Türkiye’nin komşu ülkelerle ticareti

Dünya ticaretinde kendisi geliştirmeyi hedefleyen ve özellikle gelişmekte olan ülkeler için, komşu ülkelerle ilişkilerin gelişmesi önemli bir strateji olarak görünmektedir. Geçmişten beri komşularıyla ilişkilerini iyi yönde geliştirme çalışan Türkiye, bu bağları kuvvetlendirmek için de çaba sarf etmektedir.

Türkiye’nin komşu ülkelerle ticareti

Türkiye ile ortak sınıra sahip olan 12 önhat ülkesi, 13 çevre ülkesi bulunmaktadır ve Türkiye’nin toplam ihracatı içerisinde bu ülkelerin payı yüzde 15 ile yüzde 26 arasında değişmektedir. Yunanistan ve Ermenistan ile yaşanan sorunlar, Suriye ve Irak’taki siyasi olaylar ve diğer ülkelerin çeşitli yaptırımları Türkiye’nin komşu ülkelerle olan ticaretini etkilemiştir.

Küreselleşen dünyayla birlikte ticari entegrasyonlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu birleşmeler genellikle bölgesel birlikteliklerden oluşmaktadır. Ülkeler genelinde ticaretler değerlendirildiğinde, ticaretler genellikle ticari birlikteliği oluşturan ülkeler arasında yapılmaktadır. Bu özellik nedeniyle de birbirine komşu olan ülkeler büyük önem taşımaktadır.

Bölgesel ticaret, özellikle gelişmiş ülkelerin ticaret hacimlerinde önemli bir yer kaplamaktadır. Ülkelerin komşu ülkelerle ticareti incelendiğinde, Avrupa Birliği ülkelerinde birlik içi ticaret yüzde 70, Asya ve Kuzey Amerika ülkelerinde ise bölge içi ticaret yüzde 40 seviyesinde görülmektedir. Türkiye’nin ise, yıllık ithal talebi 250 milyar doların üzerinde olan komşu ve çevre ülkeleriyle ticari ilişkileri yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Komşu ve çevre ülkelerin Türkiye’nin ihracat profili içinde aldıkları yer, 1990’lı yıllarda toplam dış ticaret hacminin sadece yüzde 7-8’ini oluşturmaktaydı.

Komşu ülkelerle ticaret, taşımacılık masraflarının düşük olmasından solayı maliyet düşürücü etkiye sahiptir. Ayrıca coğrafi yakınlıkların sağladığı diğer avantajlar da göz önünde bulundurulduğunda, ülkeler ihracat pazarı olarak komşu ülkeleri öncelikli hedef olarak belirlemelidir. Amerikalı ekonomist Paul Krugman’a göre, bölgesel serbest ticaret alanları oluşturulmasa veya tercihli ticaret anlaşmaları olmasa bile ülkeler taşımacılık masrafları nedeniyle daha çok komşularıyla ticaret yapmaktadır.

TÜİK verilerine ayrıntılı olarak bakıldığında, Türkiye’nin 2011 yılından 2017 yılına kadar gerçekleştirdiği toplam ihracatta komşu ülkelerin payının yüzde 15 ile yüzde 26 arasında değiştiği görülmektedir. Türkiye 156 milyar 992 milyon dolar olan ihracatın yaklaşık yüzde 18’i komşu olan ülkelere yapılmıştır.

2017 yılında komşu ülkelere gerçekleştirilen toplam ihracatın değeri yaklaşık 29 milyar dolardır. Türkiye’nin toplam ihracatında komşu ülkelerin payı yıllar itibariyle 2016 ve 2015 yılında yüzde 18, 2014 yılında yüzde 23, 2013’te yaklaşık yüzde 25, 2012 yılında yüzde 26, 2011 yılında ise yüzde 15 olarak hesaplanmıştır.

Genel olarak komşularla ticaret

Türkiye’nin komşu ülkeleriyle ticareti incelendiğinde 2007’de TÜİK’in açıkladığı verilere göre; Suriye’nin en çok ihracat yaptığı ülkelerden birinin Türkiye olduğu görülmektedir. Ancak bölgedeki iç savaş nedeniyle Suriye ile Türkiye’nin ticareti olumsuz etkilenmiştir. Türkiye’deki ihracatın yaklaşık yüzde 7-8’inin yapıldığı ülke Irak’tır. Suriye ve Irak’ta olan olaylarda İran ise Türkiye’nin karşısında yer almıştır. Rusya ile ilişkiler ise siyasi gerilimler ve vize muafiyetinin askıya alınması gibi sebeplerden dolayı azalmıştır.

