Türkiye depreme hazır mı?

İnsanların depreme karşı koyabilmeleri, her şeyden önce depremin ne olduğunu, deprem öncesinde, deprem sırasında ve sonrasında ne yapmaları gerektiğini iyi bilmeleriyle mümkün. Bilim insanları, 10 yıl içerisinde 7’den büyük deprem beklendiğini söylüyor. Vatandaşların deprem bilincinin arttırılması ve yapıların daha güvenli duruma gelmesi için çalışmalar sürdürüldüğü de belirtiliyor. 

Türkiye depreme hazır mı?

17 Ağustos 1999 depreminden bugüne ülkemizde deprem noktasında büyük adımlar atıldı. Son zamanlarda Türkiye’nin farklı şehirlerinde depremler meydana geliyor. Türkiye'de geçmişten günümüze yaşanan doğal afetlerin bıraktığı hasarların bilançosu oldukça büyük. Olası bir deprem anında hazırlıksız yakalanmamamız gerektiğini bildiren Kandilli Rasathanesi Genel Müdürü Haluk Özener, deprem öncesi ve sonrası yapılabilecek çalışmalarla ilgili bilgilerin internet sitelerinde mevcut olduğunu belirtiyor. ''Bir doğa afeti olan depremi tamamen önleme şansımız olmadığı için depremle ve doğayla barışık yaşamamız gerekiyor. Bundan dolayı zararları azaltmak için deprem öncesi yapılan çalışmalar büyük önem taşıyor.'' diye ekliyor.

Türkiye’de geniş deprem ağı tespit eden Afad, deprem anında kiminle iletişim kurulmalı, nasıl davranılmalı, acil durum çantası nasıl hazırlanmalı, evimizdeki güvenli yerler ve toplanma alanları hakkında internet sitesinde bilgi vermektedir. Bu gibi eğitimler ilk olarak ailede başlamalı ve şirketlerde de eğitimi verilmeli hatta yılda bir kez hem belediyeler hemde şirketler tarafından çalışanlarına tatbikat yapılmalıdır.

 Beklenen Olası Depremler

Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca deprem batıya doğru göç ediyor. 1939 yılında Erzincan’dan başlayan deprem hareketi, 1942’de Tokat Erbaa, 1943’te Lavik, 1957’de Abant, 1967’de Adapazarı sonra 1999 Marmara Depremi şeklinde batıya doğru ilerleme kaydetmiştir. Ülkemizde 8’i geçen deprem görülmemiştir ancak 7.9 şiddeti ile Erzincan’da deprem yaşanmıştır. Günümüzde Marmara’dan geçen fay hattının üzerine tam 15 adet deniz dibi sismograf yerleştirildi. En iyi senaryo ile, beklenen Marmara depreminin 7.2 şiddeti civarında olacağı öngörülüyor. Bu depremden sonra belli aralıklar ile peşpeşe deprem olabilir. Deprem fay hatları İstanbul’da nüfusun yoğun olduğu ilçelere yakın Silivri, Tekirdağ, Avcılar, Küçükçekmece ve Adaların tam altında güneyinden geçiyor. Bilim insanları bu mesafenin yüzme mesafesi kadar yakın olduğunu söylüyor. Bu sebeple özellikle İstanbul bölgesi risk altında.

Kandilli Rasathanesinin sismik gözlem istatistiklerinin sonucuna göre, ülkemizde 44885 tane 3 ile 3.9 arası deprem görülmüştür. Bu sonuç istatiksel olarak ortalama coğrafyamızda her gün depremin olduğu anlamına geliyor. Büyüklüğü 4 ile 4.9 arasında her 10 günde bir Anadolu'da deprem oluyor. Ortalama 50 günde bir 5 ile 5.9 arasında, 18 ayda bir 6 ile 6.9 arasında, ortalama 6 buçuk yılda bir 7’nin üstünde depremle karşılaşıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin söylemine göre, ‘’Son yüzyıl içerisinde 6 şiddetinin üzerinde tam 56 tane deprem gerçekleşmiştir Türkiye’de ve bu deprem sonucu hayatını kaybeden insan sayısı 82 bin civarıdır.’’

 Kentsel Dönüşüm

Bir kentin altyapısı denilince akla o kentin yolları, tünelleri, köprüleri, barajları, kanalizasyon, su, doğalgaz, elektrik ve telefon şebekeleri gelir. Olası bir depremde en çok zararı bu yapılar görür. Kenti depreme hazırlarken ilk olarak bu yapılar gözden geçirilmelidir. İstanbul için özellikle tatlı su barajlarının deprem güvenliğinin sağlanması hayati önem taşır. Depremde en fazla can ve mal kaybına yapı stoğunun tahribatı neden olur. Bu tür çalışmalar ya rantı yüksek yerlerde ya da çok kısıtlı yapılarda yapılmaktadır. 

Kandilli Rasathanesi Genel Müdürü Haluk Özener konuyla ilgili, ‘’Mehmet Özhaseki’nin söylediği gibi 7 milyon 500 bin tane bağımsız bölge risklidir. Kentsel dönüşüm çalışmaları ile yıllık 500 bin hedefi tamamlayıp tüm bina yapı stoğunu depreme karşı güvenli yapmamız için 15 yıla ihtiyacımız var’’ dedi.

 İSMEP Projesi Nedir?

GeoHazards International’ın yaptığı araştırmaya göre İstanbul, dünyada en yüksek deprem riskine sahip üç şehirden biridir. Doğabilecek olası sonuçlar açısından ise en çok risk taşıyan şehir olma niteliğine sahiptir. 2006 yılında başlatılan İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında, İstanbul’da yaşanabilecek olası bir depreme karşı can ve mal kaybını azaltmak için çalışıyor. Güvenli yarınların temelini atmayı amaçlıyor. Bu proje kapsamında birçok kamu kurumları, okullar, hastaneler, viyadükler köprüler güçlendirildi. Kimi yıkılıp yeniden yapıldı kimi güçlendirildi.