Ülkeler iklim değişikliği mücadelesi için neler yapıyor?

Bilim insanları, küresel ısınmanın dünya üzerinde felakete yol açabilecek etkilerini anlatmaya devam ediyor. Son yapılan araştırmalara göre, 2020 ve sonrasında küresel ısınmanın etkisiyle aşırı doğa olaylarının yaşanması muhtemel. Peki, küresel ısınma insanoğlunu nasıl etkileyecek? Dünya'nın ısındığına dair kanıtlar neler?

Bilim insanları, küresel ısınmanın dünya yaşamını olumsuz yönde etkileyeceğini uzun yıllardır dile getiriyor. Son olarak bu hafta içerisinde, Dünya Meteoroloji Örgütü, 2019 yılı sonu itibarıyla biten 10 yılın dünya tarihinin en sıcak 10 yılı olduğunu açıkladı. Buna ek olarak Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), geride bıraktığımız 2019 yılının en sıcak ikinci yıl olduğunu açıkladı.

DÜNYANIN ISINDIĞINA DAİR KANITLAR

Uzmanlar, 2020 yılında Avustralya'da görülen yangınlar gibi aşırı hava olaylarının daha sık görüleceği bilgisini aktararak dünyayı önlem alınması için uyarıyor. Konuyla ilgili ciddi araştırmalar yürüten bilim insanları, iklim koşullarının bu şekilde devama etmesi durumunda tüm buzulların eriyebileceğini söylüyor. Buzullar eridiğinde ortalama deniz suyu seviyesi 65 metre kadar yükselecek, bu da deniz seviyesine yakın kara parçalarının denize karışacağı anlamına geliyor. Böyle bir durumda İrlanda Cumhuriyeti ve İngiltere'de kıyı tarafları olduğu gibi su altında kalıyor, adalar küçülüyor.

Nasa durumun ehemmiyetini gözler önüne sermek için 1880'den günümüze olan değişikliği gösteren görüntüler yayınladı.
Nasa durumun ehemmiyetini gözler önüne sermek için 1880'den günümüze olan değişikliği gösteren görüntüler yayınladı.

 

Öte yandan dünya genelinde, ortalama deniz suyu yüksekliğinin son on yılda 3,6 milimetre arttığı uzmanların aktardığı bilgiler arasında. Bu artışın en önemli etkenini ısınmayla birlikte su düzeyinin de yükselmesi oluşturuyor. Ancak son dönemlerde kutuplarda eriyen buzulların deniz suyu yüksekliğinin artmasının ana nedeni olduğu düşünülmeye başlandı. Dünya ısısının artmasıyla birlikte de buz kütleleri küçülmeye başladı.

BUZULLARDAKİ ERİME REKOR SEVİLERE ULAŞTI

Ayrıca NASA’nın uygulardan elde ettiği verilere göre de, Kuzey Kutup bölgesindeki deniz buzulları 1979 yılından bu yana önemli ölçüde azalmış durumda. Bilindiği üzere Grönland Buz Tabakası'ndaki erimede son yıllarda rekor seviyelere ulaşmış durumda. Verilere göre, Batı Antarktika’daki buz tabakası da küçülüyor. Yine kısa bir süre önce yapılan bir araştırma, Doğu Antarktika'da da küçülmenin başladığını tespit etti.

Öte yandan küresel ısınmayla birlikte hayatımızı etkileyen değişiklikler, bitki örtüsünü ve kara hayvanlarını da ciddi şekilde etkilemeye başladı. Bitkilerin normalinden çok daha önce çiçek açmaya başladığı, bitkilerin meyve verme zamanlarının değiştiği ve hayvanların yaşadığı alanların da değişime uğradığı görülüyor.

 

SICAKLIK DAHA NE KADAR ARTACAK?

Yapılan çalışmalara göre, 21'inci yüzyılın sonunda dünya yüzey sıcaklığındaki değişimin 1,5 dereceyi aşma olasılığı oldukça yüksek. Dünya Meteoroloji Örgütü, mevcut ısınma eğiliminin sürmesi halinde, bu yüzyılın sonunda sıcaklıkların 3 ile 5 derece artmış olabileceğini öngörüyor. Bilim insanları, sıcaklıklardaki artışın 1,5 derece düzeyinde tutulmasının tehlikeyi azaltacağını söylüyor.

KÜRESEL ISINMA CANLILARI NASIL ETKİLEYECEK?

Küresel ısınma bir diğer ifadeyle iklim değişikliğinin etkilerinin ne derece büyük olacağı henüz net biçimde anlaşılmış değil. Tatlı su kaynaklarının azalmasına, yiyecek maddelerinin yetiştirilmesinde sıkıntılar yaşanmasına ve sel, fırtına ve sıcak hava dalgaları nedeniyle görülen can kayıplarının artmasına neden olabilir. Ayrıca iklim değişikliğinin sıra dışı, değişken iklim olaylarının yaşanmasında düzensiz bir artış yaşanabilir.

Bununla birlikte, sıcak geçen yaz aylarında özellikle denizden uzak kesimlerde kuraklık riski de artabilir. Fırtına ve yükselen deniz seviyesi nedeniyle daha fazla sel ve su baskını vakalarında da artış bekleniyor. Ancak tüm bu beklentilerin bölgelere göre farklılık göstereceği tahmin ediliyor. Yaşanan tüm bu gelişmeler canlı türlerini de yakından etkileyecek. Birçok canlı türü hızlı bir şekilde değişmeye başlayan iklim değişikliklerine uyum sağlayamayacak ve bazı bitki, hayvan türleri yok olacak.

İnsanoğlu’da hızlı biçimde değişen iklim dengesinden büyük oranda etkilenecek. Dünya Sağlık Örgütü, sıtma, suyun kirlenmesinden kaynaklı rahatsızlıklar ve yetersiz beslenme gibi etkenlerin milyonlarca kişinin sağlığını tehdit edebileceği uyarısını yapıyor.

Ayrıca gün geçtikçe yaklaştığımız bu gerçeği önlemek için çaba sarf eden hükümetler 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması'nda küresel ısınmayı sanayi öncesi dönemin sadece 1,5 derece üzerinde tutmak için çalışmalar yürütüyor. Ancak şu ana dek elde edilen veriler ışığında Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer ülkelerin iklim değişikliği konusunda sözde bir mücadele gösterdiği ortaya çıkıyor.