Türkiye, obezite korkutucu seviyede

Çağın hastalığı olarak tanımlanan obezite oranı Türkiye’de giderek artarak devam ediyor. Türkiye’de ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer olan obeziteden korunmak için neler yapılabilir? Türkiye obezite sıralamasında Avrupa’da kaçıncı sırada yer alıyor?

Obezitenin hastalık boyutunu birçok kurum ve kuruluş tarafından farklı adlandırılılıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; vücutta sağlığı kötü yönde etkileyecek düzeyde yağ birikimidir. ABD Ulusal Kalp Akciğer ve Kan Enstitüsü’ne göre şişmanlık karmaşık, çok nedenli ve süreğen olan ve kalıtım ile çevre şartlarının etkileşiminden oluşan bir hastalıktır. ABD Ulusal Kalp Akciğer ve Kan enstitüsüne göre, Şişmanlığın kişinin sağlığını tehdit edecek ve yaşam süresini etkileyecek boyutta olmasıdır.

OBEZİTE NEDİR?

Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanan enerji vücutta yağ olarak depolanması Obeziteye neden oluyor. Bir başka tarife göre ise, bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı yükselmesi sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının normal düzeyin üstüne çıkmasına deniyor. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının yüzde 15-18’i kadınlarda ise  yüzde 20-25’ini yağ dokusu oluşturuyor. Bu oran erkeklerde yüzde 25’in üstüne çıktığında kadınlarda ise yüzdü 30 civarı olduğunda obezite oluşmuş oluyor.

EN ÖNEMLİ SAĞLIK SORUNLARINDAN BİRİ

Obezite dünyada gelişmiş ve gelişme olan tüm ülkelerinin en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Kalorili değeri yüksek beslenenler ve egzersiz yapmayan ya da fiziksel etkinlikleri az olan kişilerde obezite oldukça sık görülüyor. Ayrıca hormonal bozukluklar, psikolojik sorunlar, kullanılan ilaçlar ve genetik yatkınlık da obeziteyi tetikleyen sebepler arasında sayılıyor. Araştırmalara göre genetik faktörlerin ise yüzde 25 - 40 oranında olduğunu gösteriyor. Kilolu insanların çocukları, kilolu olmayan insanların çocuklarına oranla obezitenin görülme oranı 2-3 kat daha fazla. Ailede ebeveynlerin şişman olması durumunda çocukların yüzde 70-80’inde erişkin yaşta şişmanlık ve obezite oluşumu meydana geliyor.

OBEZİTE HANGİ SAĞLIK PROBLEMLERİNE YOL AÇIYOR?

İnsan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı çeşitli sağlık problemine sebep olduğu gibi ölümle de sonuçlanabilen bir hastalık türü olan obezitenin birçok hastalıklarla ilişkisi biliniyor. 

Obezitenin yol açtığı başlıca sağlık problemleri şu şekilde sıralananıyor; İnsülin direnci-Hiperinsülinemi, Tip 2 Diyabet, Hipertansiyon, Koroner arter hastalığı, Hiperlipidemi Hipertrigliseridemi, Metabolik sendrom, Safra kesesi hastalıkları, Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri ) Osteoartrit, Felç, Uyku apnesi, Karaciğer yağlanması, Astım, Solunum zorluğu, Gebelik komplikasyonları, Menstruasyon düzensizlikleri, Aşırı kıllanma, Ameliyat risklerinin artması, Ruhsal sorunlar (Anoreksiya nevroza (yemek yememe) veya Blumia nevroza (kusarak yediği besinlerden yararlanmama), Binge eating (tıkınırcasına yeme), gece yeme sendromu gibi ortaya çıkabilir veya bir şeyi daha fazla yiyerek psikolojik doyum sağlamaya çalışma),Toplumsal uyumsuzluklar, Özellikle sık aralıklarla ağırlık kaybetme ve kazanma sonucunda deri altı yağ dokusunun fazla olması nedeniyle deri enfeksiyonları, kasıklarda ve ayaklarda mantar enfeksiyonları, kas-iskelet sistemi problemleri.

