2024 dünya ekonomisi için kritik bir yıl olacak

Dünya genelinde enflasyon geçen yıl, son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD); sıkılaşan finansal koşullar, zayıf ticari büyüme ve tüketici güveninin küresel ekonomilere zarar vermeye devam etmesi nedeniyle ekonomilerin daralmaya girdiğini açıkladı. Ekonomi analistleri, 2023 yılının beklenenden daha güçlü artması planlanan GSYİH (Gayri safi Yurt içi Hasıla) büyümesinin 2024 yılında daha da yavaşlayacağını belirtiyor.

2024 yılı; savaşların, yüksek seyreden enflasyonun ve sürekli artan faiz oranlarının baskısı altında kalacağı bir yıl olarak öngörülüyor.

Küresel ekonomi; enflasyon ve düşük büyüme ile mücadele etmeye devam ediyor. GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) büyümesi 2023'te beklenenden daha güçlü arttı ancak daha sıkı mali koşullar, zayıf ticari büyüme, iş dünyasının ve tüketicinin güveninin azalması nedeniyle 2024 yılında düşüş yaşayacak.

Yakın vadeli görünüme ilişkin ekonomik riskler aşağı yönlü olmayı sürdürüyor. Örneğin Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarının ardından artan jeopolitik gerilimler ve para politikası sıkılaştırması ekonomilere beklenenden daha fazla etkiye sebep oluyor.

Dünyada gerçekleşen seçimler ekonomilere son derece önemli etkiler bırakıyor. İktidar gelecek seçimlerde tekrardan hükümetin başına gelebilmek adına ekonomi araçlarını seçim vaadi olarak kullanıyor.

Örneğin memur maaşına yapılacak zam, emekli maaşlarının yükseltilmesi, asgari ücretin artırılması, tarımsal destekler, vergi oranlarının düşürülmesi, vergi cezalarının affedilmesi, vergi ödemelerinin ertelenmesi maliye politikasının seçim ekonomisine alet edilmesinin önemli bir kısmını kapsıyor.

2024'e girerken küresel ekonominin karşı karşıya olduğu temel zorluk enflasyon olarak karşımıza çıkıyor. 2024 yılında enflasyon oranı ekonomik koşullara, para politikası çıktılarına ve dış şoklara bağlı olarak ülkeler ve bölgeler arasında dalgalanma gösteriyor.

ÖRGÜTLER SON EKONOMİ VERİ TAHMİNLERİNİ AÇIKLADI

Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre, küresel enflasyon oranının 2024 yılında yüzde 5,8 olacağı tahmin ediliyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), uluslararası büyümenin bu yıl beklenen yüzde 2,9 oranından 2024 yılında yüzde 2,7'ye doğru düşeceğini söylüyor. Veriler, 2020 yılının pandemisinden bu yana en yavaş büyümenin gerçekleştiğini gösteriyor.

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, sosyal medya hesabı X’te yaptığı paylaşımda, “Küresel ekonomi, hem düşük büyümenin hem de yüksek enflasyonun zorluklarıyla yüzleşmeye devam ediyor; esas olarak son iki yılda gerekli olan para politikasının sıkılaştırılmasının bir sonucu olarak, önümüzdeki yıl hafif bir yavaşlama yaşanacak” şeklinde yazdı.

Cormann, “Enflasyon geçen yılın zirvesinden geriledi. Enflasyonun çoğu ekonomide 2025 yılına kadar Merkez Bankası hedeflerine geri dönmesini bekliyoruz. Uzun vadede tahminlerimiz, kısmen büyümedeki daha fazla yavaşlamanın bir sonucu olarak kamu borcunda önemli bir artış olduğunu gösteriyor. Büyümeyi hızlandırarak mali alanı yeniden inşa etmek için daha güçlü çabalara ihtiyaç var. Daha güçlü bir büyüme sağlamak için rekabeti, yatırımı ve becerileri artırmamız ve küresel ticaret akışlarını yeniden canlandırmak ve iklim değişikliği konusunda dönüştürücü eylemler gerçekleştirmek gibi ortak zorlukların üstesinden gelmek için çok taraflı iş birliğini geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Enflasyonun sürekli olarak yüksek kalması, İsrail-Hamas çatışması ile Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, petrol ve tahıl gibi ürün fiyatlarını etkilemesi riskini de doğuruyor.

