Ukrayna sınırındaki kriz büyüyor

Rusya’nın Donbas bölgesinde artan askeri faaliyetleri ve çıkan çatışmaların ardından bölgedeki kriz büyüdü. İki ülke arasında gerilim artarken, savaş söylemleri çıkmaya başladı. Son olarak ABD’nin Karadeniz’e iki savaş gemisi çıkaracağı haberinin ardından krizin nasıl bu noktaya geldiği mera konusu oldu.

Batı’dan Ukrayna’ya gelen destekler ve Rusya’nın kendi sınırında Batı etkisini tehlike olarak görmesi nedeniyle sınır hattına askeri sevkiyatlar artırıldı. Savaş söylemleri devam ederken, iki ülke arasında yedi yıldır süren gerilimde neler oldu? İşte 6 soruda Rusya-Ukrayna krizi…

1. Rusya ile Ukrayna arasındaki sorun nasıl başladı?

Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile yakınlaşması üzerine iki ülkenin arası açılmaya başladı. Moskova, Ukrayna’nın Batı’ya yönelmesini istemediği için farklı politikalar izledi. Rusya’ya yakınlığı ile bilinen, Ukrayna’nın eski lideri Viktor Yanukoviç, 2013 yılında Ukrayna’nın AB sürecini askıya aldı.

Yanukoviç’in bu kararının ardından Ukrayna’da iç karışıklar çıkmaya başladı. Olayları kontrol edemeyen Yanukoviç, Rusya’ya kaçtı. Ardından Ukrayna’nın AB süreci ile ilgili Ukrayna vatandaşları arasında Rus ve Batı yanlıları olarak iki ayrı kutup oluştu.

Ukrayna'da 2014 yılında da devam eden “meydan olayları”, Kırım ve Donbas’a da sıçradı. Askeri üniformalı ancak üzerinde hiçbir ülke veya birliğin sembolü bulunmayan “silahlı adamların” baskısıyla, Kırım Parlamentosu’nda Kırım’ın Rusya’ya ilhakı ile ilgili bir referandum yapıldı. 16 Mart 2014’teki referanduma Tatarlar ve Ukraynalılar karşı çıkarak katılmadı. Ancak tartışmalı referandum sonucunda Kırım, yaşa dışı olarak Rusya tarafından ilhak edildi. Bölgedeki istikrarsızlığın ardından Ukrayna’nın doğusundaki şehirlerde Rusya yanlısı ayrılıkçılar bağımsızlıklarını ilan etti.

2. Donbas kimin kontrolünde?

Ukrayna’nın doğusunda Rus nüfusu yoğun olarak bulunuyor. Donetsk ve Lugansk (Donbas) da bu bölgeler arasında yer alıyor. Şubat 2014’te bölgedeki Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Ukrayna birlikleri arasında çatışma çıktı. Ayrılıkçılar Ukrayna ordusuna saldırırken, Kiev yönetimi ayrılıkçıların kullandığı silahların Rusya tarafından temin edildiğini iddia etti. 

Rusların ağırlıklı olduğu bölgelerde, 11 Mayıs 2014'te Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti olmak üzere iki ayrı yönetim oluşturuldu. Bölgedeki gelişmeler için sözde halk oylamaları ve referandumlar yapıldı. Ancak yerli halk bu oylamalara katılmadı. Kiev yönetiminin sınırdaki kontrolünü kaybetmesi üzerine Rus askerleri Donbas’a girdi. Donetks ve Lugansk bölgeleri ile Ukrayna birlikleri arasında oluşan cephede zaman zaman çatışmalar gerçekleşti.

3. Sınırdaki gerginlik neden tırmandı?

9 Aralık 2019’da Paris’te Normandiya Dörtlüsü Liderler Zirvesi yapılarak, iki ülke arasında ateşkes ve Minsk Anlaşması’na bağlılık vurgusu yapıldı. 27 Temmuz 2020’de kapsamlı ateşkes kararı alındı ve 2021 yılına kadar bazı ufak krizlere rağmen sürdürüldü.

2021 yılı itibariyle Rusya’nın ateşkesi devam ettirmeye niyetinin olmadığı, bölgeye askeri yığınak yapmasından anlaşılıyordu. Ardından bölgedeki çatışmalar yeniden alevlendi ve 26 Mart’ta 4 Ukraynalı asker çıkan çatışmalarda öldürüldü. Sınırda Ukrayna yönetiminin tedbirlerini artırması üzerine Rusya da sınır hattına ve ilhak ettiği Kırım’a askerlerini konuşlandırdı.

