Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'nin ebediyen Filistin toprağı olarak kalacağını belirtti

İstanbul Kongre Merkezi’nde İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 39. Bakanlar Oturumu Açılış Programı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’nin daima Filistinlilerin vatanı olarak kalacağını belirtti.

İSEDAK 39. Bakanlar Oturumu'nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine katılımcı ülkelerin temsilcilerine “hoş geldiniz” diyerek, Filistinlilere selam göndererek ve İslam alemi için dua ederek başladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin başarı dolu 100. yılını geride bıraktığını ifade eden Cumhurbaşkanı, İsrail’in Gazze üzerine saldırılarının 1 Aralık itibarıyla yeniden başlamış olmasına ve bu saldırılar sonucu 16 bini aşkın şehit ve 36 binin üzerinde yaralı verildiğini aktardı.

“Gazze'de şehit edilen her 3 kişiden 2'sini çocuklar, bebekler ve kadınlar oluşturuyor. Kendilerinden haber alınamayan Gazzeli sayısı 6 bin 500'ü geçti. İsrail zulmünün kurbanları arasında 73 gazeteci ve 100'ün üzerinde Birleşmiş Milletler görevlisi de var. Öyle bir tablo ki küresel güvenlik ve barışı korumak için kurulan Birleşmiş Milletler kendi çalışanlarını dahi İsrail'in barbarlığından koruyamıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ve Amerika ülkelerinin bir yandan insan hakları savunuculuğu yaparken bir yandan İsrail’in saldırılarına koşulsuz destek vermesindeki çelişkiye değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konudaki ifadelerine “Uluslararası basın kuruluşları Gazze'de öldürülen meslektaşları için tek bir cümle kuramıyor. İsrail'e karşı tek bir eleştiri getiremiyor. Oysa bunlar bize hepimize yıllarca demokrasi ve hukuk dersi vermişlerdi. Söze her başladıklarında basın özgürlüğünden bahseden bunlar değil miydi? Fail Müslüman olunca ortalığı ayağa kaldıranların hepsi bugün İsrail'in hoyratça sergilediği katliamlara kör ve sağır kesilmiş durumdalar. İsrail saldırılarında fiziken ölenler Filistinliler olabilir ama bu zulme destek vererek veya sessiz kalarak İsrail'in safında yer alan her kişi, kurum ve ülkenin gururla önümüze koyduğu o şatafatlı ideolojileri, sözleşmeleri, beyannameleri, ilkeleri yerle yeksan olmuştur” sözleriyle devam etti.

“Gazze küresel sistem açısından bir turnusol kağıdı işlevi gördü” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana yaşananların uluslararası örgütlerden insan hakları kuruluşlarına, Batılı demokrasilerden küresel şirketlere pek çok yapının gerçek yüzünü insanlığa gösterdiğini ifade etti.

“Birleşmiş Milletler kurumsal olarak Gazze imtihanından başarısız çıktı. Genel sekreter Sayın Guterres'in samimi gayretleri maalesef bizzat Güvenlik Konseyi üyeleri tarafından sabote edildi … Bir tarafta savaş dursun daha fazla kan akmasın diyen 121 ülke var. Diğer tarafta İsrail'in saldırılarına açık çek veren 3-5 ülke var. Bu 3-5 ülke ne zaman tamam derse ancak o zaman harekete geçen bir küresel mekanizma var. Böyle bir yapının ne barışı getirmesi ne çatışmaları durdurması, ne de insanlığa umut olması mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine “Bizim yıllardır dünya 5'ten büyüktür diyerek ifade ettiğimiz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) adaletsiz ve krizlerin çözümünde işlevsiz kalan bu çarpık yapısı bir an önce değiştirilmelidir. Hiç birimiz bu sistemi kabullenmek mecburiyetinde değiliz” ifadelerini kullandı.

“Kuruluş gayesi Filistin davasını savunmak olan İslam İşbirliği Teşkilatı mücadelenin tek ses ve tek vücut olarak yürütülmesi noktasında bizlere önemli bir zemin sunuyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının Filistin meselesindeki duruşunu ortaya koyduğunu belirtti.

Zirvede işgalci yerleşimcilerin ilk kez terörist olarak tanımlanması başta olmak üzere kilometre taşı mahiyetinde kararlar aldıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrailli yöneticilerin işledikleri savaş suçları dolayısıyla sorumlu tutulmalarını ve İsrail’in nükleer silahlarının BMGK gündemine getirilmesini de içeren başka adımlar atılmasının da gerektiğini ifade etti.

Gazze'nin yeniden imarıyla ilgili hazırlıklara olabildiğince erken bir şekilde başlanması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail'in Gazze'yi insansızlaştırma politikalarına karşı da çok net bir duruş sergilemeliyiz. Farklı hevesler peşinde koşan İsrailli yöneticilere şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Gazze bir Filistin toprağıdır, Gazze Filistinlilerindir, ebediyen de öyle kalacaktır. İslam dünyası olarak Gazze'nin tek karış toprağını dahi işgalci İsrail'e bırakmamak hepimizin boynunun borcudur. Bunu sadece Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimiz için değil aynı zamanda kendi güvenliğimiz, kendi toprak bütünlüğümüz için de yapmalıyız. Bugün Gazze'yi işgal edenlerin yarın başka yerlere göz dikeceğini çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun “Meselenin Gazze veya Ramallah olmadığını, yayılmacı hedefler peşinde koştuğunu kameralar önünde bizzat ifşa ettiğini” dile getirdi.

İSLAM DÜŞMANLIĞI ARTIŞTA

İslamofobinin artışta olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa'nın birçok ülkesinde göçmen nüfusun kahir ekseriyetini oluşturan Müslümanlar her gün bir başka yabancı düşmanı, ırkçı, ayrımcı ve İslam karşıtı muameleye maruz kalmaktadır. Son yıllarda özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımıza, mülklerine ve camilerine yönelik saldırı ve tehditlerde artış yaşanıyor. Ocak 2023'ten bu yana İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerin Avrupa'da bulunan büyükelçiliklerinin önleri başta olmak üzere Kur'an-ı Kerim'in yakıldığı 500'e yakın İslam karşıtı saldırı gerçekleştirildi. Geçen hafta üç genç ABD'de sokak ortasında silahlı saldırıya uğradı. Bunun örneklerini uzatmak mümkün” dedi ve İslam düşmanlığının Batı toplumlarındaki artışını veba hastalığının yayılmasına benzetti.

Geçtiğimiz yıl içinde Avrupa ülkelerinde Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırıların “ifade özgürlüğü” adı altında meşrulaştırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ülkelerinde Filistin’i desteklemek için düzenlenen gösterilerin yasaklanmasına değinerek “Fikir ve toplanma hürriyeti diyenlerin aslında böyle bir hassasiyetlerinin bulunmadığını biz çok iyi biliyoruz. Burada asıl amaç Müslümanları kışkırtarak tıpkı 85 sene önce olduğu gibi bir Müslüman sorunu oluşturmaktır. Allah'ın izniyle biz buna fırsat vermeyeceğiz. Bizi ve kardeşlerimizi çekmek istedikleri tuzağa düşmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, nefret suçlarına karşı ortak hareket edilmesinin önemini tekrar vurgulamakta fayda gördüğünü, gerek ikili düzeyde, gerekse uluslararası platformları kullanarak nefret suçlarıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin elzem olduğunu belirtti.