“Türkiye gibi yapmalıyız”

Daha önce “Türkiye AB’ye giriyorsa biz çıkalım" diyen ve Türk fındığı kullanıldığı için Nutella yemeyeceğini açıklayan İtalya'nın ana muhalefet partisi lideri Matteo Salvini’den çok ilginç Libya çıkışı geldi. Türkiye karşıtlığı sözleriyle hatırlanan Salvini, ülkesinin Libya politikasını eleştirerek Türkiye’yi örnek gösterdi. İtalya, Libya sorununda taraf seçimi yapmayarak bedel mi ödüyor?

Roma’daki Yabancı Basın Derneği’nde bir basın toplantısı düzenleyen Lig Partisi Lideri Matteo Salvini, Senato’da yapılan oylamayla dokunulmazlığını yitirmesi ve yargılanmasının önünün açılması dahil ulusal ve uluslararası konularda soruları yanıtladı.

Konuşmasında hükümeti eleştiren Salvini, İtalya’nın Libya politikasının nasıl olması gerektiğini, Türkiye’yi örnek göstererek açıkladı.

İtalyan Senatosu eski İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin dokunulmazlığını kaldırarak, mültecilere yönelik izlediği sert siyaset nedeniyle yargılanmasının önünü açtı. Senato'da yapılan oylamada, Salvini'nin dokunulmazlığının kaldırılması oy çokluğuyla kabul edildi. Aşırı sağcı Lig Partisi’nin Genel Başkanı Salvini, Catania'daki bir mahkeme tarafından "görevi kötüye kullanmak" ve "bir gemide mahsur kalan sığınmacıları özgürlüğünden yoksun bırakmakla" suçlanıyor.

Salvini, Libya krizi konusunda mevcut İtalyan hükümetinin politikalarına karşı çıktı, hükümetin hem Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac hem de General Halife Hafter ile görüşmesini eleştirdi.

İtalyan hükümeti, Libya’da siyasi çözüm için tüm taraflarla diplomatik ilişkilerin sürdürülmesi gerektiğini savunuyor ve iki tarafla da görüşmelere devam ediyor. Son olarak Serrac ile bir araya gelen İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio daha sonra da Hafter ile görüştü.

HERKES SEÇİMİNİ YAPTI

Kamuoyu araştırmalarına göre İtalya’da en fazla desteğe sahip partinin lideri olan Salvini, İtalya hükümetini Libya’da bir taraf seçmemekle suçladı. İtalya’nın sorunun çözümü konusunda inandırıcılığını yitirdiğini kaydeden Salvini şöyle devam etti:

“İtalyanlar, hükümetin Libya’da bir seçim yapmamasının bedelini ödüyor. Serrac ile görüştüğünde Serrac’ın yanında olduğunu, Hafter ile görüştüğünde de Hafter’in yanında olduğunu söylersen tüm güvenilirliğini kaybedersin.

Fransızlar seçimlerini yaptı, Türkler seçimlerini yaptı, Almanlar seçimlerini yaptı, İngilizler seçimlerini yaptı. İtalya hükümeti ise her zaman olduğu gibi biraz o tarafla biraz bu tarafla. Hem onla hem bunla olursan her iki tarafa karşı da güvenilirliğini kaybedersin.”

Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı olduğu dönemleri de hatırlatan Salvini, Libya’da halen meşru olarak tanınmış bir hükümetin bulunduğunu hatırlatarak, “Ben meşru olarak tanınan hükümetten yetkililerle konuşuyordum. O hükümetin İçişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı ve Başbakanı ile görüşüyordum” diye konuştu.

Salvini, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte’nin geçen ay Roma’daki başbakanlık sarayında hem Hafter hem de Serrac ile görüşmek istemesine tepki gösterdi.

İtalya Başbakanı Conte, 8 Ocak’ta önce Hafter’i ağırlamış, ardından da Serrac ile görüşeceği açıklansa da Serrac bu görüşmeyi son anda iptal etmişti.

İtalyan basını Serrac’ın Roma ziyaretini iptal etmesinde, Hafter’in kendisinden önce resmi biçimde ağırlandığını öğrenmesinin etkili olduğunu yazmış ve İtalyan hükümetini “diplomatik bir gafa” imza attığı gerekçesiyle eleştirmişti.

Konuşmasında bu olayı da hatırlatan Matteo Salvini, Başbakan Conte’nin bu girişimini eleştirerek, “Başbakanlık Sarayı’nda İtalya Başbakanı’nın Libya Başbakanı’ndan önce Libya havaalanını bombalayan kişi ile görüşmesi gerçeküstüydü. Elbette Libya Başbakanı bu görüşmeye gitmedi. Güvenilirlik böyle kaybedilir” değerlendirmesini yaptı.

DOĞRU POLİTİKAYA TAKDİR

Bir İtalyan gazetesinin yayımladığı makalede, Libya'da çözüm için bir garanti bulunmadığı belirtilerek, askeri açıdan Hafter'in lehine olan durumun, Türkiye tarafından Serrac lehine değiştirilidiği ifade edildi. 

Makalede, "Bölgeyi askeri açıdan takviye ederek ve de her türlü saldırının başarısızlığa uğramaya aday olacağını Hafter’in açık ve net şekilde anlamasını sağlayarak, masanın üzerindeki kartları değiştirenler Türkler oldu" ibarelerine yer verildi.

İtalya’nın ana muhalefet partisinin lideri aşırı sağcı Salvini’nin de Libya politikası konusunda hükümete yönelik eleştirileri, yol haritasının nasıl olacağı konusunda fikirler vermesi, bu konuda Türkiye’nin ne kadar doğru bir politika sürdürdüğünü akıllara getirdi.

Üstelik, daha önce Türkiye konusunda birçok kez skandal açıklamalar sarf eden Salvini’nin bu sözleri söylemesi önemli.

Salvini, mülteciler için Avrupa'nın Türkiye'ye ödemesi gereken yardıma blokaj uygulaması tarafında yer alırken, “Bazıları Türkiye'nin AB'ye girmesini istiyor. Onlar giriyorsa biz çıkalım” ifadelerini kullanmıştı. 

Matteo Salvini, Türkiye karşıtlığını Türk fındığı içerdiği için İtalyan çikolata ürünü Nutella’yı yemeyeceğini iddia etmişti.

Libya’daki iç savaşın bitirilememesinin en önemli sebeplerinden biri Birleşmiş Milletler’in Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni meşru olarak tanımasına rağmen, bu hükümeti ortadan kaldırmaya çalışan Hafter’e destek olan ülkelerin tutumudur.

Akdeniz üzerinden gelen göç konusunda en fazla etkilenen Avrupa ülkesi olan İtalya, buradaki kaosun sona ermesini isteyecek ilk ülkelerden biri olmalı. Ancak, Conte’nin İtalya’sı bu konuda soruna çözüm bulabilecek herhangi bir adım atamadığı gibi, Avrupa Birliği ülkeleri nezdinde de bir çıkar yol bulma desteği de göremedi.

Aslında Türk düşmanlığı ile tanınan Salvini, Libya’daki iç savaş sorununun çözümünün Türkiye gibi meşru hükümeti muhatap alarak gerçekleştirilebileceğini dünyaya ilan ediyor.