Ukraynalı yetkililer, Rusya ordusunun tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırına ve Kırım’a 28 tabur asker yerleştirdiğini söyledi. Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, bu durumun Ukrayna’nın güvenliği için tehlike oluşturduğunu belirtse de Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya’nın kendi toprakları içerisinde silahlı kuvvetlerini istediği gibi yönlendirebileceğini ve kimsenin bundan rahatsız olmaması gerektiğini ifade etti. Karşılıklı açıklamaların ardından iki ülke de sınır hattına askeri sevkiyatlarını artırdı.

4. Ülkelerin talepleri neler?

Ukrayna ve Rus ayrılıkçıları arasında ateşkes sağlanması için Minsk Anlaşmaları imzalandı. Anlaşmalar kapsamında, esir takası yapılacak, Ukrayna yerel yönetimlerin yetkilerini artıracak ve Donbas’a özel statü verecekti. Ayrılıkçılar ise sınırdaki kontrolü Ukrayna’ya geri verecek ve bölgedeki silahlarını çekecekti. Ancak her tarafların ateşkesi ihlal ettiği gerekçesi ile anlaşmalar yürürlüğe konulamadı.

Rusya, Donbas’a anayasa kapsamında özel bir statü verilmesi için ısrar etse de Ukrayna bu durumun ülkede bölünmeye yol açacağını düşündüğü için karşı çıktı. Ukrayna, 2020’de NATO'da "genişletilmiş fırsatlar partneri" statüsünü almasının ardından bölgedeki krizin çözümlenebilmesi için NATO Üyeliği Hareket Planı verilmesinin gerekliliğine dikkat çekti. NATO üyeliği isteyen Ukrayna’nın aksine Rusya da Ukrayna’nın Batı’ya yakınlaşmasını kendi sınırındaki bir tehlike olarak gördü.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, ABD savaş gemilerinin Karadeniz' e çıkmasını değerlendirerek Montrö Sözleşmesi'ne uyulmasının önemine değindi. Öte yandan Gruşko, Karadeniz'deki güvenliğin Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerce korunması gerektiğini vurguladı.

Ukrayna-Rusya sınırında 7 yıldır süren çatışmalarda Ukrayna ordusundan 4 bin 100, ayrılıkçılardan 5 bin 650, sivil olarak 3 bin 350 ve toplamda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

5. Batı ülkeleri gelişmelere nasıl bakıyor?

Avrupa Birliği ve ABD, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri faaliyetlerine tepki gösteriyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin desteklendiği Batı ülkeleri tarafından açıklandı. Biden, Rusya’nın faaliyetlerini “saldırganlık” olarak değerlendirerek, Ukrayna’ya destek vermeye hazır olduklarını belirtti. Öte yandan, ABD’nin Karadeniz’e gönderdiği iki savaş gemisinin de bu kapsamda 4 Mayıs’a kadar Karadeniz’de kalacağı açıklandı.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson da Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine destek verdiklerini belirtti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Stuart Peach de Ukrayna’daki durumu yetkililerle görüşerek Ukrayna’ya desteğini ifade etti.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rus birliklerinin faaliyetlerinden endişe duyduklarını ve Ukrayna’ya tereddütsüz destek vereceklerini vurguladı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Batı’nın Ukrayna’yı askeri olarak desteklemesi halinde Rusya’nın kendisini savunmak için gerekli tedbirleri alacağını söyledi. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Donbas bölgesinde çıkacak olası bir savaşta Ukrayna’nın yok olacağının altını çizdi.

6. Türkiye’nin tavrı ne olacak?

Kırım’ın ilhakında olduğu gibi Donbas sürecinde de Türkiye, Ukrayna’nın yanında olduğunu açıkladı. Türkiye hem jeopolitik açıdan hem de Rusya ile ilişkileri açısından kritik bir ülke. Rusya ile olan ortak anlaşmalar ve çıkarlar nedeniyle Ukrayna sınırındaki krize temkinli yaklaşılıyor.

Öte yandan, NATO’nun arka bahçesi olarak gördüğü Ukrayna’nın Batı’ya yakınlaşması, Rusya’nın kendi sınırında gördüğü büyük bir tehlike. Bölgede artan gerilimle birlikte Türkiye’nin daha net bir tavır ortaya koyması gerekecek. Hem bölgenin güvenliği hem de ülke ilişkileri açısından Türkiye'nin şimdiye kadar dengeli bir politika izlediği görüldü.

ABD’nin Karadeniz’e çıkaracağı savaş gemilerine yönelik Rusya’dan açıklama geldi. Endişe duyduklarını belirten Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Grushko, Karadeniz’e hareket edecek gemilerin Montrö Sözleşmesi’ne uygun olması gerektiğinin altını çizdi. Gelişmelerin ardından Rusya Savunma Bakanlığı’ndan gelen bir açıklamada, tatbikat kapsamında en az 10 savaş gemisinin, 15 bin personel ile birlikte Karadeniz’e yönlendirileceği belirtildi.