Türkiye'nin Libya ziyareti Akdeniz'de dengeleri nasıl değiştirecek?

Akdeniz'de Türkiye'nin etkinliğini ve hakimiyet alanını güçlendiren Libya görüşmesi dünya basınında kendisine geniş yer bulurken, uzmanlar görüşmenin kliklerini ve önümüzdeki günlerde yaşanacak getirilerini değerlendirdi.

Türkiye – Libya ilişkilerinde geçtiğimiz hafta kritik ve önemli bir adım atıldı. 17 Haziran’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ın da içinde bulunduğu Türjk heyeti Trablus’a giderek Serrac ile bir görüşme gerçekleştirirken, bu görüşme dünya basınında da kendisine geniş bir yer buldu.

Türkiye’nin desteklediği ve Birleşmiş Milletler tarafından da tanınan Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH), Tobruk merkezli Halife Hafter güçlerine karşı kazandığı zaferin ardından gerçekleşen görüşme, ne anlama geliyor?

Devletin en üst düzey isimlerinin gerçekleştirdiği Libya ziyaretini, 1993 ve 1995 yılları arasında Türkiye’nin Trablus Büyükelçisi olarak görev yapan Uluç Özülker, “Libya ile bir ekonomik münhasır bölge anlaşmasını imzalayarak Yunanistan’ın Girit Adası ile Kıbrıs’ın bağlantısını kestik. Libya bu anlaşmayı imzalayarak bize ciddi bir siyasi destek vermiştir. Biz de Libya’ya her türlü askeri ve siyasi desteği vererek Hafter’i geriletmesini sağladık. Dolayısıyla bir tek şey kaldı. O da bu işbirliğini ekonomik anlamda da tamamlamak. Serrac’ın Ankara ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile işbirliğinin geliştirilmesi için mutabakat sağlandı. Giden heyet ile bunun detaylarının görüşüldüğünü düşünüyorum” sözleriyle yorumlarken, Anlaşma ile Türkiye’nin Libya’da "Ben de varım" dediğini söyleyen Özülker, “Libya halkı, Türkiye’yi Türk halkını sever. Ben Batı’da görev yaptığım dönemde hep boğuştum. Libya’da görev yaparken ise Osmanlı Paşası gibiydim. Orada halen Osmanlı torunları olarak ataları buralardan gitmiş insanlar var” dedi.

Indepedent Türkçe’de değerlendirmeleri ile Türkiye’nin konumunu analiz eden uzmanlardan Emekli Büyükelçi Yalım Eralp, Türkiye’nin Libya ziyaretine ilişkin “Şu an Libya’da üstün taraf Türkiye ve Ulusal Hükümet. Libya’da ciddi bir rol mücadelesi de var. Bir tarafta Rusya, Fransa, Mısır, öte tarafta Türkiye ve Katar. Tarafların da dâhil olacağı bir barış görüşmesi ve ortaya çıkacak bir durum var. Muhtemelen Türk heyetinin ziyaretinde Ulusal Hükümetin barış görüşmeleri konusunda görüşleri alındı ve bazı şartlar ortaya kondu. Libya’da petrol var ama petrol Hafter bölgesinde. Türkiye şu an için masaya güçlü oturuyor ama dengeler her an değişebilir” diyor.

Başkent Üni. Stratejik Araştırmalar Merkezi Danışmanı Ercan Çitlioğlu ise, ziyarete ilişkin değerlendirmelerini şu şekilde sıraladı:

1- Ziyareti Libya’ya müdahil olan ve Türkiye’nin karşısında konumlanan Rusya, Fransa, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik güçlü bir mesaj olarak yorumluyorum.

2- Türkiye’nin en üst düzey yetkililerinin oradaki askeri yetkililerle birlikte görüntü vermesi Libya konusunda ne kadar kararlı olduğunu göstermesi açısından önemli.

3- Bunun dışında Ekonomi’den sorumlu bakanın da orada bulunması ekonomi konusunda da Türkiye ile Libya arasındaki işbirliği arayışının başlangıcı ve bu konuların karara bağlanması olarak görüyorum.

4- Libya’nın Türkiye’de bir deniz ve hava üssü talep ettiğine dair bilgiler vardı. Toplantıda bu konuların da gündeme getirildiği, Türkiye’nin üs kurarak Libya’daki varlığının kalıcılaşması ve ekonomik anlaşmaların başlangıcı olarak bu ziyareti önemli buluyorum.