Türkiye İdlib'de ne yapmayı planlıyor?

Esad rejiminin İdlib’de Türk askerini hedef alan iki saldırısının ardından ateşkesi kalıcı hale getirmek için bölgeye askeri sevkiyatı artıran Türkiye, Soçi mutabakatını ihlal eden rejim kuvvetlerinin şubat ayı sonuna kadar mutabakatta belirtilen sınırlara çekileceğini belirtti. Açıklamada “Radikaller” de dahil olmak üzere ateşkese uymayanlara karşı zor kullanılacağı ifade edildi. Türkiye bu hamlesiyle ne yapmayı amaçlıyor?

NATO zirvesi için Brüksel’de olan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar İdlib meselesiyle ilgili açıklamada bulundu. Akar açıklamasında, “Radikaller dahil ateşkese uymayanlara karşı zor kullanılacak, her türlü tedbir alınacaktır. Ateşkesi sağlamak ve kalıcı kılmak için ilave birlikler gönderiyoruz, alanı kontrol edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ateşkesin sağlanması ve göçün önlenmesi için çalıştıklarını belirten Akar, rejimin bugüne kadar ilan edilen dört ateşkesi de bozduğunu ve bu saldırıların giderek arttığını kaydetti.

63 REJİM UNSURU DAHA ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Milli Savunma Bakanlığı Twitter hesabından yapılan açıklamada, “İdlib bölgesinde çeşitli kaynaklardan alınan son bilgilere göre, 63 rejim unsurunun etkisiz hale getirildiği öğrenilmiştir.” ifadeleri kullanıldı. Son gerçekleşen olaylarla birlikte toplam 219 rejim unsuru etkisiz hale getirildi.

TÜRKİYE’NİN NİHAİ HEDEFİ

Dünya’nın İdlib’deki trajediye sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Akar, “Ateşkesi sağlamak ve kalıcı kılmak için ilave birlikler gönderiyoruz, alanı kontrol edeceğiz. Radikaller dahil ateşkese uymayanlara karşı zor kullanılacak, her türlü tedbir alınacaktır. Takviye edilen gözlem noktalarımız sahadaki durumun gözlenmesinde önemli rol oynamaya devam edecek. İdlib'deki mevcudiyetimizi takviye etmemizin maksadı ateşkesin kalıcı olarak sağlanmasıdır. Herhangi bir unsurun saldırısına karşı gerektiğinde kuvvet kullanımı dahil, kati bir ateşkesin sağlanmasına yönelik her türlü tedbirin alındığını ve alınacağını bir kez daha ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın açıklamasında da belirttiği üzere Türkiye’nin bölgedeki nihai gayesi olark yaşanan insanı dramın sonlandırılması ve yaklaşık 4 milyonu bulan insanın yaşadığı yerden tüm dünyaya yayılacak olan mülteci akınının önüne geçmek bulunuyor. Rusya ile Soçi mutabakatına yapılan karşılıklı bağlılıklar ve Türkiye’nin radikal gruplar dahil herkesin hedef alınacağını söylemesi Ankara’nın bu noktada kararlılığını vurgularken Moskova’nın verilen sözler tutulmadı açıklamalarına da bir nevi sahada karşılık verilmiş olunacak.

Bölgeye yapılan askeri yığınağın ateşkesi dolayısıyla bölgeyi koruma amaçlı yapıldığı gizlenmemektedir. Bu ise ilk etapta dış güvenliğin sağlanması sonrasında ise bölgede mevcut mutabakatı provoke edebilecek unsurların kademeli olarak temizlenmesi manasına gelmektedir. Aslında İdlib’de adı konulmamış bir operasyon yapılması planlanmaktadır. Gerçekleşen hareketlilik, Soçi mutabakatı çerçevesinde ateşkesi korumak, insanî dramı önlemek ve mülteci akınının önüne geçilerek yerel halkın kendi topraklarında huzur içinde yaşaması noktasında değerlendirilmelidir.