanu Sejourne, Fransa-Çin ilişkilerinin hem ülkeler hem de dünya üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ifade etti.

Sejourne, 'Fransa'nın bağımsızlığa bağlı olduğunu, blok çatışmasına karşı çıktığını, tedarik zincirlerinin ayrılmasına ve kesilmesine karşı olduğunu, Tek Çin politikasına sıkı sıkıya bağlı kaldığını ve çalışmaya istekli olduğunu' söyledi.