Ülke profili: Yunanistan

Tarihi ve kültürel geçmişiyle Yunanistan, yeryüzündeki en eski uygarlıklardan birinin mirasçısı. Avrupa uygarlığına yön veren Yunanistan, felsefe, sanat, edebiyat ve siyaset ile de dünyaya yön vermiştir. Avrupa’nın güneyinde bulunan ülke irili ufaklı adacıklarla çevrili bir Akdeniz ülkesidir.

KÜNYE

Başkent: Atina

Nüfus: 10 milyon 423 bin 

Etnik yapı: Çoğunluk 1900’lü yılların başından itibaren başta Türkiye olmak üzere dışarıdan gelen Rum, Arnavut, Sırp ve Makedon kökenli Ortodokslar, yüzde 1,2 Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı, yüzde 5 Arnavut, yüzde 2,5 Makedon, yüzde 2 Ulah ve toplamı yüzde 2’yi bulan Bulgar, Ermeni, Yahudi, Çingene ve diğer etnik gruplar.

Yüzölçümü: 131,957 kilometrekare

Dil: Yunanca

Din: Yüzde 90 Ortodoks

Para birimi: Euro

Uzun yıllar boyunca Osmanlı Devleti’nin bir toprağı olan Yunanistan’da milliyetçilik akımın Balkanları kasıp kavurmasıyla ilk ayrılıkçı sesler yükselmeye başlamıştır. Osmanlı Hakimiyetine karşı 1821-1829 yılları arasında bağımsızlık savaşına giren Yunanistan’ın başlattığı savaş bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlandı. Birinci Dünya ve İkinci Dünya Savaşı’nın ardından sosyal ve ekonomik olarak hızlı bir değişim yaşayan Yunanistan, turizm ve gemicilik sektörlerindeki başarısıyla kalkındı. Fakat 2009 yılında yaşanan ekonomik kiriz ülkenin tüm birikimlerini silip süpürürken, Atina’nın iflasın eşiğine sürüklenmesine neden oldu. Bugüne kadar süren 2009 krizinin sonuçlarını yüksek kamu harcamaları ve önlenemeyen vergi kaçırmaları izlerken, ülke borç batağına saplandı. İflası halkın ayaklanmaları izlerken, Covid-19 salgını hem halkın hem de hükümetin belini büktü. Atina hali hazırda ekonomik ve sosyal sorunların sarmalında ekonomik durgunluk, rekor işsizlik ve protestolarla boğuşuyor.

Ocak 2014 itibariyle altı ay süreyle Avrupa Birliği Dönem Başkanı olan Yunanistan, ekonomik sorunları nedeniyle Türkiye ile ilişkilerine büyük önem veriyordu. Fakat ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumum, borç sarmalı Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin haklarının ihlal edilmesine neden oldu. Öte yandan Yunanistan içinde bulunduğu tüm zorluklara rağmen Türkiye'nin AB üyeliği ve Kıbrıs Sorunu gibi konulardaki negatif pozisyonunu değiştirmeye pek yanaşmıyor.

2009 EKONOMİK KRİZİ

Yunanistan’da bütçe açığının büyüklüğü, yabancı yatırımların yeterince çekilememesi, kamu teşekküllerinin bütçeye getirdiği yük, kamu borç stoğunun yüksekliği, rekabet gücünün zayıflığı gibi sorunlardan kaynaklanan ekonomik durgunluk ve borç sorunu, 2010 yılında Yunanistan’da borçlanma temelli bir mali krize dönüştü. Harcamalar artarken yeterli vergi toplanamaması nedeniyle kaynak yaratılmaması, açıklanan ekonomik verilerin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkması, borç verenlerin güven sorunu nedeniyle yüksek faiz istemeleri Atina hükümeti kamu çalışanlarının maaşlarını ödeyemez hale gelmesiyle ekonomik kriz dip noktayı gördü. Hükümet her geçen gün dibi görürken, Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankasından oluşan Troyka heyeti yardım için 2010 yılında 110 milyar Euro, 2011 yılında 130 milyar Euro ve son olarak da 2013 yılında 10 milyar Euroluk kredi sağladı. Yunanistan’ın AB’ye olan borcu 250 milyar Euro olurken, AB ekonomiyi düze çıkarması için hükümetten kemer sıkmasını istedi.

