Yunanistan'da telefonlar nasıl hacklendi?

Yunanistan'daki dinleme skandalında ortaya çıkan yeni iddialar Başbakan Kiryakos Miçotakis'e yönelik suçlamaları da beraberinde getirdi. Gazeteci Thanasis Koukakis davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdı.

Yunanistan’da gazeteci Thanasis Koukakis ve Panhelenik Sosyalist Hareket Partisi (PASOK) Lideri Nikos Androulakis’e ait cep telefonlarına casus yazılım yüklenerek yasadışı şekilde dinlendine yönelik iddiaların ardından Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) Başkanı Panagiotis Kontoleon Başbakan Kiryakos Miçotakis’e istifasına sunmuştu.

Başbakan’a bağlı çalışan Panagiotis Kontoleon’un istifasının kabul edildiği açıklanırken, konuyla ilgili değerlendirmesinde PASOK Lideri Nikos Androulakis, 'Bu beni şoke eden bir konu çünkü bir AB ülkesinde, önceki nesillerin yaşadığı durumları kişisel olarak deneyimlemeyi hiç beklemiyordum. Ne yazık ki, hükümetin umutsuz bir girişimde bulunduğunu görüyorum. Gizli servislere bizi izlemeleri için para ödemiyoruz. Demokrasiyi ve devlet kurumlarını baltalayanların kim olduğunu söylemeleri için onlara para ödüyoruz. Cep telefonumu robotlaştırıp kamera ve mikrofonu kapalıyken bile istediği zaman açabilecek kadar gelişmiş bir yazılımla beni tuzağa düşürmeye çalışanların belli bir amacı vardı. Adaletten, hükümetten ve yetkili kurumlardan gerçeği öğrenmeyi bekliyorum’ ifadelerini kullanmıştı.

Hemen ardından ise, Başbakan Kiryakos Miçotakis’in yeğeni olan Başbakanlık Genel Sekreteri Grigoris Dimitriadis’in söz konusu casus yazılımı satan 'Intellexa' firmasının sahibi Feliks Bicios ile iş ilişkilerinin olduğunun basına yansımasının ardından istifa gelmişti.

Dimitriadis’in 'Başbakan Miçotakis’i yıpratmamak ve korumak amacıyla’ istifa etmesi iddiaların doğrulanması olarak yorumlanırken, Yunanistan’da yaşanan dinleme skandalına ilişkin ilk açıklamasında Başbakan Miçotakis, “Yanlıştı. Bilgim yoktu, eğer olsaydı buna asla izin vermezdim” ifadelerini kullanmıştı.

Yunanistan’da muhalefet tarafından sert tepkilerle karşılanan dinleme skandalı, parlamentoya taşındı. Parlamento’daki görüşmelerde muhalefet Miçotakis’in istifasını isterken iktidar skandalı "istikrarsızlık isteyen iç ve dış güçlerin ülkeyi hedef alması” olarak savundu. Yunanistan Parlamentosu, yapılan görüşmenin ardından dinleme skandalının araştırılması için komisyon kurulmasına karar verildi.

Ülkede dinleme skandalına ilişkin yapılan anketlerde ise halkın üçte ikisinin Miçotakis’in tutumunu ‘kötü’ olarak değerlendirdiği ortaya çıkmıştı.

“YUNAN WATERGATE” OLARAK ADLANDIRILDI

Yunanisyan’daki dinleme skandalı kısa sürede “Yunan Watergate” ismini aldı. Ülkede ismi pek bilinmeyen bir gazetecinin gözlemlerinin ardından başlayan olaylar zinciri, kısa sürede hükümet etrafında şekillenen bir dizi ifşaata dönüştü.

Thanasis Koukakis'in telefonuna bir cihazdan veri çekebilen casus yazılım yüklendiğini fark etmesinin ardından EYP Ulusal İstihbarat Teşkilatı tarafından da dinlendiğini anlaması üzerine harekete geçmesi, milletvekillerine kadar uzandı.

