Türkiye’de akıllı kent çalışmaları

Kentsel problemlerin akılcı şekilde çözülmesinde önemli potansiyele sahip olan akıllı kent çalışmaları, dünya genelinde ön plana çıkan bir projelerdendir. Dünyayla birlikte Türkiye’de de uygulanmasına başlanan bu tip çalışmalarda, teknolojinin nimetlerinden yoğunlukla faydalanılmaktadır.

Türkiye’de akıllı kent çalışmaları

Kentlerin karşı karşıya kaldığı birçok sorunun temelinde, hızlı artan nüfus ve kırsaldan kente göç yer almaktadır. Ortaya çıkan bu sorunlar sosyal hayatı olumsuz etkilemesinin yanında, kentte yaşayanların da yaşam kalitesini düşürmekte ve kentlerin marka ve rekabet gücünde azalma yaratmaktadır. Problemlerin çözülebilmesi kısmında öne çıkan akıllı kentler; genel olarak kentin kaynaklarının daha etkin kullanımı ve yaşayan insanlara daha iyi hizmet sunulması çabalarını içermektedir.

Ne amaçlanıyor?

Akıllı kentlerle; başta ulaştırma ve enerji olmak üzere, kentsel altyapıların ve şebekelerin insan müdahalesine gerek duyulmadan kendi kendine yönetilebilmesi ve insanların yaşam standartlarında önemli ölçüde iyileşme sağlanması amaçlanmaktadır.

Akıllı kentler konusunda çok farklı tanımlamalar ve buna bağlı olarak farklı uygulamalar görülmektedir. Akıllı kentler konusunda yapılan en akıllıca ve yerinde tanım ise ‘kentlerin modernleşme çabası’ olarak yapılabilir.

Nüfus yoğunluğunun olumsuz ve doğrudan sonucu olan birçok problem, akıllı kent yaklaşımıyla çözülmeye çalışılmaktadır. Özellikle ulaşım ve enerji alanında verimliliğin artırılması, yaşam alanında hava ve gürültü kirliliğinde azalmalar yapılarak iyileştirme çalışmalarının başlatılması, kent sakinlerine sunulan hizmetlerde iyileştirme ve kentlerin birbiriyle rekabet gücünü artırarak daha iyi işler çıkarma potansiyelini artırma bu alanda yapılan faaliyetlerden sayılabilir.

Türkiye’de çok fazla şehir akıllı şehir çalışmalarını özellikle ulaşım ve kentsel hizmetler alanında gerçekleştirmektedir. Su yönetimi ve enerji yönündeki uygulamaların sayısındaki azlık da önemli bir olgu olarak göze çarpmaktadır.

Önemi

Kentsel problemleri çözmek için akıllı kent uygulamaları önemli bir potansiyelde görülmektedir. Akıllı kent uygulamalarının hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel; insan kaynaklarında yaşanılan yetersizlik ve finansal kaynaklara erişimde problemlerin yaşanmasıdır.

Sürdürülebilirlik kavramı ile akıllı kent teknolojilerinin ilişkisi çok sıkıdır. Kimilerince var olanı korumak anlamında da kullanılan sürdürülebilirlik, pozitif yönlü bir değişimi yani temelde daim olan ve gelecek nesillere de aktarılabilen şeyleri ifade eder. Ekolojik anlamında yaşanan ozon tabakasının incelmesi, küresel ısınma, çevre kirliliği gibi negatif yönlü değişmeler, yaşam kalitesini düşürmüştür ve sürdürülebilirlik üzerine insanların düşünmesine sebep olmuştur.

Sürdürülebilirlik kavramı ve akıllı kentlerin birbirleriyle olan ilişkisine ‘Yeni Kentsel Gündem’ ve ‘Sürdürülebilirlik Kakınma Hedefleri’ aracılığıyla ulaşılabilir. Yeni Kentsel Gündem, kentleşmenin neden olduğu zorlukları alabilmek için bilgi ve iletişim teknolojilerine referans vermiştir. Kentlerde çevreye duyarlı seçenekler sunabilmek, sürdürülebilir iktisadi büyümeyi artırmayı hedeflemek ve kentlerin hizmet alanındaki etkilerini artırabilmek için dijitalleşme, temiz enerji ve teknolojilerin yanında yenilikçi ulaşım teknolojilerini de kullanarak akıllı kent yaklaşımının benimsenmesi konusunda kararlar alınmıştır.

Teknolojiye dayalı kentleşmelerde, bilgi ve iletişim teknolojileri büyük bir yer tutmaktadır. İnsan yaşamı, refahın artışı, ekonomik boyutu yönüyle de bilgi ve iletişim teknolojileri giderek artan bir role sahiptir ve geri döndürülemez değişiklikleri başlatmıştır.

