Yerli ve milli silahlar

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ABD tarafından uygulanan ambargo sonucunda, önemi daha da iyi anlaşılan yerli ve mlli savunma sanayinin geldiği nokta, her geçen gün daha iyiye gidiyor.

Yerli ve milli silahlar

Yerli ve milli savunma sanayinin önemi her geçen gün daha da iyi anlaşılıyor. Halihazırda devam eden ambargolar, ticaret savaşları, üstü kapalı askeri ambargolar milli savunma sanayinin bir milli güvenlik meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle son 25 yılda yapılan atılımlarla birlikte Türk savunma sanayi dışa bağımlılığını %30 lara kadar indirmiş durumda. Ülkemizin askeri noktada dışa bağımlılığını azaltan yerli silahlarımızdan birkaçını sizler için derledik.

TUSAŞ(TAI) - T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri

Türk silahlı kuvvetlerinin ‘’ Taarruz ve Taktik Keşif ’’ helikopteri ihtiyacını karşılamak için 2007 yılında TUSAŞ ve SSM arasında imzalanan projeyle 50 adet ATAK helikopteri talebi somutlaştırıldı ve buna ek olarak  9 adet Helikopterin 15 ay erken teslimatını hedefleyen EDH (Erken Duhul Helikopteri) tedarik sözleşmesi de 2010 yılında imzalanmıştır.

T129, dünyada kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olma unvanını elinde tutmaktadır.

ATAK helikopteri TUSAŞ ve İtalyan helikopter tasarım ve üretim şirketi olan Agusta Westland ortak üretimidir.

ATAK helikopterinin;

Gövde tasarımını Agusta Westland yapmaktadır.

Kullanılan motoru ise Rolls-Royce ve Honeywell ortak üretmektedir.

Bu haliyle %60’ı yerlidir.

T129 ATAK helikopterinin 2 çeşidi bulunmaktadır:

T129 A

- Yakın hava desteği için üretilmiştir.

- 76x70mm güdümsüz roket

- 500x20mm top

 T129 B:

Çok amaçlı görevlere uygun

Elektronik harp özelliği

8x UMTAS anti tank füzesi

12x CİRİT

2x STİNGER

500x top mermisi

Teknik özellikler

2 pilot 1 tanesi silahçı

Kaksa entegre AVCI kiti

13.64m uzunluk

3.96m yükseklik

20.000 ft maks irtifa

269 km/s (145 knot) hız

Maks havada kalma 3saat

Boş ağırlık 2.9 ton

Azami kalkış ağırlığı 5 ton

TUSAŞ tesislerinde üretimi tamamlanan ilk T129A prototipi ilk uçuşunu 17 Ağustos 2011'de gerçekleştirmiş olup , 22 Nisan 2014 tarihinde ilk T129A EDH Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilmiştir.

Milli muharip uçak TF-X

1000’den fazla mühendis ile Ar-Ge sürecinin devam ettiği uçağın, 2023 yılında fabrikadan çıkması ve 2025 yılında gökyüzü ile buluşması bekleniyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilen bu yerli ve milli savaş uçağı projesinin ana hedefi, 2030 yılından itibaren Türk Hava Kuvvetleri envanterinden çıkarılmaya başlanması planlanan F-16’ların yerini alması.

TF-X’te her biri 20 bin libre itiş gücüne sahip olan iki adet motorun yer alması bekleniyor. 55 bin feet yükseliğe çıkabilecek ve seyir hızı ses hızının iki katına ulaşacak olan uçağın, maksimum kalkış ağırlığının 27.5 ton olması planlanıyor.

