Türkiye ile ABD ilişkileri neden gerildi?

NATO Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Brüksel’de konuşma yapan ABD Savunma Bakanı Mark Esper, "Türkiye'yle ilişkilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin hem NATO hem de ikili ilişkiler kapsamında çaba sarf edilmesi gerekiyor. Bu yönde çalışmalar yürütmeye devam etmeliyiz." şeklinde bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye ile ABD arasıdaki ilişkilerin bozulmasına neden olan ana dinamikler nelerdir?

Türkiye ile ABD ilişkileri neden gerildi?

NATO Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Brüksel’de konuşma yapan Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Mark Esper, German Marshall Fund adlı düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı. Türkiye'nin NATO müttefikliği bağlamında "yanlış bir yolda ilerlediğini" savunan ve bunun üzücü olduğunu ifade eden Esper, "Hep beraber Türkiye'yle ortaklığımızı güçlendirmek için çalışmalıyız ve Türkiye'nin eskide olduğu gibi güvenilir ve güçlü bir müttefik olmasını sağlamalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Esper, "Türkiye'yle ilişkilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin hem NATO hem de ikili ilişkiler kapsamında çaba sarf edilmesi gerekiyor. Bu yönde çalışmalar yürütmeye devam etmeliyiz. Türkiye'de doğru insanlarla irtibata geçip ilişkileri geliştirmeliyiz. Bu çerçevede askeri ilişkiler büyük önem taşıyor. Buradan başlayabiliriz." diye konuştu.

ABD'nin Barış Pınarı Harekatı'nı engellemek için girişimlerde bulunduğunu ancak Türkiye'nin bu konuda başından beri kararlı olduğuna işaret eden Esper, "Türkiye biz 2014'te SDG (YPG/PKK) ile ortaklık kurduğumuzda da rahatsızlığını dile getirmişti. Bölgede iki operasyon da gerçekleştirdiler. O yüzden Türkiye'nin kararlılığı şaşırtıcı değil." dedi.

Türkiye ile ABD ilişkilerinin gerilme noktaları,

Türkiye 1952 yılından beri bir NATO üyesi ülke. NATO üyeliğinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri NATO’ya üye olan ülkelerin askerleri ile ve özellikle ABD askerleri ile birçok bölgede operasyonlar gerçekleştirdi ve gerçekleştiriyor. Üye ülkelerin güvenliğinin sağlanması amacıyla kurulan NATO kapsamında Türk askeri, Kore savaşında, Afganistan’da, Somali’de ve dünyanın birçok yerinde hem NATO’ya üye olan ülkelerin güvenliğinin sağlanması için hem de huzur sağlamak adına pek çok operasyona katıldı.

Türkiye’nin milli güvenliği tehdit altında olduğunda NATO müttefikleri Türkiye’ye karşı aynı hassasiyeti gösterememiştir. Türkiye’nin NATO’nun en önemli müttefiki olduğunun bilinmesine rağmen NATO’ya üye ülkeler Türkiye’nin terör olarak nitelediği PKK’nın Suriye uzantısı olan YPG’yi 2015 yılında binlerce tır silah, mühimmat ile destekledi. Türkiye’nin bu durumdan duymuş olduğu rahatsızlık müttefik ülkeler tarafından dile getirilmesine rağmen verilen desek halen devam ediyor. Mark Esper gerçekleştirdiği konuşmasında, “Türkiye biz 2014'te SDG (YPG/PKK) ile ortaklık kurduğumuzda da rahatsızlığını dile getirmişti. Bölgede iki operasyon da gerçekleştirdiler. O yüzden Türkiye'nin kararlılığı şaşırtıcı değil." ifadeleriyle durumu belirtti.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin gerilmesinde pek çok ana dinamik mevcut. Bunların başında YPG/PKK terör örgütüne sağlanan destek yer alırken, Türkiye’ye hava savunma sisteminin satışının durdurulması ve F-35 programından çıkarılması, Rusya’dan S-400 alımı, Brunson davası, Trump’un Kudüs kararı, FETO lideri Gülen’in iade edilmemesi de ABD ile ilişkilerin gerilmesine neden olmuştur.