AB’nin borcu altına ezilen Atina hükümeti krizden kurtulabilmek için halkı üzerindeki etkisini artırdı. KDV oranları arttı, akaryakıt fiyatları üzerindeki vergiler yükseltildi, kamu sektöründe toplu işten çıkarmalar yaşandı, özel sektör çalışanlarının maaş ve ikramiyelerini belirleyen sektörel toplu iş sözleşmeleri askıya alındı. Son olarak Yunan devlet televizyonu ERT kapatıldı. Ülke ekonomisi 2008-2013 yılları arasında yüzde 23 küçülürken, 5 yıllık dönemde işsizlik yüzde 9.5’ten AB’deki en yüksek seviyeye, yüzde 26,8’e kadar yükseldi.

SİYASİ YAPI

18 Şubat 1952’de NATO’ya katılan Yunanistan, Kıbrıs’ta Türk halkına yönelik başlatılan soykırımı engellemek amacıyla 1974 yılında NATO üyesi Türkiye’nin adaya ayak basmasıyla NATO’dan ayrıldı. 1984 yılında tekrardan NATO’ya üye olan Yunanistan, aynı yıl Avrupa Birliği’ne de üye oldu.

Parlamenter demokrasiyle yönetilen Yunanistan’da yasama görevini dört yılda bir yapılan genel seçimlerin ardından seçilen 300 milletvekili yürütüyor. Yürütme görevi, meclisin yarıdan bir fazlasının desteğini alan hükümette. Devletin en üst düzey temsilcisi konumundaki cumhurbaşkanı ise, yine meclis tarafından üye tam sayısının üçte ikisinin desteğini almak şartıyla, parlamentonun gösterdiği adaylar arasından beş yıllığına seçiliyor. Aynı kişi bu görevi en fazla iki kez yapılabiliyor.

11 Haziran 1975’te oluşturulan anayasada, 1986 ve 2001’de iki kez değişiklik yapıldı. Yargı; Anayasa Mahkemesi, Özel Yüksek Mahkemeden oluşmaktadır. Tüm yargıçlar başkan tarafından hayat boyu görev yapmak üzere atanır.   

SİYASİ TARİH

14’üncü yüzyılda Osmanlı Devleti’nin hakimiyeti altına giren bölgede günümüzdeki modern Yunanistan’ın kuruluşu 1821 yılında imparatorluktan bağımsızlığın kazanılmasıyla başladı. Yunan Krallığı, 1832 yılında, İngiltere, Fransa ve Rusya'nın koruması altında İstanbul idaresinden tamamen koparılan Mora Yarımadası ve Atina'dan ibaret küçük bir bölgede kuruldu. Takip eden yıllarda savaş yenilgileri sonucunda Osmanlı Devleti galip devletlerin baskılarıyla belirli bölgeleri Yunanistan’a vermeye mecbur kaldı. 1877-78 Rus-Osmanlı Savaşı, 1912-13, Balkan Savaşları ve 1915-1918 Birinci Dünya Savaşı’yla Yunanistan topraklarını büyük ölçüde genişletmeyi başardı.

1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile Yunanistan ve Türkiye, İstanbul, Bozcaada, Gökçeada'dakiler ile doğu Trakya'daki bazı Türk yerleşim birimlerini dışarıda tutarak nüfus mübadelesine gitti. Bu çerçevede Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki 1 milyon 500 bin Yunan ile, Yunanistan'da yaşayan 450 bin Müslüman yer değiştirdi.