Yarının Avrupa savunması neye benzeyecek?

Küresel zorluklar sadece son yıllarda artmakla kalmadı, aynı zamanda daha karmaşık, çok boyutlu duruma geldi. Değişen jeopolitik ortamda dış ülkeler ve Avrupa Birliği iç güvenliği arasındaki güçlü bağın nasıl kurulacağını ve bu ortaya çıkan tehditler ile hiçbir ülkenin tek başına yüzleşemeyeceğini anladı.

Yarının Avrupa savunması neye benzeyecek?

Güvenlik durumunda, tüm Avrupa Birliği üye devletlerinin çıkarları ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Bu nedenle Avrupa, üye devletlerin savunma konusunda birbirleriyle daha yakın işbirliği yapmaları Avrupa savunma sanayisinin geleceğini ona göre planlamayı zorunlu hale getirmiştir. Küreselleşme, Soğuk Savaşın sona ermesinden bu yana uluslararası ticaretin ve yeniliğin vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Küresel dış kaynak kullanımının yeni ve daha ileri biçimlerinin gelecek yıllar içinde ortaya çıkması ve küreselleşmenin bir sonraki ileri aşaması tüm küresel ekonomileri ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerini daha da küresel duruma getirecektir. Küresel savunma sanayi pazarında liderler arasında olmasına rağmen Avrupa, artık üretim üssünün elden çıkarılmasından şikayetçi durumda. Hem NATO hem de AB artan askeri entegrasyon seviyesine sahip ancak kıta içi işbirliğini önünde tutmaya, yeni bir Brexit sonrası dengeyi bulmaya ve kendisini korumaya karşı yeniden düşünmesi gerekir. Rekabetçi dünya, bilimsel ve teknolojik yeniliklerin artan maliyetlerinden ötürü, araştırma ve geliştirme alanlarında yeni uluslararası finansal çabalara son derece önem vermeye başlamıştır. Çin, Hindistan veya Güneydoğu Asya gibi gelişmekte olan enerji ve savunma sanayi merkezlerinin artan rekabet gücü ile daha doğrudan rekabet edebilmek için güçlü bir senaryo çizmek zorunda.

Küresel savaş alanındaki askeri teçhizat satışlarını Avrupa yavaş yavaş durdurmaya başladı. Yüzlerce koordinasyonsuz gelişmeden sonra, Avrupa'nın gelişmesi ekipmanların geliştirilmesine ve bina kapasitelerine bağlı ancak bu belirsizlik durumunda Avrupa kıta transfer alanındaki gücünün çoğunu kaybediyor. Fransa da silah üretiminin kapatılmasıyla küçük silah sektörünü tamamen terk etti ve üretimin dünyaya dağılmasını sağladı. İtalya, askeri tersaneler dahil olmak üzere endüstriyel üretimde geleneksel olarak önemli bir roldeydi ancak uluslararası askeri operasyonlardaki tarihsel başarısızlığı, stratejik vizyonunu etkilemedi. Şirketler arası dağıtımlara minimalist bir katılımla İtalya, üretim rolünü temsil ediyor. II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya, siparişlerin alıcı tarafı ile aynı konfigürasyona, Avrupaʼda lider strateji sorunlarına büyük ilgi duymadı. Londra ile Avrupa arasındaki ilişkilerin çözülmemiş geleceği, İngiltere'yi stratejik bir lider olarak reddetti. Bu şekilde, uluslararası operasyonlarda önemli bir oyuncu olan Fransa, uzun bir askeri kültür ve Avrupa savunması için bazı önemli varlıklar nükleer ve denizaltılar ile hala Avrupanın en önemli oyuncusu konumunda. Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya gibi Avrupa savunma sahnesindeki diğer büyük oyuncular zirveye odaklanmak istiyorlarsa kıta liderliği ile işbirliğini sıkılaştırmak için her türlü nedenleri var. Bu ülkelerin neredeyse hiç biri yeni bir silahlanma programında yer almayabilir. Bu tür programlar bu yarıştan çıkmalarına yol açan teknolojik boyuta ulaşamadı. Süreç henüz bitmedi. Fransa ve Alman liderleri Avrupalı ortaklarına giderek daha fazla iletişim halinde olup, Avrupaʼyı endüstriyel olarak savunmayı ve politik olarak inşa edilemeyecek bir planı uygulamak zorundalar. ABD'den farklı olarak Fransa ve Almanya bir sonraki savaş tankı ve bir sonraki savaş uçağı gibi gelecekteki programlarda Avrupa'nın zengin endüstrisini harekete geçirmek için daha fazla enerjiye ve plana ihtiyaçları var demek yanlış ifade olmaz. Almanya savunma sanayisine liderlik edemezse, bu durum Almanya'nın oyundan çıktığı anlamına gelmez ancak hem Fransız hem de Alman endüstrilerinin devlet desteği almaları gerektiği anlamını taşır. Fransa, lider ülkenin kendi askeri endüstrisi olmadan yapamayacağı ve Fransa'nın sunduğu ilave kapasite için yapabileceği bir güçtür ayrıca, kara savunma sistemlerinde Alman ve Fransız mühendislik kapasiteleri Avrupaʼda iki ayrı ve tamamlayıcı taş niteliğinde olduğunu ifade edebiliriz. Almanya, sanayi kapasitesiyle, Avrupa ve dünyanın savunma sanayisi için önemli bir varlıktır ancak Alman şirketler, büyük bir itici güç olduğu ortaya çıktığında projelere katılabilecek durumda olmalılar. Avrupa kara savunma sanayinde öncülük edecek Fransa, talep ile karşı karşıya kalamazdı. Öte yandan, Almanya, askeri tersanelerinde büyük gerileme geçiriyor ve bina kapasiteleri o kadar hızı bir şekilde azaldı ki, yakın zamanda onları kapatma durumları var.Almanya için bu durum denizcilik geleneğinin son bulması anlamına gelir. Almanyanın bu gerilemesinden sonra Fransa ve İtalya, bu açığı sahip oldukları büyük donanma bina kapasiteleri ile doldurabilirler. Fransaʼnın eskiden beri denizcilik tecrübesi olduğu ve aynı zamanda nükleer enerjinin koruyucusu olduğu için yine Fransaʼyı zirveye ve İtalyaʼyı üretime adamak anlamına gelir. Rus deniz tehdidinin canlanması, Avrupa'nın su altı sınırlarını korumasız bırakmayı göze alamayacağı ve Doğu tehdidini ele almak için savunma sanayisine ihtiyaç duyacağı aşikar. Almanya, mücadeleye kalkacak durumda değil ve İngiltere'nin tüm askeri endüstrisi iyi durumda değil.