ABD’nin YPG desteği

24.08.2017 tarihinde ABD'nin YPG/PKK terör örgütüne sailah teslimatı.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin gerilmesindeki ana dinamiklerden biri, ABD’nin 2015 yılında DEAŞ terör örgütüne karşı meşru yapılar ile işbirliği yapmak yerine bir diğer terör örgütü olan YPG/PKK ile işbirliği yapmasıdır. Bu dönemde Türkiye’nin Rakka'nın DEAŞ’tan geri alınması için başlatılacak operasyonu birlikte yürütme teklifine rağmen ABD YPG ile birlikte operasyon yapmaya karar verdi.

ABD Başkanı Donald Trump henüz başkanlığının 4’üncü ayında Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG/PKK’ya silah yardımını onayladı. Türkiye’nin tepkilerine rağmen ABD, binlerce tır yani milyonlarca dolar değerindeki silahı ve mühimmatı YPG/PKK’ya göndermeye başladı. 2018’in başlarında ise ABD Savunma Bakanlığı ve CIA'in 400 PYD mensubuna silahlı eğitim verdiği ve Türkiye sınırında "kuzey ordusu" yaratmıştı.

Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen YPG/PKK terör örgütünü desteklemek devam eden ABD’nin bu stratejisi ilişkileri geren en önemli etkendir. Türkiye ise ABD’nin bu stratejisini ilk olarak Fırat Kalkanı Harekatı ile Celabrus’u terörden temizleyerek sekteye uğratmıştır. Kurulması planlanan terör koridoruna ikinci darbe ise Zeytin Dalı Harekatı ile gelmiştir. Türkiye’nin kararlığı önünde duramayacağını anlayan ABD, Barış Pınarı Harekatı’nın önüne geçemedi ve heyet göndererek çözüm yollarını aradı. Sonuç olarak Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden olan YPG/PKK teröristlerine verilen destek sekteye uğratılmış ve sınır güvenliği garanti altına alınmıştır.

Bir diğer ana dinamik ise Türkiye Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşta ülke sınırlarını korumak ve hava savunmasını güçlendirmek adına Amerikan yapımı olan Patriot hava savunma sistemini satın almak istemişti. Fakat ABD kongresinden NATO üyesi ve ABD’nin önemli müttefiklerinden olan Türkiye’nin silah alımına onay çıkmamıştı. Milli güvenliği tehdit altında olan Türkiye, hava savunma sistemleri için farklı alternatifleri değerlendirmeye başlamış ve Rusya ile S-400 hava savunma sistemi alımı için anlaşma imzalanmıştı.

Bir NATO üyesi olan Türkiye’nin güvenlik tehditlerinden ötürü Rusya ile S-400 alım anlaşmasına karşı çıkan ülkeler, NATO üyesinin S-400 hava savunma sistemi kullanamayacağını ileri sürmüştü. İronik açıklamaların birbiri ardına geldiği bu dönemde F-35 programının önemli ortaklarından olan Türkiye, programdan çıkarılarak satışları durdurulmuştu.

Sonuç olarak ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gerilmesinin birçok dinamiği mevcuttur. Fakat ana dinamiklerin başında ABD’nin müttefiklik ilişkilerini hiçe sayarak YPG/PKK terör örgütüne sağlamış olduğu destek gelmektedir. Bir diğer önemli dinamik ise ABD’nin ve diğer NATO üyesi olan ülkelerin Türkiye’nin güvenlik endişelerini görmezden gelerek güney bölgesinde konuşlanmış olan Patriot hava savunma sistemlerini çekmesidir. Türkiye’yi Suriye’de kaotik bir sürecin yaşandığı dönemde yalnız bırak müttefik ülkeler özellikle ABD, Patriot hava savunma sisteminin satışını da askıya almıştı. Bu çerçevede Türkiye, Rusya ile S-400 alımı noktasında anlaşmaya vararak güvenlik endişesini gidermenin yollarını aramıştı. Fakat Türkiye’nin NATO müttefikleri, NATO üyesi olan bir ülkenin NATO’nun sistemine uyumlu olmayan bir sistemi kullanamayacağını ileri sürmüş ve yaptırım kararları almıştı.