Yemen’de yaşanan son gelişmeler

2015 yılının Mart ayında başlayarak günümüze kadar uzanan Yemen savaşında yaşanan son gelişmeler ne? Krizin boyutu artıyor mu? Dış aktörlerin Yemen üzerindenki hesaplaşmaları..

Yemen’de yaşanan son gelişmeler

2015 yılının Mart ayında başlayan Yemen savaşı, günümüz itibariyle etkisi azalmaksızın devam etmektedir. Dört yılı aşkın süredir İran destekli Şii Husiler ile Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin başını çektiği koalisyon güçleri arasında süren bu savaşta onbinlerce insan hayatını kaybetmiştir. Çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ölümlerinin de sık sık yaşandığı bu savaşta özellikle Kolera ve Difteri gibi salgın hastalıkların yayılması sonucu insanların yaşamlarını yitirmesi bu savaşın vahim boyutunu ortaya koymuştur. Bu savaş sürecinde Yemen halkı açlık ve kıtlık krizleri ile karşı karşıya kalmış ve dış ülkelerden gelecek olan gıda yardımına bağımlı hale gelmiştir. Birleşmiş Milletler de Yemen krizi hakkında yaptığı açıklamalarda; halkın %70’i gibi büyük bir çoğunluğunun hijyen, sağlık, gıda unsurlarına muhtaç hale geldiğini belirtmiştir. Yaklaşık olarak 29 milyonluk nüfusa sahip olan Yemen’de 12 milyon insan acil insani yardıma muhtaç hale gelmiştir.

2011 yılında Tunus’tan başlayarak Mısır, Libya, Suriye gibi ülkeleri etkisi altına alan Arap Baharı sürecinin bir diğer etkilediği ülke de Yemen olmuştur. Yemen Cumhuriyeti’nin ilk Devlet Başkanı olan Ali Abdullah Salih bu süreç sonunda 2012 yılında halk ayaklanmaları sonucu devrilmiştir. Ali Abdullah Salih’in devrilmesinden sonra Abdurabbu Mansur Hadi yönetimin başına geçmiş ve yönetimin meşru olup olmadığı tartışmaları başlamıştır. 

Ülke nüfusunun yaklaşık %30’unu oluşturan Şii Husiler, Mansur Hadi yönetimini kabul etmemiş ve 2014 yılından itibaren ayaklanmaya başlamışlardır. 2015 yılına gelindiğinde Başkent Sana’ya kadar ilerleyen Şii Husiler ülkenin büyük bir çoğunluğunu idareleri altına almışlardır. Stratejik bir değere sahip olan Aden Körfezi’ne kadar ilerleyen Husiler, 26 Mart 2015 tarihinden sonra Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerin başını çektiği Koalisyon güçlerinin saldırılarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Bu süreç sonunda Cumhurbaşkanı Mansur Hadi ülkeyi terk etmek zorunda kalmış ve Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’a sığınmıştır. Şii Husiler ile Koalisyon güçleri arasında başlayan bu savaş, günümüzde de etkisini sürdürüyor. 

Husiler üzerine

Yemen’deki savaşın baş aktörlerinden olan Şii Husiler hareketi, ilk 2004 yılında Hüseyin Bedrettin El Husi tarafından başlatılmıştır. Bir aşiret olan Husiler, Şii mezhebinin Zeydi kolundandır. 2004 yılında Yemen askeri güçleri bir operasyon düzenlemiş, Husi hareketinin kurucusu Hüseyin Bedrettin El Husi’yi öldürmüştür. Onun yerine geçen kardeşi Abdul Malik El Husi, Arap Baharı sürecinin ardından yönetime geçen Mansur Hadi yönetimine karşı çıkmıştır. İran’ın da desteğini üzerinde yoğun olarak hisseden Husiler, yönetimde kendilerinin de söz sahibi olmaları gerektiğini savunmuşlardır. Ülke yönetimini Batı sevdalısı ya da Amerikan hizmetkârı olmak ile suçlayan Şii Husiler, 2014 yılından itibaren ayaklanarak birçok bölgeyi ele geçirmiştir. 2015 yılında ise hükümet ile Husiler arasındaki bu savaşa dış ülkeler müdahale etmiştir. Husiler hükümete karşı verdiği bu savaşı, savaşa müdahil olan Koalisyon ülkelerine karşı da günümüze kadar sürdürmüştür.

