Ukrayna savaşı Kazakistan için dönüm noktası mı oldu?

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından aldığı kararlar ile dikkat çeken Kazak yönetimi, Eski Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev'in radarına girdi. Medvedev, Ukrayna'nın hızla düşürülmesinden sonra sıranın Kuzey Kazakistan'ın yeni hedef olabileceğini iddia etti.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Batılı güçler Moskova yönetimine yaptırım uygulamaya ve sosyal alanlardan da Rusları tecrit etmeye devam ediyor. Son olarak turist vizelerinin yasaklanması gündemdeyken Moskova yönetiminin Belarus’tan sonraki en yakın müttefiki Kazakistan’dan da aykırı sesler yükselmeye başladı.

Rusya ile savunma alanında Collective Security Treaty Organization (CSTO) anlaşmasına imza atana ve Moskova yönetiminin entegrasyon çalışmalarında destekçilerinden olan Kazakistan’ın Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in de koltuğunu Putin’e borçlu olduğu biliniyor.

Uzmanlar, Ukrayna savaşının patlak vermesinin ardından Kazakistan’ın attığı adımların iki ülke arasındaki ilişkilerin sarsılmasına neden olabileceği görüşünde.

Zira savaşın ardından Moskova’ya uygulanan yaptırımlara bağlı kalan Tokayev, haziran ayında St. Petersburg’da düzenlenen Uluslararası Ekonomik Forumu'nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bulunduğu salonda yaptığı konuşmasında, Donetsk ve Luhansk’ı tanımayacaklarını ilan etti.

Kazakistan, yalnızca Donetsk ve Luhansk’ı tanımamakla kalmadı aynı zamanda Ukrayna’ya insani yardımlar gönderdi ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky ile temasını sürdürmeye de devam etti.

Kazakistan’da kamuya açık yerlerde Rus askeri propaganda sembolleri yasaklanırken 9 Mayıs’ta yapılan Zafer Günü geçit töreni de iptal edildi. Ayrıca, aynı gün Almatı’da yapılması planlanan savaş karşıtı bir eyleme de onay verildi.

Kazakistan attığı adımlar ile dikkat çekerken hemen akabinde ülkenin petrolünün Rusya üzerinden sevkinde pürüzler çıkmaya başladı. Ardından ise eski Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev sosyal medyada sıradaki bölgenin Kuzey Kazakistan olduğuna dair bir mesaj paylaştı.

Medyedev’in mesajını kısa sürede silmesine rağmen Medyedev’in mesajı bir sonraki hamlenin habercisi olarak yorumlandı.

Rusya, geçmişte de siyasi söylemleri ile Moskova’nın politikalarından ayrışan Kazakistan ile iş birliğini sürdürmeye devam etmişti. Fakat bugün Kazak tarafının Rus şirketlerinin Batı yaptırımlarını aşmasına yardım etmekte gönülsüz olması, paralel ithalatın yasallaştırılmasına karşı çıkması ve hem Rus hem de Belarus’lu firmaların ürün getirmesini engellemesi nedeniyle daha fazla risk altında. Kazakistan ayrıca, ekonomisini canlandırmak amacıyla Rusya’dan ayrılan şirketlere de ev sahipliği yapıyor.

Peki, Rusya bir başka komşusu Kazakistan ile savaşacak mı?

Son durumu National Interest’e değerlendiren Timur Umarov, ilk aşamada Kazakistan ekonomisinin yüzde 40’ını finanse eden ve ana gelir kaynağı olan petrolün kesilmesinin gündeme gelebileceği görüşünde. Petrol ihracatının yüzde 80’ini Rusya’nın da yüzde 31 ile paydaş olduğu Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) aracılığıyla Rusya topraklarından yapan Kazakistan’ın farklı ticaret yolları kullansa bile (Bakü) aynı verimi elde edemeyeceği de bir gerçek.

Kazakistan’ın petrol yolunu keserek Avrupa Birliği ülkelerine de baskı uygulayabilme fırsatı elde edecek olan Rusya, bir milyon varil petrolü böylece piyasadan çekmiş olacak.

Üstelik tek baskı unsuru petrol de değil. Kazakistan, başta yağ olmak üzere şeker ve süt gibi temel gıda maddelerinde de Rusya’ya bağımlı durumda. Ayrıca, otomobil parçaları, petrokimya, demir ve gübreyi de Rusya’da ithal eden Kazakistan, toplam dış ticaretinin beşte birini Moskova yönetimi ile yürütmekte.

Ve kargo akışının yarısından fazlasını Rusya üzerinden temin eden Kazakistan’ın politik, kültürel ve ekonomik bağları nedeniyle Rusya’ya bağımlılığı ortadayken siyaseten aşılan çizgiler nedeniyle uygulanacak ambargo ya da herhangi bir işgalin gerçekleşmesi halinde yöneticilerin de koltuklarını koruyabilmesi pek mümkün değil.

Rusya da uluslararası kamuoyunda ‘işgalci’ devlet konumunu güçlendirmemek için henüz küçük hamleler ile Kazak yönetiminin adımlarına karşılık veriyor.

Uzmanlar, Rusya’nın olası bir işgal senaryosu ile Kazakistan’ın kuzeyine yapılacak hamlenin eski Sovyet cumhuriyetlerinin tamamında gerçekleşmesinin önünde bir engel görmüyor. Rusya’nın ‘dost’ ülkelere dair kriterlerinin her geçen gün değişmesi bölgedeki ülkelerin politikalarını da dönüştürürken, iç içe geçen Rusya, Beyaz Rusya ve Kazakistan rejimlerinin zaman içerisinde ayrışarak farklı sorunlarla dünya gündemine gelmesi de kaçınılmaz görünüyor.