Teknolojiyle kapıyı çalan tehlike; Gözetim toplumu

Her geçen gün gelişmekte olan yeni teknolojilerin artışı, özel alanının sürekli daraltılmasına ve önümüzdeki dönemde gizliliğin tamamen ortadan kalkacağına ilişkin kaygıların artmasına sebep oluyor. Bu kaygıyı oluşturan sebepler neler? Gözetim toplumu ile hayatımız kontrol edilebilir mi?

Teknolojiyle kapıyı çalan tehlike; Gözetim toplumu

Gözetim toplumu ve teknoloji

Gözetim kavramı, gücü elde tutarak toplumları kontrol etmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Kontrol kavramı ise, toplulukları denetim altında tutmak şeklinde açıklanabilir. Günümüzde teknolojinin hızlı ilerlemesi gözetim toplumlarını ortaya çıkartırken aynı zamanda özgür düşünce ve eylemlerinde zamanla daha fazla yok olmasına sebep olabiliyor. Gizliliğin tüm tehditleri çeşitli kaynaklardan geliyor ve günümüzde medya ve teknoloji bunun en önemli kaynağını oluşturuyor.

Teknolojinin gelişmesiyle insanlar istediği birçok şeye hızlıca ulaşabilirken, aslında farkına varmadan gizliliklerinden ödün vermiş oluyor. Tüm bunların yanı sıra resmi otoriteler de daha sağlıklı kamu hizmetleri sunmak, suçlularla mücadele etmek, vergi toplamak gibi, nedenlerle düzenli olarak sıradan insanlar hakkında bilgi topluyor. Gelişen teknolojinin istenilen bilgiye hızlı ve basit olarak ulaşmayı sağlaması, bireylerin kendilerinin gözetlenmesini de arttıran bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

İnternet ekisi

Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan insanların bilgi paylaşımlarını anlık hale getiren internet, aynı zamanda karşılıklı bilgi alışverişini sağlayan birçok platformun da ortaya çıkmasını sağlayan en önemli teknolojinin başında geliyor. Bilimsel, kültürel, toplumsal bilgiye sınırsız ve ücretsiz erişim, en doğal insan haklarından biri ve internet teknolojisi de bunu mümkün kılma gücüne sahip. İnternet bugün bilgiye ulaşım, bilgiyi işleme ve bilgiyi yayma açısından insanlık tarihinin en geniş platformu ve on binlerce yıllık medeniyet birikiminin kütüphanesi durumunda.

Aynı zamanda tüm kişisel bilgilerimizi aktarmaktan çekinmediğimiz bir platform konumunda. Biz kullanıcılar internette gezinilen aslında her site bir gözetim ağını oluştuyor. İnternet sitelerinde hangi sitelerin en çok ziyaret edildiği ve sayfaların tıklanma oranlarına kadar birçok bilgi tespit edilebiliyor. Özellikle bir siteye giriş yaparken e-posta adresinin ya da kişisel bilgilerin istenmesinin en önemli sebebi, kişileri daha fazla gözlem altına almak istemekten kayaklanıyor.

Bireyler hakkında çok fazla bilgiye sahip olmak ve onları kontrol altında tutmak, istenilen her an onlara ulaşabilmek anlamına geliyor. Bu ve bunun gibi bilgiler ile yurt dışına çıkmak isteyen birinin depolanan bilgilerine bakılarak, herhangi bir yere borcu olup olmadığı tespit edebiliyorlar. Kişilerin kullandığı akbilden nerelere hangi sıklıkla gittiği veya arabası ile uğradığı benzin istasyonları gibi bilgiler kolaylıkla depolanabilmekte ve bu bilgiler istenildiği zaman bireylerin aleyhine de kullanılabilmektedir.

Bilgilerimizi ne yapıyorlar?

Bankalar tüm dünya genelince bu durumun en iyi örneğini oluşturuyor. Bankacılık sisteminde tüm dünyanın kullandığı parmak izi teknolojisiyle, tüm işlemlerin çok daha kolay ve hızlı yapıldığı, aynı zamanda müşterilere büyük avantaj sağladığı bilgisine herkes hakim ancak burada, gözetimin tüm teknolojileri kullanılarak ustaca yapıldığı gözetilenlerce fark edilememekte.

Müşteriler kendilerine sunulan bu kolaylık karşısında, kimliğin en önemli detaylarından biri olan parmak izini hiç tanımadıkları kişilere rahatlıkla verebiliyor. Parmak izi teknolojisine sahip bankalardan alınan kredi kartları bir süre sonra kullanılmak istenmediğinde bile parmak izi artık o bankanın veri tabanında kayıtlı kalmaya devam ediyor. Böylece parmak izine bağlı müşteriyle ilgili tüm bilgiler bankanın kontrolü altına giriyor ve böylece bankalar ile ile istenilen tüm bağlantılar kesilememiş oluyor.

Gözetlemeye diğer bir örnek ise, bir çok kurumun müşteri hizmetleriyle yapılan görüşmeleri kayıt altına almasıdır. Bu uygulama genellikle müşteri memnuniyeti adı altında, müşterinin onayı alınmadan yapılmaktadır. Söz konusu uygulamanın asıl amacı, müşterilerin davranışlarını kontrol altına almaktır.

Özel yaşamın sonu

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Bildirgesi’ne göre gizlilik en temel insan hakkıdır. Yasalar, özel yaşamın gizliliğinin korunmasına yönelik çok sayıda düzenleme getirmiştir fakat yeni teknolojilerin artışı, özel alanının sürekli daraltılmasına ve ihlallere sebebiyet vermiştir. Teknolojik gelişim bu hızla artmayı sürdürürse önümüzdeki dönemde gizliliğin tamamen ortadan kalkacağına ilişkin kaygılar artmaya başlamıştır. 

İnsanların özel yaşamlarına ilişkin birçok ayrıntıyı içeren bilgiler, özel yaşamın daralmasına sebebiyet verdiği gibi doğal olarak tamamen yok olmasına da neden olabilir. Bugün teknolojiyi epey yoğun şekilde kullanan dijital vatandaşlar, diğerlerinden çok daha fazla gözetim altındadır. Gündelik hayatta kredi kartları ile yapılan alışverişler, internet aracılığıyla gerçekleştirilen ticari işlemler ve ziyaret edilen web siteleri söz konusu duruma birer örnektir.

Günümüzde gelişen modern teknolojilerden biri olarak bilinen Mobil Elektronik Sistem Entegrasyon Sistemi (MOBESE) kameraları da bu durumun en çarpıcı örneğini oluşturabilir. Uzun yıllardır uygulanan en önemli uygulamalardan biri olan MOBESE kameraları, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de toplumu 24 saat gözetlemektedir. Mağaza ve caddelerdeki tüm bu güvenlik kameraları, oldukça gelişmiştir ve tüm fiziksel davranışları tüm detaylarına kadar takip edebilmektedir. Ayrıca görüntüler uzun süreli kayıtlarla gerektiğinde kullanılmak üzere arşivlenmektedir.