Akıllı kentler, insan merkezli dijital politika ve stratejilerin geliştirilmesini ve akıllı hükümet, akıllı vatandaşlık gibi uygulamaların da güçledirilmesi için faydalanılan teknolojik yenilikleri işaret eder. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin, kentsel gelişmede istenilen sonuçları yaratabilmesi için önemli bir yeri olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Yüksek kalitede kamusal alanların oluşturulması, şebeke sistemlerinin bütünleşmiş şekilde kurulması, kentleşmede yoğunluğun iyi analiz edilip ayarlanması, kaynaklarda en yüksek verimliliği almanın hedeflenmesi, yaşam kalitesinde iyileştirme gibi konularda bilginin üretimi ve yönetimi için akıllı kentler sürdürülebilirlik aracı olarak görülmüştür.

Sürdürülebilir kentleşme; sürdürülebilir ekonomi, yaşanabilir çevre gibi süreçlerin tamamını kapsamaktadır. Örneğin, ekonominin iyi seyrettiği ancak kentsel güvenliğin sağlanamadı bir yerde bir süre sonra ekonomi de bu kötü gidişattan etkilenecektir.

Toplu taşıma odaklı gelişim

Bu yaklaşımda temel amaç, araç kullanımımda ve trafik sorununda düşüşlerin sağlanarak karbon salınımını en aza indirmektir. Bisikletli ulaşımın yanında otobüs ve raylı sistemler bu yaklaşım için önem arz etmektedir. Durakları ve istasyonları çevreleyen yoğunluklu yüksek konut ve iş alanlarının da tasarımıyla toplu ulaşım araçlarının yürüme mesafesinde olması planlanmıştır. Akıllı kentlerin de teknolojik altyapısını sağladığı bu gelişim çeşidi; kentsel alanlardaki sosyal, ekonomik ve çevresel sorunların çözümü için önemlidir.

Ekolojik kentler

İnsanlar ve yaşam alanları arasında bağ kurmayı ve gelecek nesiller için çevre sorunlarını en aza indirgemeyi amaçlayan kentsel planlama yaklaşımıdır. Kentlerdeki çeşitli sorunlar nedeniyle kıra yönelen insanlar sürdürülebilirliğe dair arayıştadır. Kentlerdeki çevresel sorunlar ve sürdürülebilirlik kaygısı nedeniyle, ekolojik kent yaklaşımı gibi çevreci kentsel planlama yaklaşımları ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşım temelde, kentlerde yaşayan insanların çevre üzerindeki etkilerini azaltmayı hedefler. Bununla da küresel ısınma ve iklim değişikliği, sera gazı emisyonlarının azaltılması, çevre kirliliğine sebep olan atıkların en aza indirilmesi, fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, kirliliklere dair kentsel planlamaların yapılması, teknolojinin kullanımı, toplu taşımanın tercih edilmesi gibi faktörleri dikkate alır.

Akıllı kent yaklaşımı temel olarak; kentlerin doğa ve insan üzerinde bıraktığı negatif izlerin minimuma indirilmesi, nüfus ve kentleşme baskısının kaldırılabilmesi, daha verimli ve yaşanılır kentler oluşturulması için geliştirilen yeni planlama yaklaşımlarının temel niteliklerini içinde barındıran yeni gelişen bir kavram olarak öne çıkmıştır. Bu kavram, sürdürülebilirliğe ek olarak Y kuşağı ve Z kuşağının kentsel ihtiyaçlarında yaşanan değişime ilişkin ortaya çıkmıştır. Dijital kuşak olan Y kuşağı, internet kuşağı olarak da adlandırılır. Z kuşağı, yeni teknolojilerle birlikte büyümüştür. Bu kuşağın hayatın her alanında yenilikçi ve kolaylaştırıcı rol üstlenmesi sebebiyle geleceğe dair beklentiler de farklılaşmaktadır.

Bileşenleri

Akıllı kentlerin AB tanımlamasına göre 6 bileşeni vardır; Akıllı yönetişim, akıllı ekonomi, akıllı hareketlilik, akıllı çevre, akıllı insanlar ve akıllı yaşam. 

Akıllı yönetişim, kentsel yönetimle ilgili çalışanların bilgi ve iletişim teknolojileri yardımıyla iletişim kurmaları anlamına gelmektedir.

Akıllı Ekonomi; e-ticaret kavramıyla birlikte, üretici ve tüketici arasındaki elektronik ortamdaki etkileşimleri ifade eder.

Akıllı hareketlilik; ulaştırma, lojistik sistemlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri tarafından desteklenmesidir.

Akıllı çevre; çevrenin sürdürülebilirliği için bilgi ve iletişim teknolojileri yardımıyla yenilenebilirlik ve kontrol amaçlı faaliyet yürütür.

Akıllı insanlar; e-öğrenme gibi araçlarla kapasite artırımı, kişisel gelişimi destekleyici ve yaşam boyu öğrenmeyi teşvik edici faaliyetler içermektedir.

Akıllı yaşam; kültür, sağlık, barınma, sosyal yaşam ve güvenlik gibi konularda kaliteli yaşama sahip olmayı niteler.