Dış aktörler ve Yemen

Orta Doğu coğrafyasının barındırdığı birçok ülkede olduğu gibi Yemen’de de, yaşanan olaylarda dış ülkelerin etkisi söz konusudur. Yemen üzerinden stratejik hesaplar yapan, Yemen’deki siyasi ve demografik yapıyı elinde bulundurmaya çalışan, bir ticaret ve ulaşım sahası olarak Yemen’e ayrı bir önem veren, Kızıldeniz’e olan kıyıdaşlığı sebebi ile Uluslararası Ticaret ulaşımında Yemen’in bulunduğu konumun farkında olan ve yaşanan bu süreçte açıktan veya gizliden savaşa etkisi söz konusu olan dış devletler vardır. 

Yemen üzerindeki hesaplaşmalar

Suriye, Bahreyn, Lübnan, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerdeki Şİİ nüfus sebebi ile bu ülkelerle yakından ilgilenen ve bölgede güçlü bir pozisyonu olan İran; Nüfusunun yaklaşık %30’u Şii(Zeydi) olan Yemen ile de yakından ilgilenmiştir. Husilerin bugüne kadar Yemen hükümetine karşı gösterdiği faaliyetleri destekleyen İran, bu desteğini çeşitli alanlarda sürdürmektedir. Özellikle ekonomik ve askeri alanlarda desteğini sürdüren İran, verdiği destek ile Husilerin Koalisyon güçlerine karşı koymasında büyük pay sahibi olmuştur. İran’ın verdiği lojistik, askeri, ekonomik, personel desteği ile Husiler 2015 yılında Başkent Sana’yı ele geçirmiştir. Ortadoğu’nun en güçlü ülkelerinden biri olan ve çevresindeki ülkelere stratejik gözle bakan İran, Yemen’deki inançsal, sosyolojik, kültürel tabloyu kendi lehine doğru çevirmek için girişimlerde bulunmaktadır.

Suudi Arabistan Devleti güney komşusu olan Yemen ile bazı zamanlarda problemler yaşasa da; bulunduğu coğrafi konum, ticaret faaliyetleri ve ulaşımdaki pozisyonu sebebiyle Yemen ile ilişkilerini olumlu yönde izlemiştir. İran’a karşı cephede Yemen’in değerini bilen Suudi yönetimi, Husilere karşı Yemen hükümetine açıkça destek vermiş, 2015 yılından itibaren askeri olarak Yemen sahasına girmiştir. Husilere karşı yürütülen savaşta Koalisyon güçlerinin başında olan Suudi Arabistan, Yemen’de Husilerin başa geçmeleri halinde İran’ın varlığının kendileri için daha büyük tehdit olacağını düşünmektedir.

En önemli aktörlerden bir diğeri olan Birleşik Arap Emirlikleri; Aden, Mukalla, Muha gibi liman kentlerini kendi kontrolü altına almıştır. Bu kentlerin en önemlisi ise Aden kentidir. Sahil alanlarında da ciddi bir pozisyona sahip olan BAE, ABD’nin de kendisine sağlamış olduğu destek ile Sokotra adasını ele geçirerek asker çıkarmıştır. Sokotra Adası üzerinde stratejik ticari hesaplar yapan BAE, bu Adayı kendi topraklarına katmak istemektedir.

