Türkiye ekonomisinin büyüme rakamları gerçeği yansıtıyor mu?

TÜİK’in açıkladığı son verilere göre Türkiye ekonomisi, 2021 yılının ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir büyüme kaydetti. Peki, açıklanan yüzde 7’lik büyüme vatandaşa neden yansımadı? Ekonomistler, Türkiye’nin büyüme rakamlarını nasıl yorumladı?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ilk çeyreğine (ocak-mart) ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisi 2021'in ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 büyüdü.

Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ilk çeyrekteki büyümeyi yorumlayan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, ‘’İlk çeyrekteki yüzde 7’lik büyümenin yüzde 56'sı net dış talep ve yatırımlardan geldi. Bu, dengeli ve sağlıklı büyümenin göstergesi’’ dedi.  Peki, gerçekten büyüdük mü?

TÜRKİYE EKONOMİSİ GERÇEKTEN BÜYÜDÜ MÜ?

Büyüme rakamlarının açıklanmasının ardından ‘’biz neden büyümeyi hissedemiyoruz?’’ diye soranların sayısı bir hayli yüksek. Ekonomistlere göre, bunun en önemli sebebi, büyümenin ihracat sektöründe gerçekleşmesi ve enflasyon oranının yüksek olması.

Dünyanın en etkili ekonomistleri arasında yer alan Prof. Dr. Emre Alkin’e göre, bu yılın birinci çeyreğinde hem sanayi hem de hizmetler tarafında gözle görülür bir canlanma ve ciro endekslerinde net şekilde gözlemlediğimiz bir yükseliş vardı.  Söz konusu canlanmanın sonucu olarak, bu rakamın çıkması oldukça doğal.

UZMANLAR TÜİK’İN AÇIKLADIĞI BÜYÜME RAKAMINI NASIL YORUMLADI?

Ancak Alkin’e göre, önemli olan bu oranı koruyabilmek. Çünkü önümüzdeki çeyrekler oldukça zorlu geçecek. Bununla birlikte, büyümenin ihracattan kaynaklı olduğunu ve bu nedenle büyümenin hissedilmemesinin oldukça doğal olduğunu kaydeden Alkin, bu durumu şöyle açıkladı:

''Büyüme rakamları bir önceki yılın aynı dönemine bakılarak hesaplanıyor. Açıklanan rakamlara bakarak, yıl sonu büyüme rakamı ile ilgili beklentimi hala yüzde 4-5 seviyesinde tutuyorum. IMF'nin belirttiği yüzde 6 'dan daha yüksek büyüme konusunda şu an için tereddütlerim var. İkinci çeyrek rakamları bu kadar iyi olmayacak büyük ihtimalle.''

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise, Twitter'dan yaptığı değerlendirmede, "Bu yıl ve gelecek yılın büyüme rakamları, baz etkisi, ötelenen talep, sektörel ayrışma gibi nedenlerle Türkiye'de ve dünyada gerçek resmi ortaya koyamayacak. Büyümede yeni normali ve gerçek tabloyu 2022 sonrası göreceğiz" dedi.

2021 ENFLASYON ÖNGÖRÜSÜ

Reuters’ta yer alan habere göre, Dünya Bankası’nın üst düzey bir yetkilisi David Knight, Türkiye ekonomisinin görünümünün “son derece belirsiz” olduğunu belirterek, ekonomik büyümenin “güçlü” para politikasına ve salgının kontrol altına alınması için uygulanacak tedbirlere bağlı olduğunu açıkladı.

Ayrıca Knight, Dünya Bankası’nın bu yıl ihracatın iyileşmesine bağlı olarak Türkiye için yaklaşık yüzde 5’lik bir ekonomik büyüme öngördüğünü ve 2021 yılı için enflasyonun ortalama yüzde 15.5 olmasını beklediğini belirtti.

DOLAR/TL KARŞISINDA DEĞER KAZANMAYA DEVAM EDİYOR

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) enflasyon 2008’den bu yana en yüksek seviyesinde. Normal şartlarda doların değer kaybetmesi gerekiyor. Ancak Amerika’da artan enflasyona rağmen, dolar Türkiye’de değer kazanmaya devam ediyor.

Ekonomistlere göre, bunun en önemli nedenlerinden biri, dolar faizi. Kısa bir süre önce ABD'nin yeni Hazine Bakanı Janet Yellen, “faiz artacak” anlamına gelen bir açıklama yapmış ve ortalık karışmıştı. Akabinden yüksek enflasyon verisinin açıklanması, faiz olasılığını arttırdı. Prof.Dr. Yalçın Karatepe’ye göre, bu durum gelişmekte olan ülkelerin para politikalarının sıkıntıya girmesine neden olabilir.

CUMHURBAŞKANI TEMMUZ - AĞUSTOS AYLARINI İŞARET ETTİ

Son olarak salı akşamı TRT ekranlarında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyüme rakamlarının bu şekilde devam etmesi durumunda bunun enflasyonun tek haneye inmesini sağlayıp sağlamayacağı sorusu üzerine şunları söyledi:

‘’Bugün yine Merkez Bankası başkanımızla görüştüm bizim bir defa faizleri düşürmemiz şart. Onun için de temmuz-ağustos aylarını göreceğiz ki faiz düşmeye başlasın. Böylelikle faiz yükünü yatırımların ve maliyetlerin üzerinden kaldıracağız. Enflasyonu tetikleyen faiz olduğu için orada da bir rahatlama dönemine inşallah girmiş olacağız çünkü bütün mesele o maliyet enflasyonundan faiz yükünü kaldırmaktır.’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ifadelerinin ardından, TL/dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesini gördü. Böylelikle dolar /TL kuru sığ piyasada 8,80 seviyesinin üzerini test etmiş oldu. Kur daha sonra 8,60 seviyesine kadar geri çekildi.