10 yıllık planda İngiltereʼnin silahlı kuvvetlerini donatma planında en az 7 milyar £ sahip olduğu bildirildi. Fransa ve İtalya birlikte, bu görevin üstesinden gelmek için en akıllıca ve uygun rol alacak. Avrupa Birliği'nin savunma sanayisinde karmaşık bir karar vermenin, gizli kurumsal düzenlemelerin ve hoş olmayan kısaltmaların mutlaka takip ettiği anlamını gelmez. Avrupa Birliği, Avrupa endüstriyel ve teknolojik temelini, geliştirme ve yetenek geliştirmeyi destekleyen bazı benzersiz araçlara sahiptir. Ortak güvenlik ve savunma politikası, kriz yönetimi için çok çeşitli varlıklar sunar ancak “Avrupa savunması” bunun ötesine geçip şimdi Avrupa silahlı kuvvetlerini daha yetenekli kılan Avrupalılar arasındaki her türlü savunma işbirliğini (AB, NATO, BM veya geçici biçimlerde) kapsayan bir savunma sanayi stratejisini araştırmaya ve geliştirmeye devam ediyor. Avrupa'nın dengeleme stratejisi tarafından belirlendiği gibi, küreselleşmiş bir ticaret sisteminde küresel savunma endüstrisinin bir parçası olarak inovasyon ve teknolojilerin geleceğini belirleyen önemli faktörlerden biridir. Geliştirilmiş teknolojilerin yaygın şekilde kullanılması olabilir. Askeri ve Avrupa savunma pazarları gelecekteki yenilikler, Avrupa Komisyonu için parçalanmış bir pazarın inovasyonu engellediğini ve Avrupa'nın küresel rekabetçiliğini, AB ortağının etkinliğini baltalayan savunma programlarının ve araştırmalarının tekrarlanmasına yol açtığını düşünüyor. Bu nedenle Avrupa Komisyonu'nun rekabetçi ve yenilikçi bir Avrupa savunma teknolojik ve endüstri üssü geliştirmek için savunma sanayi politikasını Fransa da dahil olmak üzere destekleyen Avrupa ülkeleri ile etkili bir Avrupa savunma teknolojisi ve endüstri fikrini kuvvetle hayata geçirmek durumundadır.