Vestel-Karayel Taktik İHA Sistemi

KARAYEL Taktik İHA Sistemi keşif ve gözetleme yapmak amacıyla NATO’nun ‘Sivil Hava Sahasında Uçuşa Elverişlilik’ Standardı STANAG-4671’e göre tasarlanıp, üretilmiş ilk ve tek Taktik İnsansız Hava Aracıdır. KARAYEL sistemi, her türlü kontrolsüz kırıma karşı koruma sağlayan özgün 3'lü yedekli dağınık aviyonik mimariye sahiptir. Bu özelliğiyle VESTEL, dünya genelinde şimdiye kadar sadece insanlı havacılıkta kullanılan sistematik hata emniyetini KARAYEL ile birlikte ilk kez bir insansız hava aracına taşımıştır. Hava aracı kompozit yapısı üzerinde bulunan alüminyum ağ örgüsü sayesinde, yıldırım koruma özelliğine sahiptir. Buzlanma şartları ile karşı karşıya kalındığı durumlarda bunu otomatik olarak tespit edip faaliyete geçen ‘Buz Giderme Sistemi’ kullanılmaktadır. Bu özelliğiyle KARAYEL, her türlü hava koşullarına karşı dayanıklılık gösterip, çetin hava koşullarında üstün performans sergilemektedir. Havadan keşif ve gözetleme yapmak amacıyla taşıdığı kamera sistemi ile hedefi tespit ve teşhis edip üzerindeki işaretleyici sistemler ile lazer güdümlü mühimmatları yönlendirme kabiliyetine sahiptir.

Bayraktar Taktik İHA

Orta İrtifa ve Uzun Menzil (MALE) sınıfı İHA konseptine uygun olarak geliştirilen Taktik İnsansız Hava Aracı Sistemi Milli ve Özgün tam otomatik uçuş kontrol özellikleri (Taksi, Kalkış, Seyir, İniş ve Park) ve üç yedekli uçuş kontrol sistem mimarisi, özgün seyrüsefer ve sensör füzyonu uygulamaları ile dünya klasmanında en ileri teknolojik seviyede geliştirilmekte olan keşif ve gözetleme aracıdır.

Eylül-Ekim 2009 yılında resmi heyet huzurunda Bayraktar Taktik İHA Sistemi ile hedeflenen tüm performans kriterleri başarıyla tamamlanarak uçuş testleri sergilenmiştir. Bu uçuş testleri esnasında dünyada hiçbir alternatif İHA Sisteminde bulunmayan (Predator, Heron vb. dahil) hangardan çıktığı andan itibaren tam otomatik taksi, kalkış, uçuş, iniş, frenleme ve tekrar hangara dönüş gibi özellikler sergilenmiştir. Rekabet usulüne dayalı olarak yürütülen bu uçuş testlerinde tek başarılı olan sistem Bayraktar İHA olmuştur.

Akıncı Taarruzi İHA

Baykar tarafından geliştirilen Akıncı, savunma sanayisinde elektronik sistemler, radarlar, akıllı mühimmatlar, türbin motorları gibi bir dizi alanda faaliyet gösteren yerli şirketlerin en ileri ürün ve kabiliyetlerini bünyesinde barındıracak. Platform, 4,5 ton kalkış ağırlığına, 20 metre kanat açıklığına sahip olacak. Çift türbin motorlu tahrikle görev yapacak Akıncı, 900 kilogram harici, 450 kilogram dahili faydalı yük taşıyabilecek. Platform, milli uydular üzerinden kontrol edilebilecek. Akıncı’da Milli Görüş Hattı ve Uydu Haberleşme Sistemi, Milli Elektronik Destek Podu, Milli AESA (Çok Amaçlı Hava Radarı, Sentetik Açıklıklı Radar, Meteoroloji Radarı) Radarı gibi donanımlar olacak. Akıncı, başta yerli mühimmatlar olmak üzere çeşitli mühimmat konfigürasyonlarıyla görev yapabilecek.

Milli uçak gemisi projesi

2021’de hizmete girmesi planlanan geminin ana görevi amfibi görev gücünü nakletmek ve helikopter operasyonu yapmak. İkinci görev olarak da insani yardım ve kriz bölgelerinden insani transferi gibi amaçlar için kullanılacak. Havuz güvertesinde 4 adet Mekanize Çıkarma Aracı (LCM) veya 2 adet Hava Yastıklı Çıkarma Aracı (LCAC) taşıyabilecek gemi de 2 adet Personel Çıkarma Aracı (LCVP) bulunabilecek. 13 tank, toplam 27 adet Amfibi Zırhlı Aracı (AAV) (21 adet personel AAV, 3 adet komuta AAV, 3 adet kurtarma AAV), 6 adet Zırhlı Personel Taşıyıcı (ZPT) ve 33 adet çeşitli araç kıtalararası taşınabilecek. 16 Knot rüzgarda yükleme ve boşaltma, 27 knot kuvvetli rüzgarda bile helicopter operasyonu yapabilecek gemi tüm silah ve savunma sistemini de kullanabilecek.

