Yapay et ile yeni bir gıda endüstrisi oluşuyor

Hücre kültüründen elde edilen veya tamamen bitkisel olarak 3D yazıcıda “basılan” etler giderek yaygınlaşıyor. İklim değişikliği, tedarik zinciri sorunları ve salgın hastalıklar göz önüne alındığında ise söz konusu yapay etlerin tüketimini savunanların sayısı da giderek artıyor.

İsrail merkezli Redefine Meat şirketi, “bitkisel et” üretimini Avrupa’ya genişletti. 3D teknolojisi kullanılarak üretilen yüzde 100 bitkisel etler, İsrail’in yanı sıra Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık’ta da kullanıma sunuldu.

Şirket, soya ve bezelye proteini, nohut, pancar, maya ve hindistancevizi yağından elde ettiği karışım ile saatte 10 kilogram et “basılabiliyor”.

İlk 3D bitkisel et üretimini 2018 yılında gerçekleştiren şirket, şimdiye kadar İsrail’de 150 restoranla çalıştı. Şimdi ise İngiltere’deki popüler et restoranı Marco Pierre White, ünlü Hint restoranı Brigadiers, Almanya’daki Facil ve Hollanda’daki Michelin yıldızlı Ron Gastrobar’da ürünlerini satışa sunmaya hazırlanıyor. Ayrıca önümüzdeki birkaç yıl içinde İsrail, Avrupa, ABD ve Asya’da beş fabrika kurmayı planlıyor.

Bitkisel bazlı yapay et üretimi, Nestle gibi büyük gıda şirketlerinin sektöre dahil olmasıyla dikkat çekti. California’da Beyond Meat ve Impossible Foods, İspanya’da Novameat gibi şirketlerin öncülüğünde ise yapay et sektörü giderek genişledi. Sektördeki satışların 2029 yılına kadar 140 milyar dolara, yani dünya et pazarının yaklaşık yüzde 10’una ulaşabileceği tahmin ediliyor.

PATENT BAŞVURULARINDA REKOR

İklim değişikliği, tedarik zinciri problemleri ve salgın hastalıklar gibi konular çerçevesinde yapay et üretimi daha çok gündeme gelirken, şirket patent başvurularında ise rekor sayılara ulaşıldığı belirtildi.

Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Akbulut, 2013 yılından bu yana dünyada 7 bin 452 yapay et şirket patenti başvurusu yapıldığını söyledi. ABD ve Güney Kore patent sayılarında başa baş ilerlerken, en fazla başvuru yapan şirketler arasında Nestle ve Coca Cola gibi çok uluslu şirketlerin olduğu kaydedildi.

ABD’deki yapay et endüstrisinin 1,9 milyar dolar olduğunu belirten Akbulut, 2027 yılındaki pazar büyüklüğünün 4 milyara ulaşmasının tahmin edildiğini ifade etti.

BILL GATES: “TAMAMEN YAPAY ETE GEÇİLMELİ”

Microsoft’un kurucusu ve dünyanın en zengin insanlarından biri olan Bill Gates de yapay et üretiminin destekçilerinden. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele konusunda sık sık gündeme gelen ve çalışmalar yapan Gates, gelişmiş ülkelerdeki et tüketiminin durması gerektiğini savundu.

İnekler başta olmak üzere çiftlik hayvanları, metan gazına göre 20 kat daha fazla sera etkisi yaratıyor. Dolayısıyla da bir arabanın yıllık emisyonu ile bir ineğin bir yılda ürettiği sera gazı birbirine eşit.

“İklim Felaketi Nasıl Önlenir?” adlı kitabının tanıtımı kapsamında konuşan Gates de bu oranlara vurgu yaparak, gelişmiş ülkelerin tamamen yapay et tüketimine geçmesi gerektiğini söyledi.

Yapay etleri gıda sektörünün geleceği olarak gören Gates hem bitkisel hem de laboratuvarda hücre klonlayarak üretilen etlerin iklim değişikliği ile mücadelede kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi. Ayrıca hayvancılığın ortadan kalkmasıyla daha fazla arazinin bitkisel tarıma açılacağını ve yalnızca iklim krizine değil açlığa da çare olacağını savundu.

Gates, aradaki tat farkına zamanla alışılacağını belirtirken, yapay et şirketlerinin zamanla daha iyi hale geleceklerini de öne sürdü.

Bazı çevreci örgütler de Gates ile aynı fikri savunuyor. Dünyadaki et talebinin ve giderek artan bu talebin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan çevreciler, küçük veya büyükbaş hayvanlar için yapılan kaynak tüketiminin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Su ve arazi kullanımı başta olmak üzere hayvancılık ile bitkisel tarım karşılaştırıldığında, aynı miktarda protein için çok daha fazla kaynak tüketildiği belirtiliyor.

SALGIN HASTALIKLAR SÜRECİ TETİKLEYEBİLİR

Avrupa ve Asya başta olmak üzere dünyada kuş gribi vakalarında artış yaşandığı gözlemleniyor. İnsanlara bulaşmasının yanı sıra Güney Kore, Japonya, Norveç ve Belçika gibi ülkelerde kümes hayvanı çiftliklerinde çıkan kuş gribi salgını nedeniyle binlerce hayvan telef edildi.

Benzer vakalar Afrika ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde de görülmeye başladı.

Büyük ölçüde Covid-19 salgınının ve enerji krizinin neden olduğu tedarik zinciri krizi, etlerin dağıtımında probleme yol açıyordu. Ancak hayvanlarda görülen salgın hastalıklar ise doğrudan et üretimini ortadan kaldırıyor.

Son yıllarda giderek daha fazla hedef haline gelen hayvancılık endüstrisi, hücresel tarım, hücre kültürü veya bitkisel et gibi sektörlerin önünü açıyor.

Yalnızca kaynak tüketimi ve iklim değişikliği üzerinden değil hayvanlara zarar verilmemesine dair etik kaygılar üzerinden de değerlendirilen yapay et üretimi büyük bir endüstri haline geliyor. Özellikle vegan beslenmenin ve vegan ürünlerin market raflarında giderek artan yeri de yapay etlerin önümüzdeki 5-10 yıl içinde çok daha hızlı kabul görebileceğinin habercisi.