Bağış kampanyasının ardındaki nedenler

Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü kabine toplantısının ardından “Millete Sesleniş” konuşması gerçekleştirdi. Erdoğan, koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında Milli Dayanışma Kampanyası başlatıldığını söyleyerek 7 maaşını bağışlayacağını açıkladı. Tepki çeken bu kampanyanın ardındaki nedenler neler?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Korona virüse karşı tedbirlerin alınmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, "Gıda konusunda hiç bir sıkıntımız bulunmuyor. Kamu güvenliği konusunda da kayda değer bir sıkıntı yaşamıyoruz. Türkiye; Avrupa ve ABD'ye kıyasla bu hastalığın üstesinden gelmeye daha yakın olan bir ülkedir" dedi.

Erdoğan, virüsle mücadele kapsamında "Biz Bize Yeteriz Türkiyem" kampanyası başlattıklarını belirterek, kendisininde yedi maaşını bağışlayarak bu kampanyaya destek olduğunu söyledi.

Türkiye’nin virüsün üstesinden gelmeye en yakın ülkelerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, “Sağlık personelimizin imkanlarını ne kadar yüksek oranda Covid-19'da mücadeleye tahsis edersek salgınla o derecede baş edebiliriz. Bu tür durumlarda sağlık kuruluşları salgın merkezi haline dönüşebiliyor. Vatandaşlarımızın ciddi olmayan durumlarda hastaneye gitmemelerini rica ediyorum” dedi.

CHP VE İYİ PARTİ’DEN IMF İLE GİZLİ TOPLANTI

Ankara Hilton Otel'de yapılan toplantıya katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak ve Eski Merkez Bankası Başkanı ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz katılmıştı.

IMF cephesinde ise toplantıya Poul Thomsen (IMF Avrupa Birimi Direktörü), Donal McGettigan (IMF Türkiye Masası Şefi), Ben Kelmason (IMF Türkiye Yerleşik Temsilcisi), Vincenzo Guzzo (IMF Uzmanı), Alex Culiuc (IMF Uzmanı), Brett Rayner (IMF Uzmanı), Sn. John Hooley (IMF Uzmanı), Jochen Andritzky (IMF Uzmanı), Mike Moore (IMF Uzmanı), Recai Cecen (Yerleşik Temsilcilik Ofisi-Kıdemli Ekonomist) ve İpek Akçayoz (Yerleşik Temsilcilik Ofisi-Ekonomist) katılmıştı.

IMF heyetinin görüşme programları önceden Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bildirilirken, Faik Öztrak ve Durmuş Yılmaz ile yapılan görüşme bildirilmemişti.

SÖZCÜ’DEN IMF’Lİ MANŞET

CHP’ye yakınlığı ile bilinen Sözcü gazetesinin 26 Mart tarihli sayısının manşetinde dikkat çekici ifadeler yer aldı. Prof. Gürkaynak’ın açıklamalarını okuyucularına manşetten sunan gazete, “Bu gidişle şirketler ayakta kalamaz! Milyonlarca insanın işsiz kalmaması için şirketler kurtarılmalı. Kaynak için IMF ile anlaşmaktan başka yol yok.” ifadelerini paylaştı.

IMF’DEN BORÇ ALALIM

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'nin koronavirüsle mücadele kapsamında ekonomi önlem paketi açıklayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, önerilerinde Türkiye'nin IMF'den para alması gerektiğini belirterek "Uluslararası finans kuruluşları bu konuda kaynak ayırdılar. Türkiye olarak girişimlere başlamalıyız " ifadelerini kullanmıştı.

TÜRKİYE, IMF’DEN YARDIM İSTEMEDİ

IMF'nin internet sitesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkilerini değerlendiren Thomsen, Avrupa'nın büyük ekonomilerinin koronavirüs nedeniyle kapatmalar sonucu ayda yüzde 3 GSYH düşüşü ile karşı karşıya kaldığını kaydetti. Thomsen, Kovid-19 krizi kaynaklı baskılara karşı IMF'nin yaklaşık 50 milyar dolarlık acil durum programlarından yararlanmak isteyen 70'ten fazla üye ülke olduğunu da bildirirken bu ülkeler arasında Rusya ve Türkiye'nin yer almadığını söyledi.

MİLLİ DAYANIŞMA KAMPANYASI’NIN ARDINDAKİ NEDENLER

Yukarıdaki başlıklardan da az çok bir şeyler çıkarılabileceği gibi Türkiye, içinde bulunduğu krize rağmen IMF’ye gitmeyerek kendi içinde bu sorunu aşma iradesi ortaya koyuyor. Ancak bu irade yapılan yanlış yatırımların ve yanlış ekonomi politikasının sonuçlarından bağımsız düşünülemez.

Türkiye'nin bu sorunu kendi içinde çözme iradesi ne kadar sağlıklı ise ekonomi yönetimi o kadar sağlıksız durumda. Açıklanan ekonomik paketleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başlatmış olduğu yardım kampanyası ekonominin acziyetini gözler önüne sermektedir.

ABD’nin IMF’deki etkisi malum. Türkiye’nin olası bir yardım başvurusunda bulunsa bile karşısına S-400 gibi siyasi meselelerin çıkması kuvvetle muhtemel. Bununla birlikte Türkiye başvuru yapsa bile yardım talebinin olumlu karşılanması düşük bir ihtimal. Bu çerçeveden IMF’den yardım istemek ‘ABD’nin şartlarını olduğu gibi kabul edelim’ ile neredeyse aynı manaya gelmektedir. Böyle bir durum mevcut dünya siyaseti ve dengeler düşünüldüğünde Tükiye için kabul edilebilir bir durum değildir.