OBEZİTE NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Obeziteden korunmaya küçük yaşta başlanmalıdır. Çocuk ve adolesan (fiziksel ve cinsel gelişim yani ergenlik) döneminde kilo artışıyla birlikte gerçekleşmeye başlayan obezite, yetişkinlik dönemi için zemin hazırlıyor. Bu nedenle insanların; dengeli ve sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite, gün içinde bedensel hareketlilik gibi konularda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Obezite tedavisinde kişinin süreç için kararlılığı oldukça önemli rol oynuyor. Obezitenin nedenselliğinde pek çok faktörün etkili oluyor. Bu faktörler tedavinin daha uzun süre ve karmaşık hale gelmesine de sebep olabiliyor. Bu nedenle tedavi sadece hekimle değil, diyetisyen, psikolog, fizik tedavi uzmanlarıyla birlikte yürütülmelidir. Obezite tedavisi için sadece bir yöntem seçmek tedavinin yanlış ya da başarısız şekilde ilerlemesine neden olacağı için bütün yöntemler birlikte uygulanarak başarılı bir sonuç elde edilebiliyor.

Obezite tedavisinde amacı, bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek, obeziteye ilişkin morbidite (hastalık) ve mortalite (ölüm oranı) risklerini azaltılmasıdır. Vücut ağırlığının gerçekçi bir şekilde azalması hedeflenirken ilk 6 aylık süreçte kilonun yüzde 10’unun verilmesi, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlemesine çok büyük yarar sağlamaktadır. Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi, Egzersiz tedavisi, Davranış değişikliği tedavisi, Farmakolojik tedavi, Cerrahi tedavi olmak üzere 5 grupta sıralanabilir.

Prof. Dr. Ahmet Kaya ve Prof. Dr. Volkan D. Yumuk basın toplantısında konuştu

 

OBEZİTE NASIL BELİRLENİR?

Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması esas alınarak obeziteyi belirlemek için yaygın olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) kullanılıyor. BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kilo), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.

10. Ulusal Obezite Kongresi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kaya, Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ile Türk Diabet ve Obezite Vakfı tarafından geçtiğimiz yıl kasım ayında düzenlenen 10. Ulusal Obezite Kongresi kapsamında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

TÜRKİYE, AVRUPA’DA OBEZİTEDE BİRİNCİ SIRADA

Obezitenin mutlak tedavi edilmesi gereken ve tedavisi ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ahmet Kaya, obezitenin yaşam süresini kısalttığını, pek çok hastalığa neden olduğunu anlattı.

Beden kütle indeksi artıkça, yaşam süresinin kısaldığına işaret eden Kaya, "30-35'ler civarı olursa, ortalama yaşam süresi 3 yıl kadar azalır, bunun üzerine çıkılırsa 8-10 yıl kadar azaltan bir hastalık. Obezite tek başına bir hastalık değil, hipertansiyon, diyabet, damar sertliği, kemik hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları hatta hormona özgü kanserler obezlerde daha sık karşımıza çıkmakta. Türkiye, Avrupa'da obezitede birinci sırada. Türkiye, Avrupa şampiyonu oldu, şişmanlık konusunda. OECD ülkelerinin verdiği erişkin nüfustaki obez oranı yaklaşık yüzde 19,5-20. Türkiye, bunun üzerinde. Türkiye'de erişkinlerde her 3 kişiden biri obez. Dünyada 650 milyon obez, 1 milyar 9 milyon aşırı kilolu var. Türkiye'de erişkin nüfusunun 20 milyonu obez, bundan daha fazlası aşırı kilolu. Erişkin nüfusun yüzde 60-65'i aşırı kilolu ve obez. Acil eylem planları oluşturmak gerekiyor. Çocukluk dönemlerinde fazla kilolu ve obez grup hızla artıyor. Kadınlardaki oran daha can sıkıcı. Erkeklere göre 2 kat daha fazla kadın obezitesi. Kız öğrencilerin erkek çocuklarına göre obeziteyle karşılaşma olasılığı daha fazla. Fazla kilolu ve obez yaş grubu göz önüne alınırsa, örneğin 6 yaşında çocuklarımızın yüzde 17,9'u obez ve aşırı kilolu. Toplamda 18 yaşına kadar olan yaş grubunun da yüzde 20-21'i obez ve aşırı kilolu.” ifadelerini kullandı.

OBEZİTESİ OLANLAR OLDUĞUNUN FARKINDA DEĞİL

Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Volkan D. Yumuk da, Türkiye'nin Avrupa'da obeziteyi hastalık olarak kabul eden az sayıda ülkeden biri olduğunu belirterek, "Obezitesi olan bireylere yaklaşımda ve sunumlarımızda kullandığımız dil önemli. Obezitesi olanlar kendilerine hasta denilmesini istemiyor. Hastalık olarak kabul edilmesi hükümetleri, devleti devreye sokuyor. Önlemde ve tedavi olanaklarının hazırlanmasında buna ihtiyacımız var. Konuşmalarımızda 'obez hasta' demiyoruz, 'obezitesi olan birey, kişi' diyoruz." diye konuştu.

