Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile Atina’da bir araya gelen Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs ile Türkiye arasında yaşanan sondaj gerilimine ilişkin açıklamasında Türkiye’nin bölgedeki faaliyetleri için ‘yasa dışı’ ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri

ABD ile Yunanistan arasında 1990 Savunma İşbirliği Protokolü’nün (MDCA) yenilenmesi için Atina’da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Miçotakis’in gerilimin önlenmesi amacıyla ABD’den ‘yardım istemesi’ üzerine açıklamalarda bulundu. Ayrıca Pompeo’dan da gerilim azaltılması için yardım talep eden Miçotakis, Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerinin ‘Kıbrıs’ın egemenlik haklarını alenen ihlal ettiğini’ dile getirdi.

Miçotakis, “ABD’nin Doğu Akdeniz bölgesinde özel çıkarları var. Kıbrıs sadece gayet açık olan uluslararası hukukun uygulanmasını istiyor. ABD’nin olumlu katkısının bölgede daha verimli bir işbirliği ve yapıcı bir nihai oluşuma öncülük edeceğini umuyorum” dedi.

Hiçbir ülke Avrupa’yı rehin alamaz

Miçotakis’in bu sözlerine doğrudan cevap vermeyen Pompeo, daha sonra düzenlediği basın toplantısında ’Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinin kabul edilemeyeceğini’ söyledi. Reuters’ın geçtiği habere göre Pompeo, Doğu Akdeniz’in enerji kaynaklarının keşfinde ‘uluslararası kuralların geçerli olduğunu’ belirtip “Hiçbir ülke Avrupa’yı rehin alamaz. Türklere, yasa dışı sondajın kabul edilemeyeceğini söyledik. Faaliyetlerin yasal yürütüldüğünden emin olmak için gerekli diplomatik adımları attık ve atmaya da devam edeceğiz” dedi.

Pompeo, “Gerilimi azaltma ve karşılıklı uzlaşının sağlanacağı çözümler bulma amacıyla tarafların, herkesin bir araya gelmesi için çalışıyoruz” diye konuştu. Ayrıca Dışişleri Bakanı, Washington’un Doğu Akdeniz’de Yunanistan-Mısır-İsrail arasındaki enerji işbirliğine destek verdiğini ve enerji piyasasına ‘serbest ekonomi kuralları çerçevesinde dahil olmayı arzu ettiğini’ de söyledi.

Yavuz sondaj gemisi Kıbrıs açıklarında demirledi

Türkiye bölgede doğalgazın bulunduğu il günden beri GKRY tarafına adanın çıkarlarına uygun olan formüller sunmuştur. Fakat Rum tarafı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını hiçe sayarak ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde hareket ederek bölgeyi 13 parsele ayırıp petrol şirketlerine ruhsatlandırması hem KKTC tarafından hem de Türkiye tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Bunun dışında GKRY Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde kalan bölgeleri de ruhsatlandırmış olması taraflar arasındaki gerginliğin artmasına sebebiyet vermişti. Bu bağlamda Türkiye harekete geçerek ikisi sismik araştıra gemisi ve ikisi de hidrokarbon arama gemisi olmak üzere 4 gemisini bölgeye yollamış durumda.

Kıbrıs Cumhuriyeti de Türkiye'nin hidrokarbon arama faaliyetleri kapsamında sondaj gemisi Yavuz'un yeniden Doğu Akdeniz'e gönderileceği açıklamasına tepki gösterip Ankara'nın bu kararla 'gerilimi ciddi bir şekilde artırdığı' açıklaması yapmıştı. Yavuz sondaj gemisinin yeniden Doğu Akdeniz'e gönderildiğini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez duyurmuştu.

Güney Kıbrıs açıklamasında "Bu yeni provokasyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin ve uluslararası toplumun tekrar tekrar yaptığı yasadışı faaliyetlerine son vermesi çağrılarına meydan okumasına bir örnektir" dedi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da Türkiye'nin faaliyetlerinin "yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenlik sahasını ve münhasır ekonomi bölgesini değil, uluslararası hukuk kurallarını ve Avrupa değerlerinin de ihlali anlamına geldiğini" ifade etti.