Prof. Dr. Karcıoğlu: "Dirençten çok ilacın yanlış uygulanması söz konusu"

Ekim 2019’dan bu yana Türkiye’de dipten bir dalga biçiminde uyuz yayılmaya devam ediyor. Uzmanlar uyuz hastalığına dair detaylı bilgi ve tedavi yöntemlerini sık sık paylaşırken, ilk uyarı Sağlık Bakanlığı tarafından 16 Aralık 2019’da yapılmıştı. Aradan geçen sürede hastalığın seyri yavaşladı mı? Uyuz nasıl yayılıyor?

Türkiye’de, Ekim 2019’da uyuz vakalarında yüzde 70 oranında bir artış tespit edildi. Artış hızının yüksek olması Sağlık Bakanlığı’nı uyuz vakalarına ilişkin harekete geçirirken, 2020’nin mart ayında ilk Covid-19 vakasının tespit edilmesi ile birlikte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de öncelikler değişti.

Kapanma, yasaklar, tedbirler, tedaviler ve nihayet aşı süreci ile Covid-19’da alınan yol diğer sağlık problemlerine de yeniden dönüşü beraberinde getirdi.

Aradan geçen sürede uyuz vakalarında yaşanan artış ve tedavi yöntemlerinin yetersizliğine ilişkin de dönem dönem basına yansıyan haberler elbette koronavirüsün gölgesinde kaldı.

Türkiye’nin aşılamada rekor sayılara ulaştığı bugünlerde uyuz vakalarını Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu Intell4’a anlattı.

Uyuz nasıl bu kadar hızlı yayıldı?

Genel bilgi vererek başlamak daha uygun olur. Uyuz tıpta Scabies dediğimiz, insanda ve bazı diğer memelilerde görülen ve uyuz böceğinin (Sarcoptes scabiei var. hominis) neden olduğu, bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Uyuz öldürücü bir hastalık değildir fakat bireylerin sağlığını ciddi olarak tehdit etmese de sosyal problemlere ve psikolojik rahatsızlıklara yol açar. Hastalığa 0.3 ile 0.5 mm büyüklükte, çıplak gözle görülmeyen ve üst deri katmanına gömülerek yerleşen küçük parazitler yol açar. Bu parazitlerin yaşam süresi 4-8 haftadır ve bu süre içerisinde deriye her gün yumurta ve dışkı bırakırlar. Bu yumurta ve dışkılar bir süre sonra deriyi tahriş eder ve reaksiyonlarına neden olur. Kaşıntı hastayı çok rahatsız eder.

Parazitler insan vücudu dışında, 1-2 gün kadar kıyafetlerde ve kullanılan yatak takımlarında yaşayabilirler. Uyuz böcekleri yatakhane, yurt, huzurevi ve okul gibi insanların bir arada yaşadıkları yerlerde yayılır. 

Uyuzun vücuda yayılma görüntüsü

 

Uyuz, insandan insana bulaşır mı?

Evet, insandan insana bulaşan bir hastalıktır. Ortak oyunlarda, aynı yatakta yatma, vücut bakımı sırasında ya da cinsel ilişki yolu ile bulaşır. Kısa süreli (Tokalaşma, sarılma vb.) temaslarda insandan insana bulaşma görülmez.

Uyuz türleri arasında, en bulaşıcı form olarak literatüre geçmiş olan, kuvvetli kabuklanma ile kendini gösteren ve Norveç uyuzu kısa süreli temasta da bulaşmaya neden olur.

Hastalarda ne gibi belirtiler görülür?

Isı ile birlikte belirginleşen (soba/kalorifer yanında, yatakta, yorgan altında vb.) deride yanma hissi ve kaşıntı ilk bulgulardır. Bu belirtiler kendini el ve ayak parmaklarında, parmak aralarında, dirsek, omuz, bilek, meme uçları ve genital bölgelerde gösterir.

Kadınlarda meme ucu ve çevresi erkeklerde ise genital bölgede kaşıntı olması uyuzun en tipik göstergelerindendir.

Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, uyuzun en bulaşıcı formu olan Norveç uyuzu görülebilir.

Uyuz vakalarının özellikle pandemi döneminde artışa geçtiği gündemde. Gerçekten uyuz vakalarında ciddi bir artış var mı? Var ise bu artış neden kaynaklanıyor olabilir? Bununla ilgili resmi veriler ne diyor? 

Uyuz olgu sıklığında artış birkaç faktörle ilgilidir. Sosyoekonomik düzey, temizlik-hijyen gibi faktörler, savaş, göç gibi büyük toplumsal yıkım getiren olaylarda hijyen koşullarını sağlamak zorlaştığından uyuz olguları artar. Yaşlılarda, bağışıklık sistemi güçlü olmayanlarda daha fazla görüldüğünden huzurevlerinde, tren, otobüs vb ile sıkışık yolculuklarda da yayılabilir. Örneğin Avrupa ülkelerinde tümüyle göçmen toplulukları ile birlikte anılmaktadır. Pandeminin yanında birçok bölgeden son yıllarda göç alan ülkemizde uyuz olgularının buna bağlı olarak da arttığı düşünülmektedir. Pandemi nedeniyle okulların, yurt ve yatakhanelerin eskisi gibi çalışmıyor olması olgu sayısını da sınırlandırmıştır. Mevsimsel olarak en fazla sonbaharda, en az ilkbaharda görülür.