Avrupa Birliği'nde avro para birimini kullanan 20 ülke de küresel daralmadan etkileniyor. Bunun temel sebebi Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından artan faiz oranları ve enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor.

OECD, avro bölgesinin ortak büyümesinin gelecek yıl yüzde 0,9 olmasını bekliyor. Bu oran zayıf olsa da 2023'te öngörülen yüzde 0,6'lık büyümenin üzerinde bir gelişme olarak kaydedildi.

OECD Baş Ekonomisti Clare Lombardelli, gazetecilere verdiği demeçte, "Bugünkü önemli çıkarımlardan biri, 2024 için yukarıya doğru revize ettiğimiz ABD için daha güçlü, ancak aşağı doğru revize ettiğimiz Avrupa için daha zayıf bir görünümdür" ifadelerini kullandı.

OECD'nin son yayımlanan Ekonomik Görünüm verileri, gerekli para politikası sıkılaştırması, zayıf ticaretin ve tüketici güveninin giderek azalmasının etkisiyle küresel büyümenin küçüleceğini gösteriyor.

Veriler, küresel çaplı GSYİH büyümesini 2024'te yüzde 2,7, 2025 yılında ise yüzde 3,0'a doğru hafif bir iyileşme yaşanacağını tahmin ediyor.

Asya bölgesinin, 2024-2025'te küresel büyümenin büyük kısmını oluşturmaya devam etmesi bekleniyor.

Tüketici fiyat enflasyonunun, maliyet baskılarının ılımlı olması nedeniyle 2025 yılına kadar çoğu ekonomide kademeli olarak gevşeme yaşanması öngörülüyor.

EKONOMİ RAPORU, KÜRESEL RİSKLERİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR

Ekonomik Görünüm Raporu, birden fazla riskinde altını çiziyor. Jeopolitik gerilimler, belirsizliğin temel kaynağı olmaya devam ediyor. Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarının ardından gelişen çatışmaların bir sonucu olarak daha da arttı.

Artan jeopolitik gerilimler ve büyümenin ticaret yoğunluğundaki uzun vadeli düşüş nedeniyle, ticaret büyümesinde beklenen döngüsel toparlanma gerçekleşmeyebilir. 

Görünüm Raporu aynı zamanda enflasyonu düşürmeyi, küresel ticareti canlandırmayı ve maliye politikasını uzun vadeli zorlukları karşılayacak şekilde uyarlamayı amaçlıyor. 

ABD'nin yatırım bankası olan Morgan Stanley’in Küresel Baş Ekonomisti Seth Carpenter, "Enflasyon küresel olarak zirveye ulaştı, ancak son dönemi atlatmak 2025'e kadar gerçekleşmeyecek ve muhtemelen ortalamanın altında bir büyüme dönemi gerektirecek" açıklamalarında bulundu.

"PARASAL SIKILAŞMA DEVAM ETMELİ"

2024 yılının enflasyon dinamiği, birçok ülke ve bölgenin döviz kurlarını, faiz oranlarını, varlık fiyatlarını, gelir dağılımını, borç sürdürülebilirliğini etkileyecek. Bu çıktılar küresel ekonomi açısından önemli etkiler doğuracak.

Yetkililer, ekonomik riskleri ve belirsizlikleri yönetirken tüketicilerin değişen fiyat seviyelerine ve beklentilere uyum sağlamak zorunda kalacağını açıklıyor.

Para politikasının 2022 başından bu yana sıkılaştırılmasının etkileri daha fazla hissediliyor. Uzmanlar enflasyonist baskıların kalıcı olarak azaldığına dair işaretler oluşana kadar para politikasın kısıtlayıcı kalması gerektiğini savunuyor.