1400 personel taşıyabilecek

Çok Amaçlı Amfibi Hücum Gemisi olarak kullanılması planlanan TCG Anadolu, 1 amfibi taburunu normalde gerekli olan iletişim, muharebe ve destek araçlarına ihtiyaç duymadan istenilen bölgeye çıkartabilecek. 700 kişilik amfibi gücünün yanısıra toplamda bin 400 kişinin aynı anda bulunabileceği gemi, 8 deniz çıkarma aracını taşıyabiliyor. Gemi tek başına önemli bir askeri gücü binlerce kilometre uzağa taşıyabilecek. TCG Anadolu bünyesinde, ameliyathane, diş tedavi üniteleri ve yoğun bakım ile enfeksiyon odalarının da bulunduğu en az 30 yatak kapasiteli askeri Hastane de barındıracak.

Tasarımı:

Tamamen çelik olacak gemi, 20-21 knot (37-39 kilometre) sürat yapabilecek. Tam yüküyle 28 bin ton ağırlığa erişecek gemi, 225 metre boy ve 32 metre eninde olacak.

F-35B için kalkış rampası

Geminin güvertesinde gerektiğinde F-35B tipi uçakların operasyonu için eğimli kalkış rampası da yer alıyor. Türkiye, Lockheed Martin şirketine F-35'in hava kuvvetleri versiyonu olan F-35A için sipariş vermişti. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda gerektiğinde donanma modeli F-35B için de sipariş verilebileceğine dikkat çekiyor.

Donanmamızın ana gemisi olarak hizmet verecek TCG Anadolu, dönebilen motorlu Osprey hava araçlarının gece ve gündüz operasyon yapmasına olanak sağlayacak kapasitede bir uçuş güvertesine de sahip olacak. Osprey, helikopter olmasına rağmen uçakların yapabileceği pek çok manevrayı yaparken barındırdığı pek çok özellikle biliniyor.

8 helikopter kapasiteli

225 metre uzunluğunda tasarlanan TCG Anadolu, pek çok açıdan ilkleri barındıracak. Savaş helikopterleri ve savaş uçakları için yeniden dizayn edilen pisti, 12 derecelik eğimle daha elverişli hale getirildi. Böylece gemiye F35B sınıfı, 5. Nesil av ve bombardıman uçakları da inebilecek.

8 gelişmiş savaş helikopterini taşıyabilecek gemi, Ege, Karadeniz ve Akdeniz harekat alanlarında ve gerektiğinde Hint Okyanusu ve Atlantik Okyanusu’nda kullanılabilecek.

Fırtına Obüsü T-155

Kundağı motorlu topçu silah sistemi olan fırtına obüsü, tamamıyla Türkiye üretimidir. Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki 1’inci Ana Bakım Merkezi Komutanlığı’nda tasarımı, prototip ve seri üretimi tamamen yurt içinde, Türk mühendisleri ve Türk işçisi tarafından yapılıyor.

FIRTINA OBÜS Projesi ilk olarak 1995 yılında ; daha önce M44-T, M52-T projelerinden elde edilen tecrübelerden faydalanarak başlatılmıştır.

Proje kapsamında ilk prototip 1997 yılında gün yüzüne çıkmıştır ve azami menzili 30 km’dir. Ancak menzili yetersiz görülüp 2000 senesinde yeni üretilen sitemin azami menzili 40 km’ye çıkarılmıştır. Tasarımı tamamen bilgisayar ortamında yapılmıştır.

Engebeli araziler dahil, her türlü arazide hareket etme kabiliyeti sağlayan 12 adet hidropnömatik süspansiyon ünitesini ve tekerleklerden oluşmaktadır. 21bg/t güç ağırlık oranına sahip olan obüs, uzun süreli harekâtlarda kullanıma ideal bir araçtır.Obüsün alt sistemi G.Kore’li şirket Samsung Techwin’den elde edilmiştir. Güç paketi yani motor dışında kalan tüm sistem Türkiye tarafından üretilmektedir.

