Trump'tan 2020 mesajı 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’u beklenmeyen bir şekilde görevden aldığını açıkladı. Bolton’a yaklaşım farkı bulunan Trump’un, görevden alma kararı birçok nedene bağlanabilir. Özellikle Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Bolton arasındaki rekabete bağlanabilir. Fakat bir diğer önemli nokta şudur ki Trump almış olduğu kararla 2020 seçimleri için bir mesaj vermiştir.  

Trump'tan 2020 mesajı 

Guardian gazetesinde yer alan değerlendirmede "ABD Başkanı'nın küresel ve çok taraflı uluslararası ilişkilere antipatisi değişmez ama Trump'un müdahalecilik karşıtı içgüdüleri ve kişisel diploması tutkusunun ağırlık kazandığı yeni bir denge oluşur. En iyi ihtimalle bu ayrıca Washington'un güvenlik kurumlarının politikaları arasında eşgüdümün geliştirilmesi ve bunun sonucu olarak da çoğu kez yeterince bilgilendirilmeyen başkana daha tutarlı tavsiyeler sunulur" diyor. 
 
Trump’un şahin görüşleriyle öne çıkan Bolton’u görevden alması, 2020 seçimlerine doğru giderken Amerikan yönetiminin daha “yumuşak” bir dış politikaya geçişinin güçlü bir sinyali olarak görülebilir. 20 Ocak 2017’de başkan olarak göreve başlamasından bugüne 3 farklı ulusal güvenlik danışmanı ile çalışan Trump’un, son olarak şahin görüşleriyle öne çıkan Bolton'u görevden alması Washington'ı sarstı. Özellikle İran konusundaki farklı yaklaşımlarıyla Trump'tan ayrıksı duran Bolton'un Venezuela ve Kuzey Kore konularında da Başkan'dan farklı bir çizgide durması, esasen Amerikan medyasına da birçok kez yansımıştı. Yakın çevresindeki birçok ismi göndermekte hiç tereddüt etmeyen Trump'un Bolton'u da göndereceğine kesin gözüyle bakılırken, bu ayrılığın bir sabah ansızın bir twit ile gerçekleşmiş olması yine de birçok kişiyi şaşırttı. Son olarak Taliban liderlerinin Camp David'e davet edilip edilmemesi konusunda Trump'la fikir ayrılığı yaşadığı belirtilen Bolton'un artık Beyaz Saray'a Ulusal Güvenlik Danışmanlığı yapma imkânı kalmamıştı.  

    

Attığı twitl ie Bolton’u görevden aldığını duyuran Trump, Bolton ile görüş ayrılıkları yaşadığını da attığı twitte belirtmişti. John Bolton'un görevden alınmasının ABD dış politikasının gündemindeki ana başlıklara muhtemel etkisi olacaktır. Özellikle ABD’nin Afganistan, Rusya, Venezüella, İran ve Kuzey Kore politikalarında değişimler gerçekleşecektir.  
 
Bolton’un Afganistan, Rusya, Venezüella, İran ve Kuzey Kore yönelik görüşleri 
 
Bolton’un, dış politikaya yönelik olan görüşleri Trump’un aksineydi, özellikle Afganistan, Rusya, Venezüella, İran ve Kuzey Kore’ye yönelik olan politikalarda çok farklı düşünmekteydi. Bolton Afganistan'daki ABD askerlerinin yılın sonuna kadar ülkeyi terk etmesi planına şiddetle karşıydı. Ayrıca Bolton Venezuela konusunda yapılan toplantılarda ABD'nin bu ülkeye asker göndermesini öneren belgeler ve planlar sunmuştu. Amaç Nicolas Maduro liderliğindeki sol hükümeti devirmekti. Bolton'un Maduro'nun hızla düşeceği ve Venezuela ordusunun hükümeti devirmeye girişebileceği öngörülerinin boş çıkması Trump nezdindeki itibarını epey sarsmıştı. 
 