TESTESTERON DÜŞTÜ, ERKEKLER MEMELİ OLDU

TBMM Obezite Araştırma Komisyonu'nun geçen ay dinlediği Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, obezite ile ilgili ilginç tespitlerde bulunmuştu.

Saraç’ın anlattıkları Meclis tutanaklarına özetle şöyle geçti:

* İstanbul, Ankara, İzmir, hatta Doğu Anadolu’da Maraş’ta, Antep’te herkesin göbek bel civarı artmış, inanılmaz bir obezite var. Tansiyon, şeker, insülin direnci ilacı vesaire, kan sulandırıcı gırla ilaç kullanılıyor. Bu bir kere hem ekonomik bir kayıp, artı erkeklerin erkekliğini öldürüyor, bayanların düzenini bozuyor.

* Uzun yaşayanlara bakalım, Okinawa’ya, Girit Adası’na... Ülkemizde, özellikle Nazilli civarında obez olan yaşlı yok. 70 yaşın üstünde, 80, 90, 100 var, hepsi fit insanlar.

* Sigarayı bırakma kampanyasının başarısı sonucu obezite arttı. Çünkü sigara içmenin esas nedeni gizli depresyon. Sigarayı elinden aldın, gizli depresyonu tedavi etmedin, ne olacak? Akşam güçlü olmak mecburiyeti kalktığında, en kolay diğer oral tatmin yolu, baklava, börek, çörek.

* Erkeklerde testosteron düştü. Testosteron düşmesi demek memelerin büyümesi, artık bütün erkekler memeli oldu. Testosteron düşüklüğünden ve göbek ve bel civarında yağlanma artıyor, kas kaybı var.

Uluslararası Obezite Federasyonu ile Amerikan Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Derneği'nin uluslararası obezite araştırmacısı ödülünü verdiği Prof. Dr. Mehmet Mahir Özmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) geçtiğimiz yıl mart ayında sunum yaptı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç

 

OBEZİTE, TÜRKİYE’DE ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA İKİNCİ SIRADA

TBMM Dilekçe Komisyonu'nda ‘Obezite ile Mücadele Alt Komisyonu'na Türk Tabipleri Birliği (TTB) temsilcisi olarak katılan Özmen şunları söyledi:

Önlenebilir ölümler arasında sigaradan sonra ikinci sırada obezite var. Fazla kilolu obez ve morbid obezlerin Türkiye nüfusuna oranı yüzde 63, morbid obezlerin oranı yüzde 2.9. 80 milyon nüfuslu bir ülkenin yüzde 2.9'unun (2.4 milyon) beden kitle indeksi 40'ın üstünde. Obez nüfusumuz 7.5 milyon, morbid obez nüfusumuz 2.4 milyon.

Ameliyat aşamasına kadar koruyucu tedbirler var. Cerrahi dışı yöntemler dediğimiz diyet, ilaç

* Akupunkturu da buraya dâhil edebilirsiniz. Bunlar ve spor gibi yöntemlerin başarısız olduğu kişiler, cerrahi tedaviye aday olan hastalardır. Cerrahi yöntemler, bizde 1219 sayılı Yasa'nın belirlediği genel cerrah olmanın sağladığı hükümler nedeniyle herkes tarafından yapılabilecek yöntemler. Genel cerrahi uzmanı olanlara "Siz bu ameliyatı yapamazsınız" diyecek hukuki altyapı maalesef yok.

* Dünyada 2018 sonu itibarıyla obezite cerrahisi sayısı 520 bin civarında. SGK verilerine göre Türkiye'de 2018'de 12 bin 300 ameliyat var. Özel hastaneleri eklediğinizde bu rakam 2018 itibarıyla 17-18 bine ulaşıyor.