Şii Husilere karşı Koalisyon güçlerine ABD her türlü desteği verirken, özellikle Yemen’de işlenmiş insanlık suçları sonrası Avrupa Ülkelerinin Suudi Arabistan’a silah ihracatından vazgeçme kararları almaları dikkat çekmektedir. 

Son zamanlarda yaşanan gelişmeler

Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi 2019 yılında bu savaş tüm etkisiyle devam etmektedir. 2019 yılının Haziran ayında Şii Husiler Suudi Arabistan’ın Cazan Havaalanı’nı İHA’lar ile hedef almıştır. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yapılan bu saldırının Yemen halkına karşı işlenen suçlara karşı bir misilleme niteliği taşıdığını belirtmiştir. 

İnsansız Hava Araçları(İHA) ile özellike Havaalanı ve Hava Üslerine saldırılarını sıklaştıran Husiler, 20 Temmuz tarihinde Suudi Arabistan’ın Hamin Muşayt kentindeki Kral Halid Hava Üssü’ne saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. İnsansız Hava Araçları ile gerçekleşen bu saldırıdan sonra açıklama yapan Askeri Sözcü Yahya Seri; Koalisyon güçlerinin Yemen üzerindeki saldırılarına cevap niteliğinde olduğunu ifade etti. 

Tarih 29 Temmuz’u gösterdiğinde ise Husiler, Suudi Arabistan’ın güneyinde bulunan Abha Havalimanı’nı hedef aldı. Askeri sözcü Yahya Seri sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Abha Havalimanı’nda hava trafiğinin kesintiye uğradığını ifade etti. Suudi Arabistan yönetimi ise bu saldırılar hakkında bir açıklamada bulunmadı.

En son saldırı ise geçtiğimiz günlerde BM tarafından geçici Başkent ilan edilen Aden’de meydana geldi. BAE’ye bağlı askerlerin mezuniyet töreni esnasında gerçekleşen bu saldırıyı Husiler üstlendi, 51 kişi öldü. Husi güçleri askeri geçit törenini orta menzilli balistik füze ile vururken, bir polis merkezine de intihar saldırısı düzenledi. Sağlık yetkilileri 56 kişinin de bu saldırı sonucu yaralandığını belirtti. Saldırıda hayatını kaybedenler arasında Yemen Hükümetine bağlı Destek ve Takviye komutanlarından Münir el Yafi’nin de olduğu güvenlik kaynakları tarafından ifade edildi. Öte yandan Yemen’de son iki senede 218 çocuğun difteri hastalığı sebebiyle hayatını kaybettiği belirtildi. Salgın hastalıklarının önüne geçebilmek için Uluslararası kuruluşlar harekete geçerek bölgeye sağlık hizmetleri götürdü.

İran’dan BAE ile ilgili açıklama

Son zamanlarda yaşanan bir diğer gelişme de İran’dan gelen BAE açıklaması oldu. Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi Başkent Tahran’da gazetecilerin sorularını yanıtlarken yaptığı açıklamada;”Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen konusundaki keskin tutumunu gözden geçiriyor” ifadelerini kullandı. Basra Körfezi’nin güvenliği konusunda BAE hükümetinin İran ile işbirliği yapmak istediğini ifade eden Vaizi, Yemen konusunda Suudi Arabistan ile BAE hükümetinin görüşlerinin farklı olduğunu söyledi. 

Genel olarak yaşanan son gelişmeleri de incelediğimizde; iki tarafın da yoğun saldırılarına devam ettikleri, dış ülkelerin Yemen üzerindeki etkisinin sürmekte olduğu, tarafların stratejik hedefler üzerinden Yemen üstünde hesaplaşmalarının üst düzeyde olduğu görülmektedir. Hiç şüphe yok ki bu savaşın en büyük mağdurları; açlık, kıtlık, salgın hastalıklar, tıbbi ve gıda maddelerin yetersizliği gibi acı durumlarla karşı karşıya kalan Yemen halkıdır.