Sayısal olarak, ADOP-2000 (Aselsan Atış Destek Otomasyon Sistemi) sistemine entegre edilmiştir. 9600 serisi Aselsan ürünü olan haberleşme sistemi sayesinde, frekans atlamalı sayısal telsizler vasıtasıyla emniyeti en üst seviyede seyreder.

 Altay Tankı

Adını Kurtuluş Savaşı 5. Süvari kolordu komutanı Fahrettin Altay’ dan alan tankın projelendirilmesine 2009 yılında başlanmıştır. İlk iki prototipi ise 15 Kasım 2012′ de tanıtılmıştır ve tank bilirkişiler tarafından tam not almıştır.

Altay, teknik açıdan oldukça donanımlı milli tank olarak tarihe geçecek şekilde geliştirilmektedir. Motorunda yerli yapım kullanılan Altay tankı, 1500 beygir gücünde olan motor dizel sistem ile çalışmakta ve 70 km hızla hareket edebilmekte ve 500 km menzil sağlamaktadır. Altay tankının zırhı ise tanksavar füzeler üreten Roketsan firması tarafından geliştirilen ve kompozitin ana malzeme olarak kullanıldığı, içeriği gizlenen özel bir zırhla sağlanmaktadır.

Altay’ın ana silahı ise Güney Kore firması olan Hyundai Rotem ile yapılan teknoloji transferi sonucu Makine ve Kimya Endüstrisi kurumu tarafından üretilecektir. 3 km atış menzili bulunan silah, 120 mm’lik 55 kalibre yivsiz top tercih edilen tank bu yönden de oldukça güçlü bir teknolojiye sahiptir.

4 kişilik mürettebatın bulunacağı tankın bilgisayar sistemi ise Aselsan tarafından üretilmektedir. Tankın elektromanyetik silahlarla elektronik sistemlerin sekteye uğramasını engelleyecek teknoloji de tankta kullanılmıştır. Keskin manevra yeteneğine sahip olan tankın muharebe ağırlığının 65 ton olacağı düşünülmektedir.

Her yönden güçlü bir tank olarak tasarlanan Altay, bir çok testten geçmektedir. Bu testlerden en çok dikkat çeken ve anlamı olan test ise, kış testinin soğuk odalarda değil 1. Dünya Savaşı’nda binlerce şehit verdiğimiz Sarıkamış’ta yapılacak olmasıdır. 

Koral

Koral ASELSAN tarafından TSK’nın ihtiyaçları doğrultusunda üretilmiştir. Koral sahip olduğu ileri düzey teknolojiler sayesinde savaş alanında etkin rol oynamaktadır.Koral  benzeri sistemi yapan sayılı ülke var.Elektronik harp alanında en iyilerden olan Koral güçlü Türk Ordu'nda şimdiden yerini ayırtmayı başarmıştır.

Elektronik harp nedir?

Elektronik harp , elektromanyetik yayınların algılanması ve teşhis edilmesiyle bu enerjinin düşman tarafından kullanılmasının engellenmesi veya azaltılması , dost kuvvetlerin yararlanmasının sağlanması işlevlerini kapsamaktadır.

Günümüz savaşlarında elektronik harbin öneminin farkında olan Türk Ordusu sınıfının en iyilerinden olan Aselsan üretimi Koral'ı etkin bir biçimde kullanıyor.

BORA 12 (JNG-90)

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin keskin nişancı tüfeği ihtiyacını karşılamak amacıyla, MKEK ve Jandarma Genel Komutanlığının ortak çalışması sonucu üretilmektedir. Bora 12 tamamen yerli imkanlarla, MKEK’in Kırıkkale tesislerinde seri olarak üretiyor.

Tüfek genel olarak  JNG-90 kod adıyla tanınıyor. MKEK’in ürettiği diğer bir önemli silah olan Milli Piyade Tüfeği gibi tüm testleri başarıyla geçmiştir. Sadece testlerdeki başarısıyla değil yarışmalarda aldığı derecelerle de adından sıkça söz ettirmektedir. En son olarak Pakistan’da düzenlenen yarışmada güçlü rakiplerini geride bırakarak birinci olmuştur. Yarışmadaki rakipleri arasında; Alman-İsveç ortak yapımı olan Sig Sauer, Accuracy AS50 ve Güney Afrika üretimi Truvelo bulunuyor.