Yunanistan’daki dinleme skandalı, AB'de gözetleme casus yazılımlarının kullanımını araştırmakla görevli bir Avrupa Parlamentosu soruşturma komitesi tarafından incelendi. Gazeteci Koukakis de neden ve kim tarafından hedef alındığını öğrenmek amacıyla katılacağı komitede ifade verecek.

Yunanistan hükümeti savcılık onayı ile dinlemenin yasal olduğu fakat casus yazılım kullanılmadığı konusunda ısrarını sürdürürken Koukasis kendisinin üç yıl öncesine dayanan bir haber dosyası nedeniyle dinlemeye alındığını düşünüyor.

BBC’ye konuşan Koukakis, dinlemeye ilişkin olarak “Yunan bankalarını içeren bir dizi yanlış uygulamayı ve mali krizin zirvesinde onları iflastan kurtarmak için kullanılan AB kurtarma parasını araştırmaya başlamıştım” ifadelerini kullandı.

Koukakis, araştırmanın sonuçlarının örtbas edilebilmesi amacıyla Yargıçlar ve yardımcılarıyla yaptığı konuşmaları dinlemek için onu gözetim altına almaya karar verenin Miçotakis hükümeti olduğuna inandığını vurguladı.

Telefonunda henüz çevir sesi gelmeden aramalarının yanıtlanması ve pil süresinin normalden daha kısa olmasından şüphelenen Koukakis, Yunanistan'ın bağımsız İletişim, Güvenlik ve Gizlilik Kurumu (ADAE) ile temasa geçtiğini fakat yanıt almasının bir yıl sürdüğünü belirtti.

Kokukakis’in yanıt beklediği sürede Yunanistan hükümetinin ADAE’nin, gözetimlerini ulusal güvenlik nedenleriyle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini açıklamasını engelleyen bir yasa çıkarması da davanın seyrinde önemli bir yer tutuyor.

Koukakis, EYP’nin iletişim yetkilisine başvurduğu 1 Haziran ile 12 Ağustos 2020 tarihleri arasında altı hafta boyunca kendisini izlediğini iddia ederken hükümetten iddialara olumlu ya da olumsuz bir yanıt gelmemiş olması da dikkat çeken hamleler arasında.

Hükümet suçlamaları ısrarla reddederken “Hükümet yetkilileri Predator casus yazılımı kullanmadıysa, kim kullandı?” sorusunun yanıtsız kalması üzerine Koukakis davasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdı.

YUNANİSTAN’DA TELEFONLAR NASIL HACKLENDİ?

Hem gazeteci Thanasis Koukakis’in hem de Yunan milletvekili Nikos Androulakis’e gelen bir mesaj ile telefonlara casus yazılımların yüklendiği de dava dosyasına girdi.

Bilinmeyen bir numaradan gelen "Thanasis, bu hikayenin farkında mısın?" mesajına tıklandığında ise sahte bir siteye yönlendirilen kullanıcıların telefonlarına casus yazılım yüklenmiş oldu.

Yunan milletvekili Androulakis'e gelen mesajda ise “Bu konuyu ciddiye alalım dostum. Kazanacak çok şeyimiz var” ifadeleri yer alıyordu.

Milletvekili Nikos Androulakis mesajı görmezden gelmiş ve tıklamamış olmasına rağmen Temmuz 2022'de AB'nin BT uzmanlarına yaptığı başvurunun ardından telefonuna Predator yüklenmeye çalışıldığını öğrendi.

Kısa sürede Yunanistan Yüksek Mahkemesi’ne başvuran Androulakis, EYP'nin hizmet sağlayıcısı aracılığıyla telefonunu dinlediğini öğrendi. 

Yunanistan'ın AB büyükelçisi Ioannis Vrailas, Avrupa Komisyonu'na yazdığı bir mektupta, EYP'nin hiçbir zaman Predator yazılımı veya başka bir yasadışı gözetim sistemi satın almadığı veya kullanmadığı konusunda ısrarını sürdürse de Başbakan Miçotakis üzerindeki baskı her geçen gün artıyor.

Muhalefet, Temmuz 2019'da iktidara geldiğinde EYP'yi doğrudan kontrolü altına alan Başbakan Miçotakis’in istifa etmesi gerektiği konusunda ısrarlı.