Türkiye-NATO gerginliği

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füzeleri almasını istemeyen ABD, NATO’yu Türkiye’ye yönelik bir baskı aracı olarak kullanıyor. ABD’nin söz konusu baskı ve tehditleri, Türkiye’nin NATO ile arasındaki ilişkiyi etkiliyor.

Türkiye-NATO gerginliği

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füzeleri almasını istemeyen Amerika Birleşik Devletleri (ABD), NATO’yu Türkiye’ye yönelik bir baskı aracı olarak kullanıyor. Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act (CAATSA), türkçe anlamıyla ise  ‘’ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’’da bu süreçte kullanmak isteniyor.

Türkiye’nin ekonomik zorluklar yaşadığı böylesine önemli bir dönemde, ülkeye hem NATO’dan çıkarma tehdidi savurmak, hem de yaptırımlarla karşı karşıya bırakmak uzun yıllardır devam eden bu müttefikliği yok etmek anlamına geliyor.

ABD’li üst düzey yetkililer Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasını, NATO için bir güvenlik sorunu olarak nitelendirirken aynı zamanda NATO’yu bir piyon olarak kullanması, bu süreçte Türkiye’yi radikal siyasi ve stratejik kararlar almaya zorlayabilir.

NATO’dan çıkmak

NATO’dan çıkarılma tehditleriyle karşı karşıya kalan Türkiye, NATO’nun tek müslüman ülkesidir ve aynı zamanda G-20 içerisinde de yer almaktadır. NATO Antlaşmasına göre  ittifaka fonksiyonel bir fayda sağlamayan, yani siyasi, askeri ve jeostratejik ağırlığı olmayan ülkeler kolaylıkla üyelikten çıkartılabilir. Yarım asırdan uzun süredir NATO’ya üye olan Türkiye’nin katkıları ise oldukça fazladır.

Türkiye iktidarı ile siyasi, kültürel veya ideolojik bir rekabet içerisine girmiş olan çok sayıda ülke, zaman zaman Türkiye’nin NATO üyeliğini gündeme getirip, ülkenin üyelikten çıkarılmasını dahi talep edebilmektedir. Yani Türkiye-İsrail ve Türkiye-ABD ilişkileri bozulduğunda veya çıkarları çatıştığında akıllara düşen ilk şey Türkiye’nin NATO’dan atılmasıdır.

Türkiye’nin NATO içerisindeki bir takım müttefikleri, Ege Adalarını işgal ederek, sözde Ermeni Soykırım tasarılarına destek vererek ve PKK’yı kimi zaman açıkça kullanarak düşmanca bir politika izlemektedirler. Bazı uzmanlara göre Türkiye, bu süreçte NATO’nun kolektif savunma maddesinin işlemediğini gerekçe göstererek NATO üyeliğinden ayrılabilir.

67 yıllık NATO müttefiki olan bir ülke, ittifak dışına atılmak isteniyorsa bunun ABD ve NATO’ya karşı olan bedelinde çok iyi düşünülmesi gerekiyor. Bu bağlamda her yönden baskı altına alınmaya çalışılan Türkiye’nin, sadece Rusya yönünde bir tercihi değil, Tarafsızlık Statüsüne geçmesi bile ABD’yi hem bölgede hem de küresel ölçekte zor duruma sokabilir.

Bazı politikacıların konu hakkındaki görüşleri, Türkiye’nin Fransa örneğinde olduğu gibi öncelikle NATO’nun askeri kanadından çekilmesi, ABD’nin S-400’lerin NATO ittifakına zarar vereceği bahanesini saf dışı bırakacağı yönündedir.

Türkiye, ABD’nin düşmanca tavrına ve tehditlerine uzun süredir sabır göstermekte. Türkiye’nin güvenliğini hiçe sayan ABD ve Batılı müttefikler, çok uzun yıllardır PKK gibi terör örgütlerini doğrudan ve dolaylı desteklemektedirler. Bu bağlamda değerlendirecek olursak, Türkiye’nin NATO’nun güvenliği için bir tehdit unsuru oluşturabilmesi mümkün değildir.

Türkiye kendisine yöneltilen NATO üyeliğini sona erdirme tehdidine, askeri kanattan çekilme kararı ile yumuşak, ancak sonuçları bakımından son derece sert bir aksiyon ile karşılık verebilir. İkincisi ihtimal ise, doğrudan NATO’dan ayrılma kararı alacak olmasıdır, ki bu ihtimalin şu an için pek mümkün görünmediğini söyleyebiliriz.