JNG-90’ı sadece Türk Silahlı Kuvvetleri değil, dost ve müttefik ülkeler de kullanıyor.Milli keskin nişancı tüfeğinin ihraç edildiği başlıca ülkeler; Azerbaycan, Türkmenistan, Suudi Arabistan. Ayrıca rahat kullanım olanağı sağlamak için; atış hassasiyetini maksimuma çıkaran “Serbest Salınımlı” namlu, ayarlanabilir dipçik boy mesafesi, tetik kabza arası mesafe ayarı bulunuyor.

Milli Piyade Tüfeği (MPT-76)

Son derece kaliteli ve birçok farklı fonksiyonu ile milli piyade tüfeğinin kontrolleri sona erdi ve seri üretime geçti.  Savunma amaçlı üretilen bu kaliteli milli tüfek çeşidi, bundan sonra Türkiye’nin dışarıdan her hangi bir tüfek ithal etmesine gerek bırakmayacak ya da en azından kısa vadede bu ithal etme durumunu oldukça fazla bir şekilde aşağı çekecektir.

MPT-76 isimli bu Türk mühendislerinin yapımı olan piyade tüfeği, yaklaşık olarak 200 parçadan oluşmaktadır ve artık her bir parçasının üretimine de başlanmış durumdadır. MKE’nin üretimini yaptığı bu yerel silah, tüm parçalarının eksiksiz olarak tasarım ve üretimi ile 2016 yılı içerisinde, TSK’ya yaklaşık olarak 500 adet teslim edildi.

 Her testten başarıyla geçti!

42 Nato testini geçen tek tüfek. Birçok farklı testten kusursuz bir biçimde ve büyük bir başarı ile geçen bu son derece kaliteli tüfek, yağmurlu havalarda ve çamurlu zeminlerde en küçük bir sorun yaratmadan girdiği her testi tamamlamış durumda. MKE silahın diğer yan malzemeleri açısından, bunlar kayış ya da plastik çanta ve benzeri gibi birçok farklı yan ürünleri de bazı firmalar aracılığı ile tamamlamış durumda ve 2017 yılında da bu silahlardan TSK’ya 15 bin kadar teslim edilmişti.

Birçok silah da olduğu gibi MPT-76’da da ortaya çıkan boş mermiyi dışarı atmama sorunu çıksa da,  yapılan testler sonucu bu durum yaklaşık olarak bin mermi atımında yalnızca üç tane mermiyi dışarı atmaması sayesinde Amerika’nın kullandığı M-16 silahlarına göre büyük bir başarı elde etmiş durumdadır. Her türlü hava şartlarında rahatlıkla kullanılabilen MPT-76 (-40) ile +65 derecede bile çalışıyor. Aynı zamanda son derece güçlü basınçlarda ve özellikle de su altında, kolay ve sorunsuz bir kullanım imkanı sunmaktadır.

Kasırga TR-300 yerli füze sistemi

Türk Savunma Sanayisinin mihenk taşlarından ROKETSAN tarafından geliştirilen Kasırga, 100 km’ye ulaşan menzili ve 70 metre yarı çapında öldürücü etkiye sahip olan harp başlığı ile kritik bölgelere atışlarda büyük bir başarı sunuyor. 

Katı kompozit yakıt teknolojisine sahip olan füze, yine Roketsan tarafından tasarlanan T-122/300 çok maksatlı çok namlulu roketatar sistemi ile veya T-300 serisi çok namlulu roketatar sistemleri ile kullanılmaktadır.

Olumsuz sıcak ve soğuk hava şartlarına ve diğer çevre koşullarına karşı oldukça dayanıklı olan TR-300 Kasırga roketleri, mühimmat yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında personelin iş yükünü minimum seviyeye indiriyor.

ŞAHİ 209 Blok 2

YETEKNOLOJİ A.Ş. tarafından üretilen ŞAHİ 209 Blok 1, 300 gram ağırlığındaki mühimmatla 12 kilometre menzile fırlatabiliyordu. ŞAHİ 209’un bir üst versiyonu olan ŞAHİ 209 Blok 2, saha testlerine başladı ve ilk atışını başarıyla gerçekleştirdi. ŞAHİ 209 Blok 2 tamamlandığında mühimmatı 50 kilometre menzile fırlatabilecek.