Yüzyılın anlaşması ve barış için refah çalıştayı

Geçtiğimiz günlerde İsrail gazetesi tarafından bir kısmı yayınlanan Yüzyılın Anlaşması’nda Filistin’in hakları yok denecek kadar az  görülse de anlaşmanın ekonomik boyutu ile ilgili bilgiler verilse de siyasi boyut ile ilgili yapılmış bir açıklama bulunmuyor.

Yüzyılın anlaşması ve barış için refah çalıştayı

Plana göre, Mısır toprakları içinde bulunan Sina Yarımadası’nda Filistin’e küçük bir arazi bırakılıyor. Bu meselenin Mısır kamuoyunda yaratacağı infial malum. Kudüs’ün tamamı İsrail’e bırakılıyor. Batı Şeria’da ki kaçak Yahudi yerleşimleri güvence altına alınıyor ve buna ek olarak İsrail tarafından yerlerinden 6 milyon Filistinli mülteciye geriye dönüş hakkıda tanınmıyor. Son maddeden de anlaşılacağı üzere anlaşmanın nihai amacı, Filistinlileri zamanla tamamıyla asimile edip kendi topraklarından çıkararak tek devletli bir çözüm istediklerini açıkça üstü kapalı bir şekilde beyan ediyorlar.

Yüzyılın antlaşması olduğu belirtilen planda yer alan başlıca maddeler şöyle:

- İsrail, FKÖ ve Hamas arasında üçlü bir anlaşma imzalanacak ve bu anlaşma çerçevesinde “Yeni Filistin” devleti kurulacak.

- Batı Şeria bölgesindeki büyük Yahudi yerleşimleri İsrail’in elinde kalacak ve bu bölgedeki diğer yerleşim yerleriyle bağlantı kurulması için yerleşim alanları daha da genişletilecek. 

- Kudüs her iki devletin başkenti olacak, ancak kurulacak Kudüs Belediyesi İsrail’e bağlı olacak. Buradaki Araplar Yeni Filistin’in vatandaşı olacak ve Yeni Filistin Kudüs Belediyesi’ne bazı giderler için vergi ödeyecek. Kutsal alanların statüsü ise olduğu gibi devam edecek.

- Mısır, Gazze’ye havaalanı, tarım arazisi ve kurulacak fabrikalar için toprak kiralayacak. 

- Anlaşmanın uygulanması için “Yeni Filistin”e ABD, AB ülkeleri ve Körfez Arap ülkeleri tarafından mali destek sağlanacak. (ABD yüzde 20, AB yüzde 10, Körfez Arap ülkeleri ise petrol gelirlerine göre paylaştırılmak üzere, toplamda yüzde 70 oranında mali destek sağlayacak). Buna, İsrail yerleşim bölgeleri arasındaki bağlantının kurulması için harcanacak para da dahil olacak. 

- Yeni Filistin’in ordusu olmayacak, sadece polis gücüne sahip olacak. Hamas, İslami Cihad gibi örgütler (şahsi silahlar dahil) silah bırakacak.

- Bir yıl içinde Filistin hükümetinin seçilmesi için sandığa gidilecek.

- Beş sene içinde Filistin’e bir liman ve havaalanı kurulacak. Bu süre zarfında İsrail’in liman ve havaalanları kullanılabilecek. Gazze ve Batı Şeria birbirine yerden yüksekliği 30 metre olan bir otoyol ile bağlanacak.

Barış için refah 

Trump’un damadı Kushner, Körfez ülkesi Bahreyn'in başkenti Manama'da başlayan ve Suudi Arabistan yönetiminin doğrudan destek verdiği ancak Filistin ile Arap dünyasının genel anlamda boykot ettiği ekonomi çalıştayının açılış konuşmasını yaptı.

Çalıştayın siyasi yönü bulunmadığını dile getiren Kushner, "Bu çalıştayın amacı yeni yollarla mevcut zorluklar üzerinde düşünülmesidir. Birlikte çalışarak somut bir plan geliştirip, hayata geçirilmesi için girişimlerde bulunacağız." dedi. 

"Filistin ve Orta Doğu için şu ana kadar ki en kapsamlı ekonomi planını hazırladık" diyen Kushner, Filistinlilerin entelektüel kişiliğe, azim ve büyük güce sahip olduğunu ifade ederek, "Geçmişte sizleri söyledikleriyle hayal kırıklığına uğratanlara rağmen Başkan (Donald Trump) ve Amerika sizlerden vazgeçmedi. Bu çalıştay sizler için." ifadelerini kullandı.

Kushner, 50 milyar dolar değerindeki ekonomi planının büyümeye katkı sağlayacağını, işsizliği yüzde 10 düşüreceğini ve yaklaşık 1 milyon iş imkanı yaratacağını öne sürdü.

Taraflar arasındaki çatışmaya adil ve kalıcı çözüm bulunması gerektiğini söyleyen Trump'ın damadı, mevcut çatışmaya İsrail'in güvenliğini garanti altına alan, Filistinlilerin onurunu koruyan adil ve kalıcı bir siyasi çözüm getirilmeden, Filistin halkının ekonomik gelişimi ve refahının gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Sınırları olmayan haritalar

Kushner'in konuşması sırasında bölge ülkelerine ait sınırların olmadığı bir harita gösterildi. Söz konusu videoda, bölgede özellikle Gazze ve Batı Şeria'daki altyapı, teknoloji, eğitim ve enerji alanlarındaki projelere ait görüntülere yer verilirken, İsrail ve Filistin de dahil olmak üzere ülkelerin sınırlarına işaret edilmedi. ABD'nin, çekişmelerin çözümü için tarihi bir fırsat olduğuna dair açıklamalarına rağmen, sunulan görüntüde, sınırların çizilmediği İsrail, Filistin ve bölge ülkelerinin bulunduğu haritaların görüntüleri üzerinden yatırım ve kalkınma projelerinin tanıtımı yapıldı. Kushner'in konuşması sırasında ekrana getirilen haritalarda sınırların olmaması Filistin devletinin kapsadığı topraklara ilişkin endişe ve spekülasyonları da beraberinde getirdi. Nihayetinde, Trump’un “Yüzyılın Antlaşması” adını vererek hayata geçirmeyi tasarladığı plan, Filistin için adeta bir yok oluş fermanıdır. Aynı zamanda Türkiye’nin güneyini kan gölüne çevirecek dinamikleri bünyesinde barındırmaktadır. Türkiye başından beri bu sorunda ilkeli bir tavır takınmış, liderlik yaparak meseleyi BM’ye taşımıştır. BM görüşmeleri, ABD ve İsrail için tam bir hezimet olmuştur. Filistin’de FKÖ ve Hamas’ın bu meselede aynı noktada buluşması direniş iradesini kamçılamıştır. Bu konu ile alakalı asıl sıkıntı ise, Müslüman ülkeler içindeki Filistin çatlağıdır. Ne yazık ki Mısır, Suudi Arabistan, BAE gibi ülkelerin müttefiklik çatısı altında adeta ABD ve İsrail’in kuklası konumuna gelmişlerdir. Bahreyn Dışişleri Bakanı 15 Şubat 2019’da Varşova’da, “İran ile mücadele, Filistin davasından daha önemlidir!” diyerek, bu vehameti gözler önüne serdi. Ayrıca bu ülkelerin ABD planına destek iddiaları giderek ağırlık kazanmakta ve taraftar toplamaktadır. Dünyanın ezici çoğunluğunun karşı çıktığı bu ölüm ve yıkım planını desteklemek, herhangi bir Müslüman ülke hem açıklaması güç hem de yüz kızartıcı bir durumdur.