* 2.5 milyon kişiyi ameliyat edebilme olanağımız yok. Diğer tedavi yöntemlerimiz var. Önlemezsek 2.5 milyon 25 milyon olacak. Ameliyatlar çok başarılı 3 - 4 binin üstünde obezite ameliyatı yaptım. Türkiye'de bu ameliyatlar çok başarıyla yapılıyor. Ölüm oranları çok yüksek değil. Binde 1'in altında bir rakamdan bahsediyoruz. Tüm dünyada kabul edilen mortalite oranı yüzde 2.5 civarındadır. Donanım olmayan yerde ameliyat yapılmasına herkesten çok biz karşıyız. Doğru eğitimleri doğru yerlerde verecek düzenlemeleri yapmakla yükümlüyüz. Ama lütfen kısıtlama yoluna gitmeyelim.

* 2.4 milyon morbid obez acil ameliyat bekliyor bu ülkede. Yıllık yapabildiğimiz ameliyat sayısı ise 17 bin. 2.4 milyonu yüz yıl ameliyat etmeye çalışsak bitiremeyiz. Her gün yenileri ekleniyor. 5 bin cerrah var. Hepsinin obezite cerrahisi yaptığını düşünsek bile şansımız yok. Üstelik 5 bin kayıtlı cerrahımızın içinde bu eğitimleri almış 200 - 300 kişi var. Bu 200 - 300 kişinin içinde 106'sı aktif ameliyat yapıyor. Bu 106 kişinin hepsi biner ameliyat yapsa 100 bin ameliyat ediyor.

TÜRKİYE EN ÇOK BÜTÇE AYIRACAK ÜLKELER ARASINDA

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından geçtiğimiz ekim ayında yayımlanan bir raporda ise obezite sorunu yaşayanların sağlık hizmetlerinden daha sık yararlanma eğiliminde olduğu belirtildi. Araştırma, obezlerin normal bireylere göre yaklaşık 2,5 kat daha fazla sağlık harcaması yaptığını belirledi. Ayrıca OECD ülkelerinde obezite kaynaklı hastalıkların tedavisinin, toplam sağlık harcamalarının yüzde 8,4'ünü oluşturduğu bildirildi. OECD raporuna göre, 2020'den 2050 yılına kadar obezite kaynaklı harcamaların en fazla mali yükü Amerika Birleşik Devletleri’ne getireceği ifade edildi.

2020-2050 yılları arasında obeziteye bağlı hastalık harcamasının ABD sağlık sistemine ayrılan yıllık bütçenin yüzde 20’sine denk gelmesi bekleniyor. Toplam bütçe baz alındığında obeziteye bağlı hastalıklara ayrılacak harcamalar her bir ABD vatandaşına 644 dolara mal olacak.

TÜRKİYE KİŞİ BAŞINA 99 DOLAR AYIRACAK

Raporda Türkiye ile ilgili rakamlar da yer aldı. Söz konusu dönemde Türkiye sağlık harcamalarının yüzde 12’sinin obeziteye bağlı hastalıklara ayrılacağı ön görülüyor. Bu da kişi başına 99 dolar harcama anlamına geliyor.

2020-2050 yılları arasında obeziteye bağlı hastalıklara en çok bütçe ayıracak ülkeler ise şöyle sıralandı: (kişi başına)

1- Amerika Birleşik Devletleri – 644.8 dolar.

2- Almanya – 411.2 dolar.

3- Kanada – 295 dolar.

4- İtalya – 234 dolar.

5- İspanya – 226.9 dolar.

6- Avustralya – 207.3 dolar.

7- Birleşik Krallık – 188.5 dolar.

8- Fransa – 148.2 dolar.

9- Rusya – 101.9 dolar.

10- Türkiye – 99 dolar.

10- Brezilya – 94.4 dolar.

11- Çin 52.7 dolar.

12- Hindistan – 16.4 dolar.

Sonuçta, Obezite özellikle son yıllarda dünyada olduğu gibi ülkemizde de artmaktadır. Çağımızın en büyük sağlık problemlerinden biri olan Obezite sorunu ile ilgili hem bireylere hem de vatandaşlara ayrı ayrı sorumluluklar düşmekte. Devletin ilgili bakanlıkları obezite ile mücadeleye yönelik etkin politika ve çalışmalar geliştirmelidir. Ayrıca vatandaşların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmeleri sağlanmalıdır. Vatandaşların sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra başta spor olmak üzere çeşitli fiziksel aktivitelerde bulunmaları oldukça önemli taşımaktadır. Obezite ile mücadele birçok hastalıkla da mücadele etmek demektir. Obezite, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalıkları, kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık probleminin oluşmasına ve yaşam kalitesi ve süresini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle obezite ile mücadele etmek hem vatandaşların sağlığı hem de ülkenin geleceği açısından son derece önem taşımaktadır.