Türkiye’yi iç politikada nasıl bir yıl bekliyor?

Türkiye politik, diplomatik ve ekonomik gelişmeler açısından oldukça hareketli bir yılı geride bıraktı. Yeni siyasi parti oluşumlarından erken seçim tartışmalarına, bozulacağı düşünülen ittifaklardan ekonomik sorunlara kadar, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bir çok konuyu sizler için değerlendirdik.

Türkiye’yi iç politikada nasıl bir yıl bekliyor?

Türkiye, geride bıraktığımız yıl dış politikada olduğu kadar, iç politikada da oldukça gergin günler yaşadı. İstanbul yerel seçimleri adeta genel seçimlere dönüştü. Adalet ve Kalkınma Partisi ilk kez Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirleri kaybederek seçimlerden büyük bir yenilgiyle çıktı. AK Parti’nin kemik kadrosu arasında yer alan eski başbakan Ahmet Davutoğlu ile eski Bakan Ali Babacan’ın yeni parti çalışmaları, siyaseti daha da ısıttı. 2019’un ikinci yarısında gündeme gelen erken seçim tartışmaları 2020’ye miras kaldı.

ERKEN SEÇİM OLUR MU?

Erken seçim olasılığında, Davutoğlu ve Babacan'ın partilerinin ne kadar destek elde edeceğinin büyük önemi var. Ayrıca AK Parti kanadından yükselen istifalar ve üyelikten ayrılmalar 2020’de devam ederse bu ihtimal daha da güçlenebilir. Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partiden kopmaları önlemek için kuruluş döneminde partide yer alan isimlere yeniden görev verme ve il başkanlarında değişikliğe giderek önlem almaya çalışmakta. Bu yöntemin ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecek.

Öte yandan Cumhurbaşkanı’nın 'erken seçim' için istifa etmesi bir nevi siyasi intihar olarak sonuçlanabilir. Çünkü Anayasanın 101’inci maddesine göre; Bir kişi en fazla 2 defa Cumhurbaşkanı olabilir. Bu bağlamda bir değerlendirme yapmak gerekirse, 2020’de masadan bir erken seçim kararı çıkarsa bunun en önemli sebebi, ekonomide yaşanabilecek daralma olacaktır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’da geride bıraktığımız yıl bir çok kez erken seçim düşünmediklerini ifade etmişti.

EKONOMİK DARALMA DEVAM EDECEK Mİ?

Türkiye 2019 yılında ekonomik açıdan oldukça zorlu günler yaşadı. 2020’de zor günlerin geride kalacağını müjdeleyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Değişim Başlıyor" sloganıyla Yeni Ekonomi Programı'nı (2020-2022) (YEP) açıkladı. Yeni Ekonomi Programına göre, Enflasyon hedefleri 2019 için yüzde 12, 2020 için yüzde 8,5, 2021 için yüzde 6, 2022 için yüzde 4,9 oldu.

Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2019, 2020 ve 2021 yılları için yüzde 2,9'ar, 2022 için yüzde 2,6 olması hedefleniyor. Büyüme hedefi 2019 yılı için yüzde 0,5, 2020, 2021 ve 2022 yılları için yüzde 5'er öngörülürken, işsizlik oranı hedefleri 2019 için yüzde 12,9, 2020 için yüzde 11,8, 2021 için yüzde 10,6, 2022 için yüzde 9,8 oldu.

Dünya Bankası Ekonomik Kalkınma Görünümü Grubu’da (DECPG) Türkiye ekonomisinin yeniden büyümesini artırarak 2020 yılında yüzde 3,0 seviyesine ulaşmasının beklendiğini açıkladı. 2019 yılının ikinci yarısından itibaren Fed’in faizlerde indirime yönelmesi Türkiye’nin de arasında bulunduğu borçlu ülkelerin nefes almasına olanak sağlamıştı ancak ekonominin yatırım ve istihdam ayağı oldukça düşük kaldı. Hükümetin 2020 yılında da geçmişte olduğu gibi inşaat merkezli bir ekonomik toparlanma arayışında olduğu görülüyor. Faizler bu arayışta kilit rol oynuyor.

Öte yandan Kasım ayında Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’de gerçekleşecek olan başkanlık seçimleride, ekonomik açıdan büyük önem arz ediyor.  İlişkilerin oldukça gergin seyrettiği bir yılı geride bıraktık ancak bu yıl ilişkiler yönünden ülkemizi bekleyen temel risk yaptırımlar. ABD seçimlerinde 'Demokrat Parti kökenli bir başkanın seçilmesi' Türkiye'yi büyük oranda etkileyebilir. Bu yarışta en şanslı adayın Joe Biden olduğu aşikar. Biden'in Türkiye hakkındaki görüşleri oldukça katı ve bu durum ilişkilerin negatif yönde seyretmesinin önünü açabilir.

Washington’un uygulamayı öngördüğü yaptırımlar ile birlikte faizlerin artması, kur değerlerinin de ani bir şekilde yükselmesi Türkiye’yi zor durumda bırakabilir.

İTTİFAKLAR BOZULACAK MI?

Yeni parti çalışmaları sürecinde gündeme gelen erken seçim ihtimali sebebiyle siyasi partiler yeni ittifak senaryolarına odaklanmış durumda. Öyle ki, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile yapılan ittifakın cumhurbaşkanlığı seçiminde gerekli olan yüzde 51 oyu sağlamayı zora sokacağını düşünen AK Parti içinde, ittifakı genişletme hesapları yapıldığı kulislerde konuşuluyor.

İYİ PARTİ, AK PARTİ İLE YAKINLAŞABİLİR

AK Parti’nin uzun yıllardır iktidar kanadında olması, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin ise muhalefet ittifaklarının başını çekmesi yeni siyasi partilerin eklenmesi ile üçüncü ittifak olasılığın dönünü açıyor. AK Parti ile MHP ittifakını güçlü kılan en mühim sebep ‘ülkenin beka’ sorunu. Cumhur ittifakını oluşturan iki partinin, Orta Doğu’nun böylesine riskli olduğu bir dönemde ayrılma ihtimali oldukça düşük. Bu bağlamda Babacan ve Davutoğlu'nun partilerinin muhalefette olacağı düşünüldüğünde de AK Parti’nin ittifakını genişletilebileceği tek parti olarak İYİ Parti görülüyor.

CHP’nin ise dışarıdan destekli Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile ittifakına devam edeceği tahmin ediliyor. Ancak AK Parti içinden çıkan yeni partilerin nasıl bir tutum sergileyeceği henüz bilinmediğinden dolayı belirsizlik sürüyor.

Son olarak, parti ve araştırma şirketlerinin kamuoyunda yaptığı anketler ittifakların yeniden şekillenmesinde önemli rol oynayacak. Senenin ilk günlerinde yapılan seçim anketlerine göre; vatandaşın yüzde 32,2’si oyunu AK Parti’den yana kullanıyor. AK Parti’yi yüzde 21,1 ile CHP, yüzde 10, 2 ile MHP takip ederken, MHP’nin hemen ardından yüzde 10,1 ile İYİ Parti geliyor. Yüzde 9.9 seviyeleriyle HDP’nin meclise giremediği görülürken, Davutoğlu'nun tanıtımını yaptığı Gelecek Partisi'nin ise ilk etapta yüzde 5--6 oranında seçmen kitlesine sahip olacağı düşünülüyor. Ankette dikkat çeken en önemli noktayı kararsız seçmen oluşturuyor. Ankette rengini belli etmek istemeyen seçmenin oranı yüzde 13 olarak görülüyor.