Akıllı kent araçları

İnternet, mobil cihazlar, sosyal medya, büyük veri, bulut teknolojisi, 3 boyutlu teknolojiler, sürücüsüz araçlar, drone, GSM teknolojileri, CBS, SCADA, elektronik trafik denetleme ve yönetim sistemleri, yönetim bilgi sistemi, elektronik ödeme sistemleri.

Bulut teknolojisi kavramını daha da açmak gerekirse; büyük veri girişleri yapılan bilgi ve iletişim teknolojilerinde verilerin toplanması ve saklanması sorununa ilişkin ortaya çıkmış bir teknolojidir. Söz konusu depolama internet aracılığıyla gerçekleştirilmektedir ve bu büyük verilere anlık olarak istenilen yerden giriş yapılabilmektedir.

CBS ise coğrafi bilgi sistemi anlamına gelmektedir. Kentlerin ekoloji, sosyo-ekonomi ve planlama alanlarında karşılaştığı sorunların çözümü için coğrafi verilerin toplanmasını ve analiz edilmesini saplar.

SCADA, merkezi denetleme kontrol ve veri toplama demektir. Enerji tesislerinde, üretim tesislerinde ve kontrol merkezlerinde bu sistem aracılığıyla uzaktan takip, kontrol ve müdahale işlemleri gerçekleştirilebilir.

Akıllı kent uygulamaları

Akıllı şebeke; şebeke sistemleri bilgisayar ile entegre edilerek şebekelerde izleme ve kontrol faaliyetleri gerçekleştirilir.

Akıllı sayaç; güç ve tüketim miktarıyla ilgili bilgiler gerçek zamanlı olarak aktarılarak kayıp-kaçak tespiti gibi işleri kolaylaştırır.

Akıllı ulaşım; yönetim noktası merkez tarafından canlı olarak araç içi, yol izleme, konum takibi, durak ve güzergah bilgisine ulaşılabilir.

Akıllı kavşak; trafiğin hızlı ve güvenilir akışı için anlık veri takibi ile trafik ışıklarının kontrolünün sağlanamsı, araç sayımı, kamera kaydı gibi uygulamaları kapsar.

Akıllı otopark; park sorununa çözüm olarak sonulmuştur ve park yeri bulma, etkili alan yönetimi, araç güvenliği gibi konularda avantaj sağlamaktadır.

Akıllı sulama; kentlerdeki sulamanın uzaktan kontrol edilmesini sağlayan nesnelerin interneti çözümüdür.

Akıllı aydınlatma; enerjinin verimsiz kullanımına karşı geliştirilmiştir. Açılıp kapanabilen sensörlü sistemlerle enerji tasarrufu sağlanmaktadır.

Akıllı atık toplama, akıllı bina, akıllı ev sistemleri, yenilenebilir enerji, hasta takip, bilgilendirme ekranları, hızlı internet yapısı ve ücretsiz Wi-Fi, yaşayan laboratuvar, e-devlet gibi uygulamalar da diğer akıllı kent uygulamalarından sayılabilir.

Türkiye’de akıllı kent uygulamaları

Türkiye’de akıllı kent uygulamaları bakımından en değer veren belediye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak öne çıkmaktadır. Diğer belediyeler tarafıdan da bazı çalışmalar gerçekleştirilse de, bir bütünlük arz eden çalışmalar olarak görülemez. Yapılan araştırmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi dışındaki büyükşehir belediyelerinin çeşitli akıllı kent araçlarına sahip olmakla birlikte bunları bütüncül bir proje başlığı altında gerçekleştirmedikleri ve köktenci bir akıllı kent çalışması içerisinde olmadıkları görülmüştür. Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından herhangi bir mobil uygulama kullanılmadığı da üzerinde durulması gereken ayrı bir konudur.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘Big Smart İstanbul’ sloganı ile ‘Akıllı Şehir İstanbul’ projesini başlatmış ve bu kapsamda İBB CepTrafik, İBB Yol Gösteren, Beyazmasa, iTaksi gibi uygulamalarla şehirde yaşayanların bilgilenmesi ve yaşamını kolaylaştırıcı uygulamalara ağırlık vermiştir.

Türkiye’de büyükşehir belediyeleri tarafından üretilen ve kullanılan 112 mobil uygulama mevcuttur. Bu uygulamaların içerikleri olarak; ulaşım, su ve kanalizasyon, kent rehberi, turizm öne çıkmaktadır. Adana, Erzurum, Eskişehir, Malatya, Mardin ve Samsun Büyükşehir Belediyeleri tarafından tek bir mobil uygulama üzerinden farklı hizmetler görülmektedir.  İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde geliştirilecek bir  mobil uygulama üzerinden  birçok farklı işlemi yapılması ve veri takibi için kullanılması o uygulamayı verimsiz ve başarısız kılacaktır. Bu büyükşehirlerde fazla mobil uygulamalar gerekeceğinden tek bir uygulama boyutunda fazla bir artış olacaktır ve kapladığı alan çok artacaktır.