Türkiye’nin NATO’ya 67 yıllık katkıları

NATO Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Brüksel’de bulunan Esper, German Marshall Fund adlı düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı. ABD Savunma Bakanı Esper, "Türkiye'yle ilişkilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin hem NATO hem de ikili ilişkiler kapsamında çaba sarf edilmesi gerekiyor. Bu yönde çalışmalar yürütmeye devam etmeliyiz." dedi.

Sözlerine şu şekilde deva eden Esper, "Türkiye'yle ilişkilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin hem NATO hem de ikili ilişkiler kapsamında çaba sarf edilmesi gerekiyor. Bu yönde çalışmalar yürütmeye devam etmeliyiz. Türkiye'de doğru insanlarla irtibata geçip ilişkileri geliştirmeliyiz. Bu çerçevede askeri ilişkiler büyük önem taşıyor. Buradan başlayabiliriz." diye konuştu.

Türkiye’nin ABD’nin müttefiği olmasına rağmen ve bir NATO üyesi olmasına rağmen ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde yaşanan gerginliği Türkiye’nin Suriye’yedeki terör örgütlerine karşı gerçekleştirmiş olduğu operasyonlara ve Rusya ile yakınlaşmasına bağlamıştır. Türkiye’nin Suriye’deki ve Irak’taki terör unsurlarına karşı düzenlediği operasyonun başlıca nedenlerinden bir tanesi YPG/PKK terör örgütünün Türkiye’nin milli güvenliğine tehdit unsuru olması olmuştur. Türkiye’nin ve pek çok ülkenin ve dahi ABD’nin de terör örgütü olarak gördüğü PKK’nın Suriye kolu olan YPG’ye ABD’nin destek vermesi ilişkileri germiştir.

Diğer taraftan Rusya ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın ana etkenlerinden biri olara Türkiye’nin hava savunmasını güçlendirmek için müttefikelerinden almaya çalıştığı hava savunma sistemlerinin satışının onaylanmamasından ötürü Rusya’dan S-400 sistemlerini alması gösterilebilir.

Türkiye’nin bir NATO üyesi olmasına rağmen diğer NATO üyesi ülkelerin YPG/PKK destek vermeleri müttefik ilişkilerine zarar vermiştir. Ayrıca NATO müttefikliği gereğince üye ülkelerin güvenlik konusunda bir birlerine destek vermeleri ve üye ülkeleri korumaları gerektiğini göz önüne alırsak, Türkiye’ye hava savunma sistemi satışının onaylanmaması da gerginliğe neden olan bir diğer unsurdur. Peki tüm bunlara rağmen Türkiye’nin üye olduğu NATO’ya 67 yıl boyunca ne gibi katkılar sunmuştur ve sunmaya devam ediyordur?

Türkiye’nin NATO’ya katkıları

Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO), İkinci Dünya Savaşı’nın ardından oluşan yeni dünya düzeninin içerisinde 2 kutuplu dünya düzenine göre kuruldu. Bu bağlamda Batı, Sovyet Rusya tehdidi karşısında korunma ve Sovyet Rusya’yı çevreleme stratejisi çerçevesinde 1949 yılında Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İngiltere, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz ve ABD'den oluşan 12 kurucu üye ile NATO’yu kurdu.

Şu anda 29 üyesi olan örgüte 1952 yılında Türkiye ve Yunanistan katıldı. Türkiye, 67 yıldır üyesi olduğu NATO'ya bugüne kadar sunduğu değerli katkıları sürdürüyor. NATO’nun en önemli 5 üyesinden biri olan Türkiye, örgüte hem maddi anlamda hem de askeri anlamda büyük destekler sağlamakta. Nitekim Türkiye, NATO'nun ortak bütçesine en fazla katkı yapan müttefikler arasında, geçen yıl NATO Ortak Fonlarına Türkiye toplam 89,8 milyon avro katkı sağladı. Asker anlamda örgüte  1100 personelle katkı sağlıyor.

Türkiye, NATO’nun askeri ve sivil yeteneklerinin desteklenmesi amacıyla yürütülen pek çok faaliyet ve misyonda yer alarak birlik ülkelerine tehdit unsuru oluşturan her türlü girişimle başarılı bir şekilde mücadele ediyor ve ittifakın içinde kolektif savunma anlayışına katkı sağlıyor. Diğer taraftan Türkiye, terör örgütleri PKK, PYD/YPG/PKK, DEAŞ, FETÖ başta olmak üzere NATO’ya yönelik temel tehditlerden biri olan terörle mücadelede cephe ülkesi konumu özelliği taşıyor.

