Türkiye, Avrupa Birliği ile mülteci konusunda yeni bir anlaşmaya varabilecek mi?

Avrupa Birliği’nin merkezi Brüksel’de mülteci krizine ilişkin olumlu mesajlar verildi. Mart ayında İstanbul’da 2 kritik zirve yapılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan “AB ile yeni bir süreç başlatabiliriz. Bunun için pek çok adım attık bundan da sonra da atacağız” ifadelerini kullandı. Uzlaşı mesajı veren Türkiye, bu işin karşılıklı sözlerin tutulmasını beklerken eli güçlü olan konumunda bulunuyor.

Mülteci krizini görüşmek için Brüksel’de AB Komisyonu AB Konseyi Başkanları ile bir araya gelen Erdoğan, Türkiye yolunda İdlib’te AB ile ilişkiler, Rusya’dan ABD ve patriot krizene dek pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

AB başkanlarına Türkiye-AB ilişkilerini geniş bir perspektiften ele almaları gerektiğini söylediklerini belirten Erdoğan, “Bu bağlamda 18 Mart 2016 tarihli Türkiye-AB Mutabakatı’nın gözden geçirilerek güncellenmesi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Schengen konusunun halledilmesi, müzakerelerin canlandırılması, yeni fasılların açılması, mülteciler için vadedilen toplam 6 milyar avro fonun hızla aktarılması ve ilave fon temini konuları üzerinde durduk.” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın büyük fotoğrafı görmesi gerektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjiden terörle mücadeleye, göç ve mülteci krizinden güvenliğe kadar her alanda dayanışma ve iş birliğine ihtiyaç var. AB ile yeni bir süreç başlatabiliriz. Bunun için biz pek çok adım attık, bundan sonra da atmaya devam edeceğiz. AB’nin de bu kararlılığı ve siyasi vizyonu göstermesi halinde mesafe almamız mümkün hale gelecektir.” tespitinde bulundu.

MERKEL VE MACRON GELECEK

Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson’ın da katılmasıyla zirveyi dörtlü de yapabileceklerini aktaran Erdoğan, “Cuma günü için aslında bir adım atacaktık. Gerek Sayın Merkel gerekse Sayın Macron İstanbul’a gelecekti. Gerçekleşmedi çünkü pazar günü Fransa’da yerel seçimler olması hasebiyle önümüzdeki hafta salı günü İstanbul’da bu buluşmayı gerçekleştireceğiz. Eğer Boris Johnson da gelebilirse bu zirveyi dörtlü, gelmezse üçlü yapacağız.” açıklamasında bulunudu.

“YUNANİSTAN’IN TAVRI CİNAYET”

Edirne sınırındaki Yunanistan’ın göçmenlere karşı tutumunu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konularda, Sayın Miçotakis maalesef çok geri kalmış bir konumda. Kendisinin önce uluslararası hukuku öğrenmesi lazım. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni bir okuması lazım. Sınır hattında takındıkları tavrın, bir cinayet olduğunu bilmeleri lazım. Bunların sınırda öldürdükleri 4-5 mülteci var. Bunların hesabını soracağız. Bunu orada bırakmayacağız. Aynı şekilde o çırılçıplak soydukları insanları, bütün o resimleriyle bu seneki Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı’nda bunların gözlerinin önüne sereceğiz.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE GÜÇLÜ TARAF

Türkiye’nin açık kapı politikası uygulayacağını açıklamasının ardından yaklaşık 150 bin göçmen Türkiye sınırından çıkış yaptı. Yunanistan güvenlik güçleri sığınmacıların geçişini engellemek için zulme varan yolları denemesine rağmen başarılı olamadı. Türkiye, Avrupa Birliği’nin vermiş olduğu sözleri tutmasını ve bu sözlere ek olarak yeni planlar çerçevesinde de çalışılabileceğini söyledi. Bu minvalde vize muafiyetinin sağlanması ve 6 milyar euronun söz verildiği gibi sığınmacılara aktarılması Türkiye’nin ilk öncelikli talepleri arasında bulunuyor. Bununla birlikte AB’den kuyruğu dik tutma maiyetinde açıklamalar gelse de AB’nin ‘birlik’ olarak kalması belli ölçüde Türkiye’ye bağlı bulunuyor. AB ülkelerinin sınırlarını kapatacağını açıklaması ve aşırı sağın yükselişi, sığınmacı meselesiyle doğrudan ilişkili durumda. Ankara, verilen sözlerin tutulmaması durumunda açık kapı politikasını sürdüreceğini açıklarken bir ‘dejavu’ya izin vermesi olası gözükmüyor.