Dışişleri Bakanı Pompeo, Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Ulusal Güvenlik Danışmanı sıfatıyla John Bolton geçtiğimiz yaz ABD'ye ait bir İnsansız Hava Aracı'nı (İHA) düşürdüğünde, Trump'a "İran'a saldırı düzenlemeyi" önerdiler. Fakat Trump, askeri bir çatışmanın sonuçlarından çekinerek bu tavsiyeye uymamıştı. Ayrıca Bolton'un İran'da arzuladığı bir rejim değişikliğinin getireceği ayaklanma öngörüleri de gerçekleşmedi ve İranlı reformcular ile sert tutumlular "dış güç" ABD'ye karşı safları sıklaştırdı.  
 
Başkanlık koltuğuna oturduğundan beri Rusya ile yumuşa yoluna giden ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rusya ile diyalog çabalarını memnuniyetle karşılayan Trump’un, Rusya ile ilişkilerde yumuşama çizgisi hem Avrupalı müttefiklerinin hem de Washington'da Demokrat ve Cumhuriyetçi bir grubun muhalefetiyle karşı karşıya kaldı. Rusya'ya hala Soğuk Savaş mantığıyla yaklaşan ve evvel eski Putin'den kuşkulanan Bolton da bu muhalefete destek veriyordu. Kuzey Kore konusunda ise Bolton hep çatışmacı bir çizgi izlemiş ve Trump yönetiminde yer aldığı süre içinde de "önleyici saldırı" yapılmasını savunmuştu. Bolton’un Kuzey Kore ile diyalog çabalarını baltalamak için ABD'nin Kuzey Kore özel temsilcisi Stephen Biegun’a perde arkasından karşı kampanya yürüttüğü suçlamaları yöneltilmişti.  
 
Birçok faklı konuda Trump’la farklı fikre sahip olan Bolton’un 2020 Başkanlık seçimlerine doğru ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak kalması öngörülemezdi. Nitekim öyle de oldu.  
 
Yumuşak Dış Politika 
 
Amerika’yı yeniden büyük yapalım “Make America Great Again” sloganıyla yola çıkan ve 2016 seçimlerini kazan Trump’un, "Amerika'yı Güçlü Tut" mottosuyla 2020 seçimlerine hazırlanması yeni bir savaşa girme ya da mevcut savaşları sürdürme gibi bir niyetinin olmadığını göstermektedir. Bu doğrultuda Trump’un Bolton gibi sabit fikirli, savaş sever, İran konusunda takıntılı ve BM görevinden itibaren şahin görüşleriyle tanınan bir kişiyle yol almayacağı aşikardı.  
 
 
İç politikada ekonomi temelli başarı hikayesi kurgulayan Trump'un dış politikada da Afganistan, Kuzey Kore, Suriye ve İran ekseninde birkaç başarı hikayesi yaratmak istediği gözüküyor. Ayrıca Afganistan'daki "bataklıktan" çıkmak istediğini birçok kez dile getiren Trump'un bu adımı bir türlü atamaması, en sonunda Taliban liderlerini Camp David'e getirmeyi planlayacak bir noktaya gelmiş olması önemlidir. Benzer şekilde Ruhani ile "ön koşulsuz" görüşmeyi dahi dile getiren Trump'un İran konusunu da bir yere bağlayıp 2020 öncesinde buradan da "anlatılacak bir hikâye" çıkarmak istediği söylenebilir. 
 
Tüm bu dış politika manevralarının geleceğini ve nereye varacağını kestirmek elbette kolay değildir fakat Trump’un "istediğim ülkeyle kendi bildiğim müzakere yöntemleriyle konuşur anlaşırım" yaklaşımının bu dönemde daha somut olarak gözlemlenebileceği söylenebilir. Yönetimi süresince belli ülkelerle ilişkileri bir hayli sınayan Trump’un, seçimler öncesinde daha yumuşak bir dış politika yaklaşımıyla belli düğümleri çözme yolunda adımlar atması beklenmekte, Afganistan, İran, Kuzey Kore, belki başka ülkeler ve başlıklar. Trump’un dış politikadaki bu değişimine ayak uyduramayacağı açık olan Bolton’un talihsizliği ise diğer birçok kişide olduğu gibi, bir sabah ansızın bir twit ile görevden alınması oldu.