Türkiye'deki depremler devam edecek mi?

2’nci derece deprem kuşağında yer alan Türkiye’de Bingöl, Van ve Manisa başta olmak üzere son 1 aydır art arda yaşanan 5 ve üzeri depremler tedirginliği arttırırken akıllarda pek çok soru var. Depremler devam edecek mi? Bu depremler büyük Marmara depremi için sinyal olabilir mi? En önemlisi tüm bu depremlerden korunmak nasıl mümkün olacak? İşte alanında uzman bilim insanlarının yorumları...

Prof. Naci Görür, beklenen İstanbul depremi ile ilgili uyarılarda bulunarak "En az 7.3 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor" dedi.

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Naci Görür, "Minimum 7.3 deprem geliyor, şakası yok. İstanbul gibi yapı stokunun yüzde 60’ının zafiyet içinde olduğu bir yerde bunun sonuçları çok büyük olacak" uyarısında bulundu.

Görür sadece deprem değil, Marmara'da büyük bir tsunami tehlikesi de var. 

DEPREMLER SÜRECEK

İzmir Karaburun depremini 2 ay önceden tahmin eden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'da bu yıl içinde 7 büyüklüğünde bir depreme tanık olacağız! dedi. Prof. Dr. Ercan’a göre Doğu Anadolu. 5.4- 5.9 büyüklüğünde depremler yaşanmış ve gerginliğin bir kısmı atılmış olsa da Prof. Dr. Ercan’a göre bunlar sadece doğum sancıları. ‘Beklenen doğum henüz yaşanmadı’ diyor ve şöyle devam ediyor: “24 Ocak 2020’de Elazığ-Malatya’daki 6.8 büyüklüğündeki deprem ile o bölge gerginliğini attı ancak gerginlik bu kez Bingöl’e doğru kaydı ki benim en korktuğum bölge burasıydı. Geçtiğimiz hafta Karlıova’da yaşanan 5.9 büyüklüğündeki deprem ile Doğu Anadolu ile Kuzey Anadolu kırığı birbirine kavuşmuş oldu. 2 ana kırığın kavuşması son derece ciddidir. Dolayısıyla Karlıova depremi beklenenden küçük olmuştur. Buna dayanarak Erzincan’dan tutun Erzurum, Bingöl, Muş, Van’a kadar olan bölge hâlâ yüksek risk ve gerginlikte.”

MARMARA GERGİN DEĞİL

Kendisine sıklıkla ‘Bu depremler nerede olur?’ sorusu yöneltildiğini belirten Prof. Dr. Ercan “% 52 Kuzey Anadolu kırığı, % 33 oranında Batı Anadolu, % 13 olasılıkla da Doğu Anadolu’da olacak. Köy köy, mahalle mahalle tahmin yapmak mümkün değildir. Unutulmaması gerekir ki Türkiye deprem ülkesidir. ‘Yok yanardağ patladığı zaman rahatlayacak’ ya da ‘Antalya’da 7’den büyük olacak’ gibi bilimsel erki olmayan kişilerin yaptığı açıklamaları şaşırarak izliyorum. Lütfen siz de itibar etmeyiniz. İnsanlar üzerinde lüzumsuz bir korku oluşturmaya gerek yok” diyor. Tabii bir de her depremden sonra akıllara gelen o müthiş soru var: ‘Bu depremler Marmara depremini tetikler mi?’ Ercan yüreklere su serpiyor: ‘Marmara gergin değil. 2045’ten önce Marmara’da deprem beklemiyorum” diyor.

DAYANIKLI EV LAZIM

Depremlerin yoksul ülkelerde öldürücü ve yıkıcı olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan “Deprem çantası sağlam evde oturuyorsan gerekli. Eğer çürük binada oturuyorsan deprem çantası seni kurtarmaz! Bizim eksiğimiz sağlam evde oturmak. ‘Çadırın var mı? ’Yiyecek stokun var mı?’ ‘Çantan var mı?’ gibi ‘uyduruk’ şeylerle zaman öldürüyoruz. Türkiye’nin TOKİ gibi çok başarılı bir kuruluşu var. TOKİ’nin büyütülerek halkımıza sağlam konutlar üretmesi en doğru çözümdür” diyor.

MARMARA DEPREMİNE HAZIR DEĞİLİZ

Jeofizik uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu 26 Eylül 2019’da Silivri’de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depreme atıfta bulunarak “Bu deprem beklenen büyük Marmara depreminin meydana geleceği fayın çok yakınında ve ters faylanma sonucu oluştu. Depremin doğru atımlı yerine neden ters atımlı olduğu hâlâ açıklanabilmiş değil. Bu da beni korkutuyor” diyor. Olası Marmara depreminin 7.2’nin üzerinde beklediğini belirten Gündoğdu şöyle devam ediyor: “Gölcük depreminden bu yana çok konuşuldu ama tam bir kentsel dönüşüm hamlesi yapılamadı. Yenilenen binalar, okullar, kurum, kuruluşlar var elbette ama yeterli değil. Bu durum İstanbul’u çaresiz ve müdafaasız bırakıyor.”

KUZEY ANADOLU FAYINDA DEPREM BEKLEMİYORUM

Art arda yaşanan depremlerin birbirinden farklı faylarda olduğunu belirten Dr. Gündoğdu Doğu Anadolu fayının Elazığ-Malatya depremi ile harekete geçtiğini, yaşanan 5 ve üzeri depremlerin beklenen artçı sarsıntılar olduğunu belirtiyor. Gündoğdu “Karlıova depremi ise Kuzey Anadolu fayında oldu. Doğu Anadolu fayı sol yönlü, Kuzey Anadolu fayı ise sağ yönlü hareket yaptı. Buradaki fay 5.9 ile gereken büyüklüğü yapmıştır. Burası Kuzey Anadolu fayının son ve kırılmayan kısmı. O nedenle 7 civarı deprem bekleyenler var. Bana göre ise böyle bir deprem olmayacak” diyor.

TAHMİN İSTASYONLARI OLMALI

2010’da 6.0 büyüklüğündeki Elazığ depremini 4 gün önce haber veren ve kamuoyunda ‘Deprem tahmin uzmanı’ olarak tanınan Oksal Erev ‘Artık tahmin yapamıyorum. Çünkü istasyonlarımız gerekli bilgiyi üretemiyor” diyor. ‘Depremi tahmin edebilecek istasyonlar mı vardı?’ diye soruyorum. Erev “İstanbul Teknik Üniversitesi projesi ile 2001 yılında belirli yerlere cihazlar konuldu. Fay kırılmadan önce meydana gelen sıkışma ile oluşan elektromanyetik alanlar kaydediliyor, gelen veriler de deprem.cs.itu.edu.tr de yayımlanıyordu. Ancak proje uzun süredir askıda. Sağlıklı veri toplanamıyor. Keşke bu işe bir fon ayrılsaydı, teyakkuzda kalmak adına çok faydalı olabilirdi” diyor.

ÇARE KENTSEL DÖNÜŞÜM

Erev şöyle devam ediyor: “Türkiye’de bundan sonra yapılması gereken yapıların güçlendirilmesi, sağlam olmayanların yeniden inşa edilmesidir. Çare kentsel dönüşümdür. Ne zaman tamamlanırsa o zaman deprem endişesi de son bulur. Kırsal alanlara bakın. Kerpiç yapılarda büyük ölümler oluyor. Bu yapılar 5.5 büyüklüğünde depremde bile yıkılıyor. İnsanlar enkaz altında sıkışarak değil boğulma ile yani çöken binadan kalkan kerpiç tozu yüzünden hayatını kaybediyor.”