Yunanistan ile ilişkiler ise son on yılda 15 kat artış göstermektedir. Bulgaristan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olması yönüyle öne çıkmaktadır. Türkiye’nin Romanya’ya ihracatı 2.8 milyar dolar düzeyindedir. Türkiye Azerbaycan arasında enerji alanında iş birliği vardır. Gürcistan ve Ermenistan ile olan ihracatta son yıllarda artış olmamıştır. KKTC’ye yıllık 1 milyar doların üzerinde ihracat yapılmaktadır. Türkiye’den Ukrayna’ya yapılan ihracat, 7 yılda ortalama olarak 1 milyar 598 milyon dolar düzeylerinde gerçekleşmiştir.

Komşu ülke sınıflandırmaları

Ülkemizde komşu ülkeler, ‘komşu ülkeler/önhat ülkeleri’ ve ‘çevre ülkeler’ olmak üzere iki grupta tanımlanmıştır. Bu açıdan bakıldığında komşu ülkeler, Türkiye ile sınırları ortak olan yani direkt olarak karayolu veya denizyolu ile Türkiye’ye ortak sınırları olan ülkelerdir. Bu tanıma uyan ülkeler; İran, Azerbaycan, Suriye, Gürcistan, Irak, Bulgaristan, KKTC, Yunanistan, Ukrayna, Ermenistan, Romanya, Rusya Federasyonu’dur.

Çevre ülkeler olarak sınıflandırılan ülkeler ise; Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Suudi Arabistan, Ürdün, Arnavutluk, İsrail, Lübnan, Mısır, Makedonya, Moldova’dır. Bu ülkeler Türkiye ile ortak sınırlara sahip olmasa da kültürel açıdan benzerdir ve bu ülkelerde ticari ilişkileri geliştirebilmek, Türkiye için önem arz eden konulardan biridir.

Dünya üzerinde ekonomik birlikteliklere bakıldığında NAFTA, AB, APEC gibi bölgesel iş birlikler, dünya ticaretinin yüzde 90’ını gerçekleştirmektedir. Ayrıca bu ülkelerin özeline inildiğinde, ticaret hacminin ortalama olarak yüzde 70’i üye birliğe üye ülkeler arasındaki ihracat ve ithalat kalemlerinden oluşmaktadır.

Suriye

Suriye, 2000 yıllarının başında, merkezi planlı ekonomik sistemden serbest piyasa ekonomisine girme çalışmalarına başlamıştır. Bu çalışmalar sırasında dış ticaret hacmi artmış ve dış ticaret açık vermeye başlamıştır.

2011 yılında başlayan iç savaşla beraber uluslararası yaptırımlar uygulandığından dolayı Suriye dış ticareti düşüş göstermeye başlamıştır. Suriye, 4 Aralık 2011’de, STA anlaşmasının askıya alınması ve Suriye’den geçişlerde ek gümrük harcı alınması da dahil olmak üzere Türkiye’ye bir dizi karşı yaptırım kararları almıştır. Bu gelişmeler ışığında, iki ülke arasındaki ticaret, özellikle 2011 yılının son çeyreğinden itibaren daralmaya başlamıştır. 2011’in tümü dikkate alındığında ihracat yüzde 12,6, ithalat yüzde 21 civarında daralmış; son çeyrekte ihracat yüzde 51,8, ithalat ise yüzde 57,3 oranında keskin bir daralma göstermiştir.

2012 yılında neredeyse durma noktasına gelen ikili ticaretle, ihracat yüzde 68,8 azalma göstermiş ve ithalat da yüzde 87,2 azalma göstererek 67 milyon dolara gerilemiştir. 2013 yılı sonrasında Suriye ile olan ihracat, oldukça dalgalı bir seyir izlemiştir.

2013 yılında 1,02 milyar dolar olan ihracatımız, 2014 yılında 1,8 milyar doları aşarak en yüksek seviyesine ulaşmış, 2018 yılında ise 1,3 milyar dolara gerilemiştir.

2011 sonrası Suriye’den Türkiye’ye ithalat oldukça çok gerilemiştir. 2010 yılında 663 milyon dolar olan ithalat, 2011 yılında 524 milyon dolara gerilemiş olup, takip eden yıllarda ise bu rakam 50-115 milyon dolar seviyelerinde dalgalanarak 2018 yılında 69 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin Suriye’ye 2018 yılı itibariyle ihraç ettiği başlıca ürünler; buğday unu, hayvan yemi, ayçiçeği yağı, bisküvi, canlı tavuk, çimento, su, petrol gazlarıdır.

Suriye’den Türkiye’ye ithal edilen başlıca ürünler; pamuk, rafine bakır, zeytinyağı, baharat, yün, ham alüminyum, kuru baklagiller ve kabuklu yemişlerdir.

