Düzensiz göçle mücadele devam ediyor: Tunus, AB sınırlarının bir koruyucusu olabilir mi?

Avrupa Birliği (AB), geçtiğimiz yıl Orta Akdeniz güzergahından Avrupa’ya düzensiz göçü engellemek için bir eylem planı hazırlamıştı. Plana göre; Tunus, Mısır ve Libya sınır yönetimleri güçlendirilecek, göçmenler denize açılamadan bu ülkelerde durdurulacaktı. AB şimdi ise 2016 yılında Türkiye ile imzaladığı Mültecilerin Geri Kabulü Anlaşması’nın bir benzerini Tunus’a önerdi. Peki, Kuzey Afrika ülkeleri düzensiz göçle mücadelede AB’nin yeni partneri olabilir mi?

Her yıl binlerce Afrikalı düzensiz göçmen, daha iyi bir yaşam umuduyla Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışıyor.

Afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin bir kısmı Avrupa’ya ulaşmayı başarırken bir kısmı ise denizde hayatını kaybediyor.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ise sığınmacı girişlerini durdurmak için her yıl yeni önlemler alıyor.

Avrupa Birliği, geçtiğimiz yıl Orta Akdeniz’den gelen göçü yerinde engellemeye çalışmak için yeni bir eylem planı hazırlamıştı.

Plan, üç ana hattan oluşuyordu. Bunlardan ilki, ortak ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla yapılacak çalışmaların artırılmasıydı. Avrupa Birliği, bu konuda Mısır, Tunus ve Libya ile sınır yönetiminin güçlendirilmesi için daha fazla iş birliği yapacaktı. Ayrıca Libya ile AB’nin sınır koruma ajansı Frontex arasında bir anlaşma yapılması hedefleniyordu.

İkinci husus ise arama ve kurtarmalar için AB ülkeleri arasında daha koordineli yaklaşım sergilenmesiydi. Son olarak yüzlerce göçmeni taşıyan geminin uzun süre denizde bekletilmesi, sonrasında İtalya ile Fransa arasındaki gerginliğin tekrarlanmaması, can kayıplarının önlenmesi için hem üye ülkeler arasında hem de uluslararası kuruluşlarla daha kuvvetli iş birliği isteniyordu.

Üçüncüsü ise, AB ülkelerinin “Gönüllü Dayanışma Mekanizması”nı güçlendirmesiydi. AB Komisyonu, mekanizmanın uygulanmasının hızlandırılmasını teklif ediyordu. Böylece göçmenlerin denizden geldiği AB ülkelerine daha hızlı destek verilmesi, alternatif dayanışma tedbirlerinin finansmanı gibi konularda daha hızlı hareket edilmesi amaçlanıyordu.

Avrupa Birliği şimdi ise bu planı uygulamaya çalışıyor.

HOLLANDA, MÜLTECİLERİN GERİ KABUL ANLAŞMASINI HAYATA GEÇİRMEK İSTİYOR

Geçtiğimiz mart ayında Hollanda hükümeti, Avrupa’ya yasa dışı göçü önlemek amacıyla, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan mültecilerin geri kabulü anlaşmasının bir benzerini, iki Kuzey Afrika ülkesi ile hayata geçirmek istediğini açıkladı.

Sığınma ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Eric van der Burg, Kuzey Afrika ülkeleriyle yapılacak yeni bir “Türkiye anlaşması” ile cılız teknelerle Akdeniz’den Avrupa’ya yönelen yasa dışı göçün önlenebileceğini belirtti.

Van der Burg, “Fas ve Tunus ile anlaşmalar yapıyor olmamız çok iyi ve karşılığında bir şeyler istemeleri de mantıklı. Farklı standart ve değerlere sahip olsalar bile karşı taraftaki ülkelerle anlaşmalar yapmanız gerekiyor” dedi.

Hollandalı Bakan, anlaşma karşılığı Tunus vatandaşlarına birkaç yıllığına Avrupa'da okuma veya çalışma izni verilebileceğini ya da vize kolaylığı sağlanabileceğini de söyledi.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise Kuzey Afrika planına destek bulmak amacıyla Roma’yı ziyaret etti.

Gerçekleşen görüşmede, Mark Rutte ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kuzey Afrika ülkeleri ile “yeni bir Türkiye anlaşması” konusunda görüş birliğine vardı.

