Türk Akımı projesi nedir? Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin neleri görüştü?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'un katılımıyla Türkiye, Rusya ve Avrupa için büyük bir öneme sahip olan "Türk Akım"ı açıldı. Doğalgaz projesinin açılış seremonisinden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin ikili görüşme gerçekleştirdi. Bölgesel konularda etkili olan iki lider hangi konuları görüştü? Görüşmenin sonucu nedir?

Uluslararası adıyla ‘TurkStream’, Türkçe adıyla ’Türk Akım’, Rusya'dan çıkıp Karadeniz'i boydan boya geçen ve Ukrayna'yı bypass ederek Marmara bölgesine giriş yapan ve buradan Bulgaristan'a bağlanarak başta Güney Avrupa olmak üzere tüm Avrupa'ya enerji sağlayabilecek olan bir doğal gaz boru hattı.

'Güney Akımı' adı verilen ve 2014'te iptal edilen projenin yerine yapılmış olan bu hat projesi de Kasım 2015'te Rus jetinin düşürülmesinin ardından askıya alınmıştı. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin 2016'da normale dönmesinden sonra Mayıs 2017'de yapımına başlanan hat 8 Ocak 2020'de (bugün) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Rusya Devlet Başkanı Vladmir Putin, Sırbistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç ve Bulgaristan Cumhuriyeti Başbakanı Boyko Borisov’un katılımıyla birlikte açıldı.

Türkiye jeopolitik öneminden ötürü giderek enerji koridoru olmaya başladı. Hazar denizinden, İran’dan Irak’tan ve Rusya’dan çıkan doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa enerji pazarına güven içerisinde ulaştırılıyor. Türkiye üzerinden Azerbaycan doğalgazının Avrupa ülkelerine ulaştırılmasını sağlayan Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) 1 Temmuz 2019 yılında açılmıştı. TANAP’ın ardından Rus gazının da Türkiye üzerinden ‘Türk Akım’ ile taşınması Türkiye’nin önemini arttırdı. Diğer taraftan Türk Akım projesi Türkiye ve Rusya’nın yakın ilişkiler kurmasına olanak sağladı. 

TANAP: Açılımı Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı olan projenin amacı, Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 Gaz Sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer sahalarda üretilen doğal gazın öncelikle Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşınmasıdır. TANAP, Güney Kafkasya Boru Hattı (SCP) ve Trans-Adriyatik Baro Hattı (TAP) ile birleşerek Güney Doğal Gaz Koridorunu oluşturuyor. TANAP hattından yıllık 10 milyar metreküp Azerbaycan gazının Avrupa’ya arz edilmesi planlanıyor.

Tarihi bir öneme sahip olan ’Türk Akımı’ üzerinden yıllık 32 milyar metreküp doğalgazın Türkiye ve Avrupa ülkelerine arzı planlanıyor. Bugün ilk gazın pompalanacağı ‘Türk Akım’ projesinin açılışından önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin ikili görüşme gerçekleştirecek.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE PUTİN GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin Türk Akım projesinin açılması vesilesiyle bir araya geldi. Tarihi bir öneme sahip olan ‘Türk Akım’ projesi Türkiye ve Rusya’ya ikili görüşme olanağı sağladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in görüşmesinin dışında heyetler de birtakım görüşmeler gerçekleştirdi.  

İKİLİ GÖRÜŞMENİN SONUCU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Rusya Devlet Başkanı Putin, saat 13:35’de başlayan görüşmesi saat 15:15’de sona erdi. 1 saat 40 dakika süren görüşmelerin ardından basın açıklaması gelmezken Türkiye ve Rusya’nın Libya, Suriye, İdlip insani krizine ve İran-ABD arasında yaşanan gerginliğe ilişkin duruşları ilerleyen günlerde belirlenen politikalara yansıyacaktır.

Rusya gazının Avrupa’ya ulaştırılmasının en sağlıklı yolunun Türkiye üzerinden olduğunun farkında olan Kremlin, Türk Akım ile doğal gaz arz güvenliğini sağlamış oldu. Yine aynı şekilde Suriye iç savaşının ve İdlip insani krizinin çözümünde Ankara ve Kremlin doğal müttefik konumundadır. Dolayısıyla bölgedeki krizin çözüme kavuşması için iki ülke bir araya gelecektir. Nitekim yapılan açıklamalarda iki taraf da tek amacın bölgesel barış ve istikrar olduğunu belirtmiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin yaptıkları açıklamalarda coğrafya, Avrupa ve tüm dünya halklarının hayrı için bir arada olduklarını belirtti. Putin’in coğrafya halkının hayrı için politikalar yürüttüklerini açıklaması Libya’da Darbeci Hafter’in desteklenmesiyle ters düşmektedir. Nitekim Hafter, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ve meşru olan Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) karşı darbe girişiminde bulunmuştu. Ayrıca Hafter’in Libya’da işlediği savaş suçları her geçen gün artarken, Libya meşru hükümetine karşı saldırılarına da yenileri ekleniyor. Rusya’nın Hafter’in yanında durmasına karşı Türkiye, Trablus merkezli meşru UHM’nin yanında durmaya devam ediyor. Türkiye’nin UMH’yi desteklemesi uluslararası yasalara dayanan meşru bir girişimdir.

Diğer taraftan Türkiye, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin talebi üzerine asker gönderme kararı aldı. Türkiye’nin Libya’da bulunması bir savaş göstergesi olmazken barışı koruma ve istikrarı sağlama girişimidir. Türkiye’nin aksine Rusya bölgede meşru olmayan tarafı destekleyerek bölgesel barışı ve huzuru sağlayamaz. Dolayısıyla Rusya’nın Birleşmiş Milletler’in Libya’ya silah yardımı yapılmasını yasaklayan tasarıya uyması ve “Wagner” grubu üzerinden Hafter’i desteklemeyi bırakması gerekmektedir.