İran

İran ile 1996 yılında 1 milyar dolar seviyesindeki dış ticaret hacmi, 2012 yılında yaklaşık 22 milyar dolar ile zirveyi görmüştür. 2013 yılından beri düşüş içinde olan ikili ticaret hacmi; 2018 yılında 9,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.

İran ekonomisi, 2018 yılından itibaren yaşanan döviz kuru dalgalanmaları ve ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi gibi nedenlerle oluşan belirsizlik sürecinden olumsuz etkilenmiştir. İran Hükümeti, yaşanan bu gelişmeler üzerine ülkeden döviz çıkılını engellemek üzere bir dizi tedbir almaya başlamıştır. İran, bin 339 kalem üründe gümrük vergilerini artırma ya da ithalatı yasaklama yoluna gitmişti.

TÜİK’in 2017 verilerine bakıldığında Türkiye ve İran’ın toplam dış ticaret hacmi 10.8 milyar dolardır. Türkiye’den İran’a yapılan ihracat 3,3 milyar dolardır ve Türkiye’nin İran’dan yaptığı ithalat 7,5 milyar dolardır.

Türkiye’nin İran’a 2017 yılı itibariyle ihraç ettiği başlıca ürünler; kazan, plastik ve mamüller, sentetik ve suni lifler, motorlu kara taşıtları, elektrikli makine ve cihazlardır.

İran’dan Türkiye’ye ithal edilen başlıca ürünler; Mineral yakıt, plastik ve mamülleri, çinko, alüminyum, gübredir.

Irak

Türkiye ile Irak arasında derin ticari ve ekonomik ilişkiler vardır. 2011 yılında Irak, ihracat pazarları arasında Almanya’nın ardında ikinci sıraya yükselmiş ve 2011-2014 döneminde ikinci sıradaki yerini korumuştur. Irak’a gerçekleştirilen ihracat 2013 yılında yaklaşık 12 milyar dolarla en yüksek seviyesini görmüştür.

DEAŞ’ın 2014 yılında Musul’u ele geçirmesine kadar olan ticari süreçte, ihracat hep yüzde 11,5 artma göstermiştir. Musul etkisiyle ortaya çıkan kriz nedeniyle ihracat sonrasında azalma göstermeye başlamıştır.

2014 yılında Türkiye’nin Irak’a ihracatı bir önceki yıla göre yaklaşık % 8,9 oranında azalarak 10,9 milyar dolara gerilemiştir.

2016 yılında 7,6 milyar dolara kadar gerileyen Irak’a ihracatımız 2017’de 9,1 milyar dolar, 2018’de de 8,4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir.

2018 yılında Türkiye’nin Irak’a ihraç ettiği ürünler; mücevherat, buğday unu, tavuk eti, yumurta, bisküvi, mobilya, yumurta, hijyenik havlu ve bebek bezleri, izole kablo ve teller, turunçgiller, dokunmuş halılar, plastik ambalaj malzemeleri, salça, demir-çelik boru ve profil, ayçiçeği yağı, plastik borular, çikolatalı mamuller, sigaralar, demir-çelik çubuklar, demir-çelikten inşaat ve aksamı, margarin, hazır giyim, kuru baklagiller, deterjan, kağıt ambalaj malzemeleridir.

Türkiye Irak'tan en çok altın, petrol yağı kalıntıları, hurda plastik ve kağıt ile sığır derisi ithal etmektedir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)

KKTC dış ticaretinde en önemli paya sahip ülke Türkiye’dir. Türkiye’den KKTC’ye ihracat 1 milyar civarında gerçekleşmektedir ve bu ihracat rakamı son yıllarda 40-80 milyon dolar arasında değişmektedir. 2018 yılında ihracat yüzde 12 artış göstererek 1,2 milyar dolara; ithalat ise yüzde 1,5 artarak 68 milyon dolara yükselmiştir.

Türkiye’nin KKTC’ye ihracatında ilk sırayı 377 milyon dolar ile petrol ürünleri almaktadır. İhracatımızda önemli paya sahip diğer ürünler; demir/çelik çubuklar, ilaçlar, alkollü ve alkolsüz içecekler, oturmaya mahsus mobilyalar, çimento, mücevherler, alüminyum çubuk ve profillerdir.

KKTC tarafından Türkiye’ye ihraç edilen başlıca ürünler; peynir, narenciye, patates, demir-çelik döküntü ve hurdalarıdır.

Rusya

SSCB döneminde de Türkiye ile önemli bir ticaret ortağı olan Rusya ile ticaret, 1992’de SSCB’nin dağılmasının ardından ticareti yine artarak devam ettirmiştir. Diğer yandan Türkiye ve Rusya dış ticaretindeki açık ise 1997 yılından itibaren artarak devam etmiştir.

