Yunanistan'ın Doğu Akdeniz provokasyonu

Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakata karşı çıkan Yunanistan, köşeye sıkıştı. Önce BM’in tanımadığı Halife Hafter’e sarıldı ardından Yunan savaş jetlerinin Ege üzerinde Türk gemilerine kilitlendiğine yönelik görselleri paylaşarak, algı yönetimi yaratmaya çalıştı.

Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat Yunanistan’ı oldukça kızdırmış durumda. Söz konusu anlaşmayla bölgedeki gücünü kaybetmekten korkan Yunanistan, çeşitli diplomatik ve askeri adımlar da atmaya hazırlanırken, Hafter ile müttefik Libya’nın doğusundaki oluşumun yetkililerinden Akile Salih’i Yunanistan’da ağırlayacağını duyurdu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de dar bir alana sıkışmamak için Libya ile yaptığı anlaşma hayati önem taşıyor.  Türkiye-Libya anlaşması sayesinde Yunanistan’ın Rum kesimiyle yapacağı anlaşma işlevsiz kalacak. Çünkü Türkiye’den Libya’ya doğru 19 millik bu alanın açısı deniz hukukunda Türkiye ve Libya’yı doğu Akdeniz’de çok önemli bir alanda egemen kılacak. Bu duruma mani olmak isterken ne yapacağını şaşıran Yunan hükümeti, Birleşmiş Milletler (BM)’nin tanımadığı Halife Hafter’den bile medet umar hale geldi.

Panikleyen Yunan hükümeti bir yandan, Ege ve Doğu Akdeniz’de hem Türk-Yunan anlaşmazlıklarının Lahey Adalet Divanı’na götürülmesi, hem de Kıbrıs müzakerelerini tekrar başlaması gerektiği sesleri yükselirken, diğer yandan Türkiye-Libya anlaşması nedeniyle ayrı bir önem kazanan Girit adasına askeri takviye planları inceleniyor.

YUNAN SAVAŞ UÇAĞININ TÜRK GEMİSİNE KİLİTLENDİĞİ İDDİASI

Öte yandan, Ege Denizi üzerinde Türk savaş uçakları ve Yunan savaş uçakları arasında yaşanan karşılıklı taciz manevraları yeni bir boyuta taşındı. Bir Yunan savaş uçağının denizde kendi halinde seyreden Türk savaş gemisine kilitlendiği görüntüleri ortaya çıktı. Yunan gazeteci, ‘’Türklerin anlayacağı dil budur. Ulusal çıkarlara geri çekilme yok’’ sözleriyle Yunan pilotun, Fransız yapım Mirage 2000 model bir savaş uçağıyla Türk gemisini hedef aldığı anları, sosyal paylaşım platformu Twitter üzerinden paylaştı.

Gazetecinin yayınladığı görüntüler Yunan medyasında geniş yer bulurken, Türkler tarafından tepkiyle karşıladı. Görüntüler sosyal medyada büyük tepki çekerken, Twitter'da "Yunan", "Greece" başlıkları trend topic oldu.

Öte yandan, Yunan gazetecinin hesabında paylaşmış olduğu görüntülerin eski olduğunu ortaya çıktı. Yunan tarafınının, eski görselleri paylaşarak algı yönetimi yapmaya çalıştığı düşünülüyor.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ MÜCADELENİN PERDE ARKASI

Bundan tam 10 yıl önce Yunanistan ile Kıbrıs Rum tarafı arasında enerji görüşmeleri yapılmaya başlanmıştı. Bölgede her geçen gün gerilimi arttırmaya çalışan Yunanistan’ın asıl planı, Türkiye’nin doğu Akdeniz’de küçük bir alana sıkıştırılmasıydı. Durumun farkında olan Türkiye, 2010’da Libya ile münhasır ekonomik bölge mutabakatı imzalamak istemişti ancak tam bu dönemde Libya’da iç karışıklık başlaması sebebiyle görüşmeler askıya alındı.

Yunan tarafı planlarını gerçekleştirmek için çalışmalarını sürdürmüş olacak ki, 2016’da Ankara’ya ulaşan istihbarat raporunda, Kıbrıs Rum Kesimi’nde çok ciddi bir trafik yaşandığı, İsrail, Mısır ve Yunan heyetlerinin bölgede adeta mekik dokuduğu ortaya çıktı. Aynı şekilde adaya önce Fransız, sonra İtalyan heyetleri gelmiş, ardından dünya çapında enerji devlerinin temsilcileri akın etmişti.

Planlar yapıldı..Söz konusu süreçte Suriye’nin kuzeyinde YPG/PKK etkisini arttırdı. Bu yolla Türkiye güney sınırlarından kuşatılacak, PKK’ya sınır ötesinden destek verilecek ve içeride ayaklanma provaları başlatılacaktı. Aynı anda Kıbrıs Rum Kesimi doğu Akdeniz’de kıyı açıları kesişen İsrail ve Mısır’la münhasır ekonomik bölge anlaşmaları yaparak bütün doğu Akdeniz’de egemenlik kuracaktı. Son aşamada, Yunanistan da Kıbrıs Rum tarafıyla benzeri bir anlaşma yapacak, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin doğu Akdeniz’deki hakları oldubittiyle gasp edecekti.

Durumun farkında olan Türkiye, önce Fırat Kalkanı ardından ise Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla  sınırına dayanan teröristleri temizlemeyi başardı. Suriye’de gerçekleştirilen başarılı operasyonların ardınan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a, Libya’ya gidip 2010 yılında yarım kalan planları tamamlaması talimatı verildi. Yeniden başlayan görüşmeler neticesinde son olarak geride bıraktığımız Kasım ayında, Dolmabahçe’de Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mutabakat muhtırası imzaladı. Türkiye’yi doğu Akdeniz’de kuşatıp boğmak isteyenlerin oyunu, Türkiye’nin askeri ve diplomasi tarihe geçecek zaferiyle bozuldu.