Yerli ve milli olmak

Ülkemizin 2023 stratejisi olan yerli ve milli üretim anlayışının devlet politikası haline gelmesi ve millet tarafından benimsenmesi Türkiye için neden önemli?

Yerli ve milli olmak

Yerli ve milli olmak nedir?

Yerli ve milli olmak; eğitim, sağlık, enerji, savunma, tarım, sanayi ve ARGE’de üreten ülke konumunda olmaktır.  Aynı zamanda yenilikçi olarak, kendi milli markalarını ortaya çıkartarak önce kendi ülkende kullanmak şartıyla tüm dünyaya ihraç edebilmektir. Tüm bunların yanı sıra dış güçlerin oyunlarına gelmemek, tuzaklarına düşmemek ve ülken menfaatini onurlu bir şekilde savunmaktır.

Ülkemizde ithal bağımlılığının azaltılması için sanayide “yerli ve milli üretim” zorunlu hale gelmiştir. Türkiye, sanayide üretilen ürün çeşitliliği bakımından Avrupa’da yedinci sıradadır. Sanayi üretimimizin mali değerine baktığımızda, geçmiş yıllara nazaran ciddi bir ilerleme kaydettiğimizi görüyoruz. Öte yandan teknoloji alanındaki ürün yapımız henüz hedeflediğimiz seviyelere ulaşmış değil. Sanayi üretimi içinde, yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin payı diğer alanlar ile karşılaştırıldığında daha düşük seviyelerde seyrediyor.

Bir ürünün tasarımının Türkiye’de yapılmış olması, tüm IP Patent, lisans, know-how haklarının firmalarımıza ait olması ve aynı zamanda finansal olarak da en az yüzde 51 oranında ülkemizde üretilmesi bir milli marka örneği olarak gösterilir. Öte yandan ürünün tasarımının yurt dışında yapılmış olması ama ürünün ve firmanın tamamen Türkiye’ye ait olması da bir milli marka örneği olarak gösterilebilir fakat tüm AR-GE süreçlerinin ülkemize ait olması, uluslarası piyasalarda daha çok söz sahibi olabilmemiz açısından önem arz ediyor.

Yerli ve milli olmanın önemi

Marka ve ürün tasarımının ülkemize ait olması ama ürünün finansal olarak yüzde 51’inin Türkiye de üretiliyor olması, bu ürünün yerli malı olarak kabul edilmesine olanak sağlıyor. Ürünün finansal olarak yüzde 51’den fazlası ithal ediliyor ise bu ürün direkt olarak ithal ürün kategorisine girmiş oluyor. Milli marka ve ürün geliştirmemiz, teknoloji üretme kabiliyetimizin gelişmesi ve katma değer artışı sağlanması bakımından çok önemlidir.

Yerli ve milli olarak üretilen, ürün ve markamızın yurt içinde başarılı olması halinde dünya markası olma şansımız artacaktır. Bu durum ülkemizin dış ticaret açığının kapatılması ve işsizliğin önlenmesi bakımından en önemli politikadır. Almanya’nın Mercedes, BMW, Siemens, Bayer, Bosch, Volkswagen markaları, Güney Kore’nin ise Samsung, LG, Hyundai, Kia gibi markaları kendi milli markalarıdır ve ekonomilerini güçlü kılmaktadır.

Dünya’da tanınabilir olmak ve bu tanınmışlığı sürdürülebilmek ancak Devlet desteği ile başarılabilecek bir olgudur. Yurt dışından gelen ve ülkemizde üretim yapan çok sayıda tanınmış markalar vardır. Renault, Fiat, Toyata, Bosch, Siemens bu markalara örnektir ancak bu markalar bizim için milli değildir. Yalnızca ülkemizde üretildiği için yerli olarak kategorize edilmiştir. Yerli ve milli üretim birbirinden ayrı iyi farklı olgudur. Milli markalarımıza örnek olarak, Arçelik ve Vestel gösterilebilir.

Bugün ülkemizde duvar kağıdından kapı kilidine, asansörden yürüyen merdivenlere, beyaz eşyayadan bir çok elektronik eşyaya kadar çok şey farklı ülkelerden ülkemize geliyor, yani ithal ediliyor. Oysaki Türk sanayisi şu an tüm bu ürünleri yerli ve milli marka olarak üretecek güce ve teknolojiye sahip. İthal ürünlere son vermek ve geliştirdiği teknolojiyle birlikte uluslarası ekonomide pay sahibi olmak isteyen Türkiye, planladığı strateji ile birlikte bu noktaya ulaşmayı hedeflemektedir.

Bugün Güney Kore, Japonya, Almanya ve Fransa gibi güçlere baktığımızda, halklarının öncelikli olarak kendi ürünlerini kullanmayı tercih ettiğini görüyoruz. Bu bir milli davranıştır ve ülkemizde de aynısı olmalıdır. Ülkemizin 2023 stratejisi ile hedeflenen, yerli ve milli üretim anlayışının devlet politikası haline gelmesi ve millet tarafından benimsenmesi, ülkenin gelişmesi ve dünyanın gelişmiş ekonomileri arasında yer alabilmesi açısından son derece önemlidir.