NATO Libya’da Serrac’ı destekleme kararı aldı

Libya’daki iç savaşın gidişatına ilişkin uzun süredir sessizliğini koruyan NATO, bölgede UMH’nin yanında duracağını belirtti. 6 yılı geride bırakan iç savaşta pozisyonunu açıklamayan NATO, neden son anda pozisyonunu açıkladı? UMH’nin Hafter’e karşı üstünlük sağlamaya başlaması ne kadar etkili oldu? Türkiye'nin konumu zayıflatılmaya mı çalışılıyor?

Libya iç savaşının başladığı ilk günden beri meşru Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) karşı savaşan darbeci General Halife Hafter’e yönelik caydırıcı herhangi bir girişimde ya da açıklamada bulunmayan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Libya’da suyun seyrinin değişmesinin ardından UMH’yi destekleyen açıklamalarda bulundu.

"HAFTER İLE SERRAC’I AYNI KEFEYE KOYAMAYIZ"

İtalya’nın yüksek tirajlı gazetesi La Repubblica gazetesine demeç veren NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından Akdeniz özelinde bölgesel gelişmelere değindi.

Türkiye’nin NATO üyesi olmasına rağmen Akdeniz’de, Suriye ve Libya’da kendi gündemini uyguladığına yönelik soruya Stoltenberg, "NATO'da 30 ortağız ve pek çok konuda farklı pozisyonlarımız olabilir ama Ankara önemli bir müttefiktir. Libya ve Suriye'de BM’nin barış anlaşmasına varma çabalarını destekliyoruz. Libya’da tüm tarafların uyması gereken bir silah ambargosu var. Bu, BM tarafından tanınan Fayiz es-Serrac hükümeti ile Hafter tarafından idare edilen güçleri aynı kefeye koymak anlamına gelmez. Bu nedenle NATO, Trablus hükümetine destek vermeye hazır." cevabını verdi.

NATO NEDEN LİBYA’DA SERRAC’I DESTEKLEME KARARI ALDI?

NATO’nun Libya’da darbeci Hafter’e karşı UMH’yi destekleme kararı almasına pek çok farklı noktadan yaklaşılabilir. Fakat bu noktada önemli olan Türkiye’nin kararlığı ve kazanımları, Fayiz es Serrac yönetimindeki UMH’nin ilerleyişi. Libya’da iç savaşın başladığı ilk günden beri bölgeye yönelik uluslararası kurumlarca çeşitli kısıtlama kararları alınırken, ateşkes ve diyalog girişimlerinde de bulunuldu. Fakat ne ateşkes kes girişimleri sonuç verdi ne de silah ambargoları amacına ulaşabildi. Bu durumların yaşanmasında en etkili neden ise ulus üstü kurumların iç savaşın bitirilmesine yönelik samimiyetsiz olmasıydı. Zira AB Serrac’ın yanında dururken, Fransa, Hafter’i destekliyor ve silah temininde bulunuyordu. ABD’nin körfez müttefikleri Hafter’i desteklerken, Washington’un sessizliğini koruyordu.  

NATO’nun Libya’da UMH’yi destekleme kararı almasındaki ana motivasyon kaynağı, UMH’nin ilerleyişi ve Hafter’e yönelik üstünlüğü ele geçirmesidir. Savaşın başladığı ilk günden beri yönetimi altındaki ciddi askeri varlık ve dış ülkelerin desteği ile ilerleyişi sürdüren Hafter, ülkenin yüzde 80’iden fazlasını kontrol altına almıştı. Fakat Hafter’in elinde tuttuğu bölgelerin yüzde 90’ınına yakını çölden ve nüfus bakımında yoksul alanlardan oluşuyordu. Dolayısıyla Libya’da sınırlı bir alanı elinde tutan UMH, nüfusun büyük çoğunluğuna sahipti. Öte yandan UMH’ye bağlı askerler son dönemde Hafter’e karşı üstünlük sağladı. Binlerce kilometrekarelik alanı Hafter’den temizleyen UMH askerlerinin ilerleyişi dünya kamuoyunun dikkatini çekti. Dolayısıyla Serrac’ı destekleme kararı alan NATO, kazanan tarafın yanında olmak istiyor.

Diğer taraftan 2019 yılında Akdeniz özelinde Libya ile anlaşma imzalayan Türkiye, söz konusu iç savaşta UMH’ye kaybettirme niyetin değil. Zaman içerisinde UMH’nin kazanacağına kesin gözle bakılıyor. Dolayısıyla NATO UMH’yi destekleme kararı aldı. Fakat asıl odak noktası “UMH, Türkiye’den koparılmak mı isteniyor?”. Türkiye, UMH ile imzaladığı anlaşmalar kapsamında Akdeniz’de üstünlük sağlayarak, Avrupa’ya gidecek doğal gazın tek güzergahının Anadolu toprakları olduğunu gösterdi. Türkiye’nin UMH’nin yalnızlığından faydalandığını düşünen NATO, resmen UMH’ye ikinci bir yol olarak görünmeye çalışıyor. Öte yandan UMH’nin Hafter’e karşı pozisyonu güçlenmiş durumda. NATO, ABD ile ağırlığını kazanacak olan tarafın yanında sergileyip, işi bitirici olarak görünmeyi hedefliyor.