ABD Uluslarası Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak mı?

Venezuela, ABD’nin ülkesine uyguladığı yaptırımlar sebebiyle yetkililerinin cezalandırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurdu. Venezuela’nın başvurusu ne anlama geliyor? ABD, Lahey’de yargılanabilir mi?

Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza, ülkesine uygulanan ekonomik yaptırımlar ve insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle sorumlu gördüğü Amerika Birleşik Devleti (ABD) yetkililerinin cezalandırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) başvuruda bulunduğunu açıkladı. Arreaza, sosyal paylaşım platformu Twitter üzerinden yapmış olduğu açıklamada, ülkesine uygulanan ekonomik yaptırımlar nedeniyle ABD aleyhine UCM’ye başvuru yaptıklarını bildirdi.

Başvuruyu 'tarihi bir olay' olarak niteleyen Dışişleri Bakanı "İstatistikler yaptırımların Venezuella halkı üzerindeki etkilerini gösteren önemli verilerdir. Halkımıza karşı yaygın, kitlesel ve sistematik bir saldırı var" ifadelerini kullandı ve yaptırımların temel kurbanlarının Venezuellalı siviller olduğunu belirtti.

İSRAİL YARGILANMADI

UCM Başsavcısı Fatou Bensouda geride bıraktığımız yıllarda İsrail’in Batı Şeria ve Gazze’de işlediği savaş suçlarının soruşturulması çağrısında bulunmuş, ABD bu süreçte İsrail’i koşulsuz desteklemişti. Söz konusu duruma kesinlikle karşı çıkan ABD, Filistin’i bir devlet olarak görmediklerini açıklamış ve “Roma Statüsü”ne taraf olmadıklarını hatırlatmıştı. Filistin ise, UCM’nin kurulmasını sağlayan Roma Statüsü’ne 2014’de imza atmış ve o günden bu yana İsrail’in yargılanması için elinden geleni yapmıştı ancak hedefine ulaşamadı.

ABD YARGILANABİLİR Mİ?

UCM Başsavcısı Fatou Bensouda diğer bir soruşturma çağrısını da ABD’ye yönelik yapmıştı. Bensouda, ABD’nin Afganistan’da sivillere yönelik birçok saldırıya imza atması üzerine, ABD askerlerinin UCM’de yargılanmasına yönelik başvuruda bulundu. ABD ise, Amerikan askerlerine soruşturma açılması halinde UCM’de görev yapan yargıçlara ABD’ye giriş yasağı getireceklerini, hatta mahkeme fonlarına yaptırım uygulayacakları tehdididinde bulundu.

Tamda bu süreçte ABD’nin Roma Statüsü’nde taraf olmaması Trump yönetimi ile Avrupa Birliği (AB) arasında ciddi bir krize sebebiyet verdi. AB ve UCM Amerikan tehditlerini hukukun üstünlüğüne ilişkin kurallara bir saldırı olarak gördüğünü açıkladı. Mahkemeyi ‘gayrimeşru’ olarak niteleyen Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, “UCM bizim için ölmüştür. ABD askerlerinin kaderini ‘Venezuela’ ve henüz devlet olmayan ‘Filistin’ yönetimi gibi üyelerin bulunduğu bir mahkemenin eline bırakır mısınız? Biz bırakmayız” diye konuşmuştu.

ABD’nin söz konusu bağlayıcılık gücü karşısında UCM, Amerikan askerlerine soruşturma açılması kararını onaylamadı. Bu bağlamda bir değerlendirme yapmak gerekirse, ABD’nin elinde çok ciddi bir ‘’yaptırım’’ kozu olduğunu ve yeri geldiğinde bunu hukuka karşı kullanmaktan çekinmediğini söyleyebiliriz.

ABD’nin Roma Statüsü’nde taraf ülkelerden olmaması ve yaptırım tehditleri ABD için oldukça önemli bir bağlayıcılık unsuru. Bu sebeple Venezuela’nın UCM’ye yaptığı başvurunun UCM tarafından kabul edilmemesi ve ABD yöneticilerine karşı soruşturma açılmaması şu an için en muhtemel ihtimal olarak görünüyor.

PERDE ARKASI

Aslında ABD 1995'ten 2000 yılına kadar UCM'nin kurulmasını destekledi ancak Amerikalılar UCM'nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından kontrol edilen veya Amerikalı yetkilileri ve Amerikan vatandaşlarını mahkemenin yargı yetkisi dışında tutacak bir mahkeme olması için çaba harcadılar; bu çabalar başarısız kaldı. Bu sebeple ABD ve İsrail Roma Statüsü’ne imza atmadı.