Yunanistan’dan Türkiye’ye yönelik dört hamle

Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını savunmak için uzun süredir Doğu Akdeniz özelinde politikalar geliştiren ve bu politikalar doğrultusunda adımlar atan Ankara’nın söz konusu adımları Avrupa’nın ‘şımarık çocuğu’ Yunanistan tarafından tepkiyle karşılanıyor. Hiçbir dayanağı olmadan Ankara’yı engellemeye çalışan Yunanistan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hamlelerine ilişkin 4 senaryoyu gündemine aldı. Yunanistan’ın uygulayacağı 4 senaryo nedir?

Doğu Akdeniz’in hidrokarbon bakımından zengin olduğunun anlaşılmasının ardından pek çok ülke bölgenin zenginliğinden en yüksek seviyede faydalanmak için diplomasi mücadelesi verirken, Türkiye ve Libya arasında Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması bölgedeki dengeleri derinden sarstı. Türkiye’nin Libya girişimine en büyük tepki haliyle Yunanistan’dan geldi. Kurulduğu ilk günden beri Avrupa’nın ‘şımarık çocuğu’ olarak davranan Yunanistan’ın bölgedeki tavrı Atina ve Ankara hattındaki ilişkileri geriyor.

Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin konumundan doğan haklarını kullanan Ankara’nın tüm girişimleri meşru iken, Yunanistan’ın yaklaşımı ne uluslararası anlaşmalara ne de ikili anlaşmalara uygun değil. Bu rağmen Atina’nın söylem dili giderek tehditkâr olurken, Avrupa’nın gücünü arkasında hissettiği her dönemde, yaklaşımı değişiyor. Son olarak Türkiye’nin Akdeniz’de sondaj planlarına karşılık Atina’nın caydırıcılık amacıyla atacağı adımları tartışan Yunan Ekathimerini gazetesi, Atina hükümetinin Türkiye’ye karşı atacağı dört aşamalı senaryoyu belirledi.

Yunan Ekathimerini gazetesinin belirlediği sözde 4 aşamalı senaryo, Türkiye’nin adımlarına göre bunlar hayata geçirilecek Türkiye'yi caydırmayı amaçlayan tüm bu senaryolar Yunanistan’ın kendine ait olduğunu iddia ettiği bölgelerde Türkiye’nin faaliyette bulunması durumunda geçerli. Ancak iki ülke arasında kaynakların paylaşımı konusunda Akdeniz’deki birçok farklı parselde ihtilaf bulunuyor.

İLK SENARYO: BÖLGEYE AYNI SAYIDA GEMİ GÖNDERİLECEK

Arama yapılacak bölgelere öncelikle sismik araştırma gemileri gönderen Ankara, araştırma gemilerine eşlik etmesi için fırkateynleri de gönderiyor. Yunan basını keşif faaliyetlerinin hemen başlaması durumunda, Yunanistan’ın bölgeye aynı sayıda gemi göndermesini ve Türkiye’nin gemilerinin bölgede bulunduğu sürece Yunan gemilerinin de bölgede bulunmasını teklif ediyor.

İKİNCİ SENARYO: TÜRKİYE’NİN KABLOLARI KESİLECEK

Ekathimerini’nin belirlediği ikinci senaryoya göre, eğer Türk sismik araştırma gemisi keşif faaliyetlerine başlarsa Yunanistan duruma müdahale etmek için telsiz araçlarını kullanacak. Aksi durumda gemisinin kabloları kesilecek veya kabloların deniz dibine ulaşması engellenecek.

ÜÇÜNCÜ SENARYO: SONDAJ KULESİ KURULURSA UYARI ATIŞLARI YAPILACAK

Gazete, Türkiye’nin yüzer sondaj kulesi kurması durumunda Yunanistan’ın sondajın deniz dibine ulaşmaması için gereken her şeyi yapmasını öneriyor. Ayrıca Ekathimerini’ye göre, Türkiye’in yüzer sondaj kulesi kurması çok düşük bir ihtimal. Türkiye böyle bir girişimde bulunursa da Yunan fırkateynlerinin bunu engellemesinin imkânsız olacağının farkında olan gazete, sondaj faaliyetlerinin engellenmesi için uyarı atışlarının yapılmasını gündeme getiriyor.

DÖRDÜNCÜ SENARYO: MÜDAHALE

Dördüncü seçenekte ise araştırma gemilerinin aynı anda Yunanistan’ın kendine ait olduğunu iddia ettiği alanlarda arama yapması durumu var. Böyle bir durumda ise Rodos veya Girit adasından herhangi bir noktadan bunları önlemek için verilen talimatlar oldukça açık olduğu belirtiliyor. Yani direkt olarak askeri müdahale. Bu son seçenek en düşük ihtimal olarak görülüyor.