Ticaret açığının en önemli nedeni ülkemizin 2000'li yıllarda enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü Rusya'dan sağlama konusunda bir tercih yapmasına rağmen, 1984’te SSCB ile imzalanan Doğal Gaz Anlaşması çerçevesinde, doğal gaz karşılığında mal ihracı uygulamasının devam ettirilememesidir. Ülkeye ihracatımızın artırılması için potansiyel Türk ihraç ürünlerinin ülkede yoğun tanıtımı ve tutundurma faaliyetleri önem arz etmektedir.

Türkiye’nin Rusya ile dış ticaret hacmi, küresel mali kriz nedeniyle 2009 yılında yüzde 39 gerileme göstermiştir. 2010 yılında ülkenin küresel krizin olumsuz etkilerinden çıkmaya başlaması ile birlikte Rusya’ya ihracat artmaya başlamış, yüzde 45 artış göstermiştir.

Yunanistan

Yunanistan, sınırlı üretim nedeniyle ithalata bağımlı bir ülke olmasıyla bilinir. Yunanistan’ın ithalat profili incelendiğinde otomotiv ve yan sanayi, beyaz eşya, televizyon, sağlık ekipmanları, yenilenebilir enerji, tekstil ve konfeksiyon, deri, mobilya, otel ekipmanları, seramik göze çarpar.

İpsala sınır kapısı iki ülke karayolu taşımacılığında en yoğun kullanılan gümrük kapısıdır. Ancak kapının 24 saat esasına göre çalışmasında yaşanan aksaklıklar karayolu geçişlerinde zaman zaman sorun teşkil edebilmektedir.

Bulgaristan

Bulgaristan’ın önemli ticaret ortaklarından biri Türkiye’dir. Bulgaristan ülkemizin Avrupa ile ticaretinde üs olarak kullanılması yönüyle Türkiye açısından büyük önem arz etmektedir. Türkiye’deki firmalar Avrupa ülkeleri ile ticareti Bulgaristan üzerinden gerçekleştirmektedir. Karayolu ile Avrupa’ya ticaretin çoğunluğu Bulgaristan üzerinden gerçekleşmektedir.

İki ülke arasındaki ticaret 2010 yılında tekrar artış göstermeye başlamıştır. 2011 yılının sonunda ise 4 milyar dolara ulaşmıştır. Bulgaristan ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin yüzde 59'unu Türkiye'ye ihraç edilen Bulgaristan’da üretilen ürünler oluşturmaktadır. Bu ürünler daha çok üretim için kullanılan aramalar ve hammaddeden oluşmaktadır.

Romanya

Romanya, Türkiye’nin Balkanlardaki en büyük ticaret ortağıdır. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015 yılında 5,4 milyar dolardır, bunun 2.8 milyar dolarını Romanya’ya yapılan ihracat, 2,6 milyar dolarını ise Romanya’dan yapılan ithalat oluşturmaktadır.

Azerbaycan

Azerbaycan ile Türkiye ile ekonomik ve ticari ilişkiler, diğer bölge ülkeleriyle karşılaştırıldığında yüksek seyretmektedir. İki ülke arasındaki en önemli ticari ilişki Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’dır. bin 768 km uzunluğundaki BTC Boru hattı 2006 yılında açılmıştır.

Azerbaycan ihracatında doğalgaz ve petrolün payı çok büyüktür bu yüzden dış ticaret politikasının temeli enerjiye dayanmaktadır.

Gürcistan

Enerji alanında Türkiye ile Gürcistan’ın güçlü ilişkileri vardır. Türkiye Hazar enerji kaynaklarının batıya ulaştırılması konusunda transit ülkedir. Gürcistan açısından enerji nakil hatları alanında iş birliği ülkenin geleceği açısından hayati bir öneme sahiptir. Ayrıca 2017 yılında açılan Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun 76 kilometresi Türkiye’den geçmektedir.

Ermenistan

Türkiye ile Ermenistan sınırları 1993’te kapatılmıştır bu yüzden Ermenistan ile ülkemiz arasındaki ticaret daha çok Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Ticaret, Gürcistan üzerinden yapıldığı için Ermenistan’a fatura kesme durumu bulunmamaktadır.

Ukrayna

Ukrayna ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi küresel krizin etkisi ile azalma göstermiştir. Ukrayna, diğer ticaret ortaklarıyla karşılaştırıldığında en çok dış ticaret fazlasını Türkiye ile ticaretinde vermektedir. Ukrayna ihraç mallarını en çok tüketen ikinci sırada yer alan ülke Türkiye’dir.