NATO misyon ve harekatlarına kapsamlı katkılar sunan ilk 5 ülke arasıda yer alan Türkiye, Afganistan, Kosova ve Irak gibi ülkelerdeki NATO misyonlarında bulunuyor ve birçok NATO faaliyetinde yer alıyor. Türkiye, Afganistan’da NATO’nun Kararlı Destek Misyonu kapsamında Kabil’de "Çerçeve Ülke" rolünü yerine getiriyor. Ayrıca Hamid Karzai Uluslararası Havaalanının güvenlik ve işletme sorumluluğunu bu yılın sonuna kadar Türkiye’nin sorumluluğunda olmasının yanı sıra Türkiye'nin Afganistan'da yaklaşık 570 personeli görev yapıyor.

Türkiye’nin kapsamlı olarak katkı yaptığı NATO misyonları arasında Irak misyonu ve  KFOR olarak bilinen Kosova'daki barış gücü misyonları da bulunuyor. NATO'nun Irak misyonunda da önemli rolü bulunan Türkiye, misyona Kanada’dan sonra en büyük ikinci katkı taahhüdü Türkiye'den geldi. Bu bağlamda Türkiye'nin NATO Irak misyonunda yaklaşık 30 personeli bulunuyor. NATO’nun KFOR misyonu kapsamında da Türkiye'nin yaklaşık olarak 280 personel bulunuyor.

DEAŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu kapsamında NATO’nun kullandığı AWACS uçakları Konya Hava Üssü’nü kullanabilirken Türkiye de AWACS uçaklarına hem havada yakıt ikmali sağlıyor hem de envanterinde bulunan milli 4 AWACS uçağını DEAŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu kapsamında kullanıyor. DEAŞ’la mücadelenin dışında ittifak'ın Doğu Avrupa ülkelerine yönelik icra ettiği güvence tedbirleri kapsamında gerçekleştirilen NATO AWACS uçaklarına da havada yakıt ikmali desteği veriliyor.

Akdeniz, Ege ve Karadeniz

NATO’nun Akdeniz’deki Deniz Muhafızı Harekatı'na daimi surette katkı sunan Türkiye, Ege Denizi'nde düzensiz göçün önlenmesine yönelik uluslararası gayretlere keşif ve denetim desteği sağlamak amacıyla icra edilen NATO faaliyetine de bir gemiyle katılıyor. Türkiye, milli harekatları olan "Karadeniz Uyum Harekatı" ile "Akdeniz Kalkanı" marifetiyle İttifak'ın tanımlanmış deniz resmi oluşturmasına ve caydırıcılık ile savunma yapılanmasına destek veriyor. NATO Daimi Deniz Güçleri İkinci Grubuna (SNMG-2) ve NATO Daimi Mayın Karşı Tedbir Güçleri İkinci Grubuna (SNMCMG-2) da Türkiye tarafından daimi surette katkı sağlanıyor.

Türkiye’nin NATO’ya maddi ve askeri desteklerinin dışında ittifak içerisinde liderlik görevleri de üstleniyor. Bu bağlamda Güçlendirilmiş NATO Mukabele Kuvveti'nin (eNRF) öncü unsurunu teşkil eden bir tugay büyüklüğündeki Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücünün (VJTF) liderliğini 2021 yılında Türkiye yapacak. Önemli karargahlara ve tesislere ev sahipliği yapan Türkiye, pek çok kabiliyetiyle de örgüte katkı sunuyor. Nitekim NATO’nun Kara Komutanlığı (LANDCOM) karargahı İzmir’de yer alıyor.

Diğer taraftan Türkiye, NATO'nun füze kalkanı projesi kapsamında Romanya, Polonya ve İspanya ile anahtar ülkelerden biri konumunda. NATO'nun caydırıcılık ve savunma yapılanmasının sacayaklarından birini teşkil eden balistik füze savunması mimarisine Türkiye, Malatya Kürecik'teki AN/TPY-2 radarına ev sahipliği yaparak katkı veriyor.