Pandemi ile birlikte ev karantinalarının artması ile işçi yatakhaneleri, çok çocuklu ailelerin evleri, hapishane gibi ortamlarda uyuzun artışı söz konusudur.

Piyasadaki ilaçların uyuza direnç gösterdiğine yönelik bazı iddialar söz konusu. Bu iddialar gerçeği yansıtıyor mu? 

 Son birkaç yıl içinde sözünü ettiğimiz birçok faktörün etkisiyle uyuz olgularında artış görülmektedir. Bunun ilaca karşı direnç ile bağlantılı olduğuna ilişkin net veriler elde edilememiştir. Sağlık ile ilgili konular halkı çok yakından ilgilendirdiği için yanlış bilgiler doğrularda daha hızlı yayılabilmektedir. Tabip odaları, uzmanlık dernekleri, Sağlık Bakanlığı verileri bu konuda izlenmesi gereken bilgi kaynaklarıdır. Nitekim anahtar sözcük olarak “drug resistance scabies Turkey” yazarak taradığımda bu konuda hiçbir bilimsel veri olmadığını gördüm. Dirençten çok ilacın yanlış uygulanmasının tedavi başarısızlığına yol açtığı üzerinde durulmaktadır (Nemecek, 2020). Ayrıca da “temas kişisi” denen hastalığı cilt teması ile bulaştıran kişinin tedavi edilmemiş olmasının da bir etken olduğu düşünülmektedir.

Şekil: Tipik bir uyuz tahrişi görüntüsü

 

Google'ın arama istatistiklerine bakıldığında, özellikle son bir yıl içerisinde "uyuz" sözcüğünün iki kat daha fazla arandığı görülüyor. Bu durum, birçok kişinin ilk iş olarak bir hekime danışmadığını ve piyasadaki ilaçlarla tedavi olamadığı gerçeğini gösteriyor. Sizce hastalar neden, uyuz parazitinin tedavisi için hekimlere danışmayı öteliyor?

Son yıllarda birçok konuda olduğu gibi bilişimin, internetin yaygınlaşmasıyla internetten çare aramak yaygınlaşmış, bazı kesimlerce hekime gitmekten daha kolay ve ekonomik bir yol olarak başvurulmuştur. Halkımızın sosyalliğinin çok gelişmiş olması, birbirlerine sorarak çözüm yolu araması gerçeği de bunu desteklemektedir. Kitle iletişim araçları, sivil toplum kuruluşları ve Bakanlığa bu noktada daha fazla görev düşmektedir.

Uyuz tedavisinde geç kalınması ne gibi sorunlara neden oluyor?

Yaşamsal bir sorun görülmese de sosyal ve psikolojik sonuçları ağır olabilir. Çocuklarda uzun süren uyuz, okul başarısının düşmesi ile sosyal izolasyona yol açarak gelecekte sağlıklı ve üretken bir birey olmasını engeller. Yaşlı, düşkün kişilerde genel kötüleşmeyi hızlandırır. Bu nedenle halkın eğitimi ile çevrelerinde bu tür belirtiler gösteren kişilerin sağlık bakımı almaları için yardım ağı genişletilmelidir. Toplum tabanlı sağlık ocağı sistemi bu konuda daha başarılı sonuçlar alacaktır.

Uyuz vakaları nasıl çözülebilir, alınması gereken tedbirler nelerdir?

Uyuz tedavisinin başarılı olabilmesi için uyuz kişi ile birlikte yaşayan kişilerin de aynı zamanda tedaviye alınması gerekmektedir. Özellikle aile bireylerinin kaşıntıya bakılmaksızın mutlaka birlikte tedavisi önemlidir.

Tedavide ilk önce %5 permethrin krem kullanılır. Olguların dörtte üçünün bu tedaviye yanıt verdiği bilinmektedir. Lindane (Gamma-benzen-hekzaklorid) (GBH) krem veya losyonu ve kükürt solusyonları da başarılıdır. Oral ivermektin tabletleri dirençli olgulara ayrılmalıdır. Bunun yanında temizlik önlemleri de etkilidir.

Yaralar diğer mikroplarla enfekte olmuşsa (Örn: Akıntı, kötü koku varsa), topikal veya sistemik antibiyotikler kullanılmaktadır.

Enfeksiyondan korunma önlemleri: Uyuza yakalanan veya yakalandığından şüphe eden kişiler okullar ve çocuk yuvaları gibi kuruluşlara geçici olarak gitmemeli veya faaliyeti durdurulmalıdır. Sağlık birimi veya tedaviyi üstlenen doktor hastaların kuruluşa yeniden ne zaman döneceğini veya oradaki faaliyetlerine ne zaman başlayacağını saptar.