Türkiye ve Rusya İran-ABD geriliminde arabulucu olur mu?

İran-ABD arasındaki gerilim sıkıntılı bir süreç geçiren bölge barışını daha da tehdit etmekte. İki ülkenin karşılıklı hamlelerin ardından tarafların geri adım atarak bölgenin vesayet savaşlarına sahne olmaması için Türkiye ve Rusya arabulucu rol oynayabilir mi?

İranlı General Kasım Süleymani'nin Bağdat Havalimanı yakınlarında ABD operasyonu sonucu öldürülmesiyle, "3.Dünya Savaşı mı çıkıyor?" soruları tartışılmaya başlanmıştı. İran'da politik ve askeri anlamda güçlü bir nüfuza sahip Süleymani'nin öldürülmesi Ortadoğu'nun halihazırdaki kırılgan yapısını da ciddi anlamda sarmış oldu. İran suikast sonucu öldürülen Kasım Süleymani'nin intikamının alınacağı yönünde açıklamalar yaptıktan birkaç gün sonra, ABD'nin Irak'ta bulunan 2 üssüne saldırı gerçekleştirdi. İran bu saldırı sonrasında, ABD'ye yönelik üslerin tekrardan hedef alınabileceğinin de sinyallerini verdi. Bölgesel olarak karışık bir dönemin içine girildiği bu günlerde, Türkiye ise her iki tarafa da itidal çağrısı yaptı ve bölgenin çatışmalardan arındırılması gerekliliğini vurguladı.

 "BÖLGEDE VESAYET SAVAŞLARI İSTEMİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Haliç Kongre Merkezi'nde TürkAkım'ın açılış töreninde yaptığı konuşmasında, ABD ve İran arasındaki gerilimlere dikkat çekti ve "ABD ve İran'ın arasındaki gerilimden memnun değiliz. Bölgenin vesayet savaşları haline gelmesini istemiyoruz. Irak zaten zor dönemlerden geçmektedir ve bu durum Irak'ı daha çok zora sokmaktadır. Irak Türkmenlerinin selameti de bizim için kendi vatandaşlarımızın güvenliği kadar önemlidir. Irak halkının tamamı bizim öz be öz kardeşimizdir. Türkiye olarak bu konudaki hassasiyetimizi daha önce de ortaya koyduk. Irak'a her anlamda destek verdik. Mezhepçiliği önlemek için düzenli temas kurmak suretiyle elimizi uzattık. Diplomasinin tüm kanallarını kullanarak tansiyonu düşürmeye çalışıyoruz." açıklamasını yaptı.

 TÜRKİYE VE RUSYA ÇATIŞMA İSTEMİYOR

Erdoğan açıklamalarında Rusya ile yapılan TürkAkım anlaşmasına da değindi ve bölgenin ekonomik kalkınma temelli anlayışla ayağa kaldırılması gerektiğini ve diplomasi ile sorunların aşılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Libya anlaşması sonrası, Akdeniz'de doğalgaz ve petrol arama faaliyetlerini hızlandıracağı bir dönemde gerek Türkiye'nin gerek Rusya'nın bölgede yeni bir krizin patlak vermesinden rahatsızlık duyacağı net bir gerçek.

Rusya ise TürkAkım projesi ile gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştıran projenin yeni başladığı bir dönemde, Ortadoğu'da olası bir krizde kırılgan ekonomik yapısının sarsılacağının bilincinde. Türkiye ile güçlü ekonomik anlaşmalara imza atan Rusya'nın; yakın müttefiki Türkiye ile Suriye konusunda olduğu gibi ABD-İran geriliminde de aktif rol almayı tercih edebilir.

ÇAVUŞOĞLU IRAK'A GİDİYOR

İki ülkenin yeni enerji hamleleri ve ekonomik olarak yeni anlaşmalara imza attıkları bir dönemde, bölgede çatışma istemeyecekleri ve bu çatışmaların diplomatik yollarla aşılmasını arzu edecekleri hatta burada doğrudan arabulucu rolü üstlenmelerini beklemek yakın bir ihtimal olarak gözüküyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yarın Irak'a bir ziyaret gerçekleştireceği yönünde bugün Bakanlık tarafından yapılan açıklama da Türkiye'nin doğrudan olaylara diplomatik anlamda müdahil olarak, çatışmasızlığın sağlanması için mesai harcayacağını gösteriyor...