Terör eylemlerine karşı “Negatif Ayrımcılık”

ABD’de gerçekleştirilen saldırılara karşın liderlerin, siyasilerin ve dini grupların tarafsız bir şekilde yaklaşamaması Müslümanlara yönelik “negatif ayrımcılığı” gündeme getirmiştir. New York Times gazetesi, 'beyaz ırkçı' terör saldırılarına faillerinin Müslüman olduğu belirtilen saldırılar kadar tepki verilmediğine dikkati çeken bir başyazı yayımladı. ABD gerçekleşen iç terör saldırılarında “Bireysel Silahlanma” büyük öneme sahiptir.

Terör eylemlerine karşı “Negatif Ayrımcılık”

Geçtiğimiz günlerde Amerika’da Teksas, Ohio ve Chicago eyaletlerinde peş peşe terör saldırıları gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen 3 ayrı saldırı sonucunda 29 kişi yaşamını yitirdi. Gerçekleştirilen terör saldırısında devlet başkanları ve bireylerin kullanmış olduğu söylemlerin yumuşaklığı dikkat çekmektedir. Özellikle İslam'la ilişkilendirilen eylemlerde liderlerin kullanmış olduğu söylemleri göz önüne aldığımızda takınılan tavırlarda farklılıklar göze çarpmaktadır. Tek taraflı, iki yüzlülük olarak tanımlanabilecek olan bu tavırlar yaşanan eylemlerin bir daha gerçekleşmesini önlemekten ziyade toplum içerisinde yaşanacak kaosu daha da derinleştirmektedir.  
 
ABD’de gerçekleştirilen saldırıların ardından Başkan Donald Trump Twitter üzerinden yaptığı açıklamada eylemleri sadece korkaklık olarak tanımlamakla yetinmiştir. Ayrıca liderler ve yayın organları gerçekleştirilen saldırılara terör eylemi dememe çabası içerisine girmiş durumda. Fakat hemen hemen ABD’de her gün bir toplu saldırı eylemi meydana gelmekte ve saldırılar sonucunda masum insanlar yaşamlarını yitirmektedir.  

Yaşanan saldırıları sadece The New York Times gazetesi terör saldırısı olarak tanımlamış ve Amerikan hükümeti ile uluslararası müttefiklerinin hiç gecikmeden seferber olacağını ancak ülkedeki ''beyaz ırkçı terör probleminin'' görmezden gelindiğini gündemine taşımıştır.  
 
Kaleme alınan başyazıda, “Saldırı eğer İslam adı altında yapılsaydı yönetim tüm gücüyle teröristlerin silah, para ve ideolojilerini yayacağı platformlara erişimini engellemeye çalışır, destekçilerine yaptırımlar uygular, teröristlere yardım ve yataklık yapanlar hakkında soruşturma açardı. Tahmin edilebileceği gibi, Müslümanlar aşırılık yanlılarına karşı daha sert tavır almamakla suçlanır, yabancı ülkeler yeteri kadar yardım etmediği için yaptırımlarla karşılaşır ya da siyasiler Müslümanların ABD'ye girmelerinin yasaklanması çağrısı yapardı.” ifadelerine yer verildi. 

Saldırıların beyaz ırkçı saldırılar olarak tanımlandığı başyazıda, terör saldırılarının “iç terör” olmasına rağmen ideolojinin küresel olduğu işaret edilmiştir. Ayrıca El Paso saldırganının manifestosunda Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye terör saldırısı düzenleyen saldırgandan esinlenerek yazdığı belirtilmiştir.  
 
Başyazıda, Beyaz Irkçılığının Trump yönetimi döneminde yeni bir boyut kazandığı ve meşrulaştığı dile getirilen başyazıda, Trump yanlısı Fox News kanalında da ''göçmenlerin giderek Amerikalıların yerini aldığı'' ve ''Amerika'yı işgal ettiği'' yönünde tartışmalara yer verildiği vurgulandı.  
 
Bir diğer çarpıcı gerçek ise, ABD Federal Soruşturma Bürosuna göre (FBI) 2001 yılından beri iç terör ya da ırkçı saldırılarda ölenlerin sayısının faillerinin Müslüman olduğu belirtilen saldırılardan çok daha fazla olduğu ancak FBI'ın kaynaklarının çoğunu uluslararası terörle mücadeleye aktarıyor olmasıdır.  
 
Gerçekleştirilen saldırılara tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşamayan Trump, muhafazakâr siyasiler ve dini liderlerin beyaz ırkçılığının kınanması için daha fazla çaba göstermesi, bankaların bu grupların finanse edilmesine engel olması ve teknoloji firmalarının DEAŞ propagandası yapan sosyal medya platformlarını kapattığı gibi “beyazların üstünlüğü”’ne yönelik propaganda yapan mecraları da kapatması gerekmektedir.  

 ABD’deki bireysel silahlanma 

ABD toplumunun geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen eylemlerden ve öncesinde yaşanan okul saldırılarından çıkarması gereken birçok ders var bunların başında bireysel silahlanma gelmektedir. ABD’deki bireysel silahlanma diğer ülkeleri geride bırakmış durumda. Sayısal verilere göre ABD’de her 100 kişiden 89’u silaha sahip durumda. Ülke bazında karşılaştırıldığında ABD 270 milyon silahla birinci sırada yer almakta.  

Kaynak: Small Arms Survey (2011)

 

2016 verilerine göre ABD’de ateşli silah kullanımıyla yaşamını yitirenlerin sayısı yüzde 64 olarak gerçekleşmiştir. ABD'deki Hastalık Koruma Merkezi'nin (CDC) verilerine göre ülkede yılda ortalama 33 binden fazla kişi ateşli silah kullanımı nedeniyle yaşamını yitiyor. Bu rakama göre ateşli silahlar nedeniyle her 6 saate bir ölen Amerikan vatandaşı sayısı, terör saldırısı diye tanımlanan saldırılarda ölenlerden fazla. Ayrıca ateşli silahla adam öldürme oranları bakımında ABD; Kanada, Avustralya ve İngiltere’yi geride bırakmış durumda.  

Kaynak: FBI, İngiltere İçişleri Bakanlığı Cinayet Endeksi, Kanada İstatistik Kurumu, Avustralya Suç İsatatistikleri