Roma'da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Rutte, Meloni ile birlikte düzenlemeler yapmak için birlikte Afrika ülkelerine seyahat etmeye istekli olduklarını söyledi.

İki lider, Akdeniz’de yaşanan tekne facialarının önlenmesi için insan kaçakçılığı konusunda Avrupa çapında çaba gösterilmesi konusunda anlaştı.

AB, TUNUS İLE İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTİYOR

Geçtiğimiz günlerde de Avrupa Birliği (AB), düzensiz göçün önlenmesi amacıyla 2016 yılında Türkiye ile imzaladığı Mültecilerin Geri Kabulü Anlaşması’nın bir benzerini Tunus’a önerdi.

BBC’nin aktardığına göre; AB yönetimi, sınır güvenliğini iyileştirme ve insan kaçakçılığıyla mücadele etmesi karşılığında Tunus’a yüzlerce milyon avroluk yardım ve yatırım taahhüdünde bulundu.

AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen ile Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Türkiye ile imzalanan anlaşmanın bir benzerini ele almak için pazar günü Tunus’a gitti. İki lidere İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de katıldı.

Üç lider, Tunus Devlet Başkanı Kays Said ile yaptıkları görüşmede, Avrupa’ya mülteci akınının önlenmesi karşılığında AB’nin ülkede büyük finansal yatırımlar yapacağı vaadinde bulundu.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, düzensiz göçün önlenmesine ilişkin anlaşma karşılığında Tunus'a toplam 900 milyon avroluk uzun vadeli mali destek sağlanacağını söyledi.

Ekonomik kalkınma için kısa vadede Brüksel’den Tunus’a 150 milyon avro gönderilmesi planlanıyor.

AB’nin yaptığı bu destek, Tunus ekonomisinin iyileştirilmesi amacıyla ticaret ve enerji yatırımları için kullanılacak.

Avrupa Birliği, göç anlaşmasının imzalanması durumunda, genç Tunus vatandaşlarına da Avrupa'da çalışma ve okuma fırsatı verilmesini vadetti.

Anlaşma kapsamında Tunus’a insan kaçakçılığıyla mücadele için de mali yardımda bulunulacak.

Bütün bunlara ek olarak Tunus’a, sınır kontrolü, kurtarma operasyonları ve düzensiz göçmenlerin geri kabulü için 100 milyon avroluk bir destek sağlanacak.

Ayrıca Uluslararası Para Fonu'na (IMF) kredi başvurusunda bulunan Tunus'a, Roma hükümeti ve Brüksel yönetimi yardım edecek. Ancak AB liderlerinin ziyaretinde henüz bir anlaşmaya varılamadı. 

Akdeniz’i geçen göçmen sayısından endişe duyan Avrupalı liderlerin ziyaretinden sadece bir gün sonra ise Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin göç meselesinde Avrupa için bir sınır muhafızı olmayı kabul etmeyeceğini söyledi. 

Euronews Türkçe'de yer alan habere göre; özellikle İtalya'ya geçmeye çalışan göçmenlerin ana çıkış noktası olan liman kenti Sfax'ta konuşan Cumhurbaşkanı Said, "Çözüm Tunus'un zararına olmayacak. Onların ülkelerine bekçilik yapamayız" dedi.

Kaçak göçmenlerin Tunus kıyılarından Avrupa kıyılarına doğru akmasından endişelenen AB, Tunus’un içinde bulunduğu kötü ekonomik ve mali durumu yakından takip ediyor.

AB ülkeleri, Avrupa’ya açılan kapı olduğu ve bölgede stratejik bir konuma sahip olduğu için Tunus'un deniz sınırlarını koruması ve kaçak göçle mücadele etmesi için Uluslararası Para Fonu'ndan kredi almasını istiyor.

Avrupa, Tunus’un düzensiz göç için önemli bir başlangıç noktasına dönüşmesinden korkuyor. Kays Said ise Afrika’dan gelen göçmenlerin ülkeye entegre edilmesini istemiyor.

Avrupa’nın Tunus’u sınırlarının bekçisi yapmak istediğini ve AB’nin ülkesiyle gerçek kalkınma ortaklıkları kurmayacağını düşünen Cumhurbaşkanı Kays Said, Avrupa sınırlarının koruyucusu olmaya devam edecek gibi görünmüyor.