Dünya, uzay enkazı sorunuyla karşı karşıya

Çin uzay roketinin kontrolsüz bir şekilde dünya atmosferine girmesi büyük tepkilere neden olmuştu. Pekin yönetimi tarafından önemsenmeyen olayın ardından uzmanlar, ilerleyen zamanlarda artacak uzay enkazı problemine dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde Çin’in yeni uzay istasyonunun ilk parçasını yörüngeye taşıyan Long March roketlerinden biri, dünya atmosferine kontrolsüz bir şekilde giriş yaptı. Büyük bir kısmı yanan roketin parçaları Hint Okyanusu'nda Maldivler yakınlarına düştü. 

Dünya kamuoyu birkaç gün oyunca kontrolden çıkan roketin olası düşebileceği bölgeyi tahmin etmeye çalıştı. Çinli yetkililer, olayı önemsiz gibi göstermeye çalışsa da bu, ülkenin kontrolsüz iniş yaptığı ilk sefer değil.

Uzmanlar ise giderek artan uzay çalışmaları sonucunda artabilecek uzay enkazı problemine dikkat çekti. Ülkelerin uzay çalışmalarının artmasıyla bu tarz vakaların daha sık yaşanabileceği vurgusunu yapan uzmanlar, büyüyen "uzay enkazı" problemi için şimdiden önlem alınması gerektiğinin altını çizdi.

ÇİN ROKETİ İÇİN UYARILAR YAPILMIŞTI

Genelde bir uzay mekiğinin fırlatılmasından sonra, roket donanımının yeniden atmosfere girişi normal bir durum. Bu parçalar SpaceX'te olduğu gibi okyanusa veya bir mavnaya kontrollü bir şekilde iner. 

Ancak Çin’in roketinde durum böyle değildi. Onu uzaya gönderen devasa fırlatıcının Dünya atmosferine girişi sırasında yanması bekleniyordu.

Uzmanlar, hiçbir fırlatıcının dünyaya geri dönmek için bu kadar büyük bir bileşen bırakmayacağını belirtiyor. Öte yandan, roketin başlangıç ​​için güvenli bir şekilde yörüngeden sapma yeteneğine sahip olup olmadığı da belirsiz.

ABD ordusu, roketin nereye ineceğini, ne zaman ve ne kadar malzemenin yere çarpacağını tahmin etmenin zor olacağı konusunda uyarıda bulundu. Çin hükümeti ise donanımın kalabalık bir bölgeye inme riskinin düşük olduğu konusunda ısrar etti.

UZAY ENKAZI HANGİ YASALAR KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLİYOR?

Dünyanın yaklaşık yüzde 70’ini okyanuslar kaplıyor. Bu yüzden roketlerden geriye kalan kalıntıların büyük olasılıkla suya düşeceği öngörülüyor. Ancak uzay sektörüne giderek daha fazla ülke ve kurumun katıldığı göz önüne alınınca, giderek büyüyen bir sorunun oluşabileceği düşünülüyor. 

NASA'daki yöneticilerden Bill Nelson, Çin'i sorumsuz davranmakla suçlayarak, "Uzay yolculuğu yapan ülkeler, uzay nesnelerinin yeniden girmesinin Dünya üzerindeki insanlar ve mülkler üzerindeki risklerinin farkına varmalı ve bu operasyonlarla ilgili şeffaflığı en üst düzeye çıkarmalı" dedi.

Nelson, Çin ile ilgili benzer bir olayın tekrar yaşanabileceği konusunda da uyararak, "Çin'in uzay enkazlarıyla ilgili sorumlu standartları karşılayamadığı açık" ifadelerini kullandı.

Uzay enkazı sorunu yeni olmasa da ülkelerin uzay programlarıyla birlikte giderek büyümesi bekleniyor. Özellikle uzay çalışmalarında ülkeler arasında artan rekabet de bu çalışmaların sayısının giderek artmasına yol açıyor.

Şu anda roket parçalarının dünyanın yüzeyine düşmesini yasaklayan herhangi bir yasa yok. Ancak uzay enkazından kaynaklanan hasar veya yaralanma söz konusu olduğunda kimin sorumlu olduğunu söyleyen kurallar var.

1967 yılında yürürlüğe giren Dış Uzay Antlaşması, uzay yarışı ilk başladığında oluşturuldu. Uluslararası uzay hukukunun çerçevesinin çizildiği anlaşmanın artan ülke ve donanım sayıları konusunda artık yeterli olmadığı düşünülüyor.

Anlaşma kapsamında uluslararası aktörlerin uzayda yasal olarak ne yapmalarına izin verildiği tanımlanırken, Sorumluluk Sözleşmesi adı verilen başka bir mevzuat ile hasara veya zarara neden olan uzay nesnelerinden kimin sorumlu olduğu belirleniyor.

Roket parçalarından biri, Sorumluluk Sözleşmesini destekleyen ülkelerden birinde herhangi bir fiziksel hasara neden olursa, bu ülkenin roket sahibi ülkeyi mali olarak sorumlu tutabileceği anlamına geliyor. Ancak sözleşmeye başvurmak yasal bir hareketten çok siyasi bir hareket olarak değerlendiriliyor. Roket enkazı altyapıyı veya devlet mülkünü etkilemedikçe bir ülkenin bu konuda herhangi bir şey yapmayacağı belirtiliyor.

Çin’in roket parçaları herhangi bir hasara neden olmadan Hint Okyanusu'na güvenli bir şekilde inse de bu durumun her zaman böyle olmayacağı aşikar. Bu nedenle bilim insanları, büyüyen uzay enkazı sorununu hafifletmeye yardımcı olmak için yeni politikalara ihtiyaç olduğunu söylüyor.