İnsan 2.0’a hazır olun!

Teknolojinin üstel olarak ilerleyişi, hayatın her alanına nüfuz etmesine ve takip etmesi zor bir hızda değişime yol açtı. Öyle ki, kullanılan teknolojiler, nesnelerin interneti (IoT) artık insanların birer uzvu haline geldi. Peki, bilişsel açıdan da bu teknolojilerle birleşilebilir mi? Diğer bir ifadeyle, bir “süper zeka” yaratılabilir mi? İşte bu aşamada “teknolojik tekillik” kavramı ortaya çıkıyor.

Şeyda Kübra Ayaz

seydaayaz@intell4.com

Tarih, yeni ve çığır açan teknolojilerin insanların hayatlarını tamamen değiştirdiği örneklerle dolu. Değişim genellikle o kadar dramatiktir ki, bu tarz teknolojik sıçramalardan önce yaşayan insanlar, sonraki nesillerin nasıl düşündüğünü anlamakta çok zorlanırlar. Geçmişte yaşayan birçok kişi süper bilgisayarlar, akıllı cihazlar, kablosuz ağ veya yapay zeka gibi teknolojilerin bu kadar yaygın hale geleceğini ve toplumu nasıl değiştireceğini tam olarak hayal edemezdi.

Bugün gelinen noktada ise söz konusu teknolojilerin kullanılmadığı hiçbir alan kalmadı. Teknolojinin üstel olarak ilerleyişi, hayatın her alanına nüfuz etmesine ve takip etmesi zor bir hızda değişime yol açtı. Öyle ki, kullanılan teknolojiler, nesnelerin interneti (IoT) artık insanların birer uzvu haline geldi. McLuhan’ın dediği gibi, başlangıçta bizim şekil verdiğimiz aletler, şimdi bize şekil vermeye başladı. Peki, bilişsel açıdan da bu teknolojilerle birleşilebilir mi? Diğer bir ifadeyle, bir “süper zeka” yaratılabilir mi? İşte bu aşamada “teknolojik tekillik” kavramı ortaya çıkıyor.

YAPAY ZEKA KENDİ KENDİNİ GELİŞTİRMEYE BAŞLAYACAK

Tekillik (singularity) aslında matematiksel bir kavram ve uzay-zamanda bir gök cisminin yoğunluğunun ve kütle çekim alanının koordinat sistemine bağlı olmayan bir şekilde genel görelilik tarafından sonsuz olacağı tahmin edilen konumu ifade eder. Teknolojik tekillik kavramı ise buradan çıkan bir metafor olarak kullanılır. Vernor Vinge’nin 1993 yılında yazdığı “The Coming Technological Singularity” ile tam karşılığını bulan kavram, teknolojik büyümenin kontrol edilemez hale geleceği ve insan uygarlığında geri döndürülemez değişikliklere yol açacağı varsayımsal bir noktaya işaret eder.

Teknolojik tekilliğe dair en belirleyici unsur ise yapay zekanın gelişimi. Günümüzde internette çıkan reklamlardan navigasyon uygulamalarına kadar her yerde yapay zeka kullanılıyor. Peki, yapay zekanın niteliksel olarak tüm insan zekasını aşması ve bir süper zekaya dönüşmesi mümkün mü? Vinge’e göre, yapay zeka kendini geliştirmeye devam edecek ve teknolojik olarak insanlıktan daha ileri bir seviyeye ulaşacak. Biyolojik olmayan zeka, kendi tasarımına erişebilecek ve giderek daha hızlı bir yeniden tasarım döngüsü içinde kendini geliştirebilecek.

Vernor Vinge, "Yakında kendimizden daha büyük zekalar yaratacağız. Bu gerçekleştiğinde, insanlık tarihi bir tür tekilliğe, bir kara deliğin merkezindeki düğümlü uzay-zaman kadar aşılmaz bir entelektüel geçişe ulaşacak ve dünya anlayışımızın çok ötesine geçecek."

“TEKNOLOJİK TEKİLLİK 2045’TE GERÇEKLEŞECEK”

Google Mühendislik Direktörü Ray Kurzweil, aynı zamanda gelecek teknolojilere dair yaptığı tahminlerle de bilinen bir fütürist. Teknolojik tekillik için de öngörüde bulunan Kurzweil, “Yarattığımız zeka ile kendi zekamızın birleşmesi sonucu bir milyar kat daha ileri seviyeye ulaşacak tekilliğin 2045 yılında gerçekleşeceğini düşünüyorum. 2029 yılına kadar da bilgisayarlar insan seviyesinde zekaya sahip olacak” ifadelerini kullandı.

Kurzweil, teknolojik tekilliğe giden sürecin çoktan başladığını öne sürüyor. Bilgi tabanlı teknolojilerin giderek artması ve makineler arasındaki veri akışının hızlanması nedeniyle geliştirilen yapay zeka, üstel bir şekilde ilerleyecek. Akıllı nanorobotlar vücudumuza, beynimize ve çevremize derinlemesine entegre olacak. Böylece kirlilik ve yoksulluğun üstesinden gelinecek, çok uzun ömre sahip olma, tüm duyuları içeren sanal gerçeklik deneyimi ve ışınlanma gerçekleşecek. Nihayetinde teknik ilerleme o kadar hızlı olacak ki insan zekasının takip edemeyeceği bir noktaya gelecek. İşte bu nokta da teknolojik tekilliğin kendisi olacak.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk “Dünyanın gelecek 15- 20 yıl içerisinde yaşayacağı büyük kırılmanın farkında olan kişiler olarak bütün dünyadaki bu dönüşümü yeniden okumak zorundayız. Eğer bu büyük kırılmaya hazır olmazsak, yani biyolojik, fiziksel ve dijital olanı bir araya getirecek bir tekillik uygarlığa hazır olmazsak o zaman gerçekten de bu küresel dönüşümün ne olduğunu okumakta zorlanabiliriz

 

İNSANLIK KENDİ SONUNU MU GETİRİYOR?

Stephen Hawking, Elon Musk ve hatta Bill Gates gibi dünyanın bilim ve teknoloji alanında önde gelen isimleri, yapay zekanın insanları kontrol altına alacağına dair yorumlar yapıyor. Bu görüşlerin altında yatan neden ise yapay zekaya yönelik araştırmaların geldiği nokta. Bilim insanları, beyindeki nöronların yarısından fazlasını oluşturan beyincik de dahil olmak üzere beynin birkaç bölgesinin matematiksel modellerini ve simülasyonlarını oluşturuyor. Yani, insan beynini bilgisayara kopyalıyorlar. İnsan beyninin anlaşılması, yapay zeka uygulamalarını da giderek genişletiyor. Öte yandan, insan zekasına sahip biyolojik olmayan sistemler oluşturulması, bilgi ve becerileri elektronik hızlarda paylaşmak gibi insanların yapamadığı eylemleri gerçekleştirebileceği için öne geçiyor. Bu seviyedeki bir yapay zeka, geçmişte hiçbir insanın düşünmediği fikirleri kavrayabilir ve bugün sahip olduğumuz her şeyden daha sofistike ve gelişmiş teknolojik araçlar icat edebilir.

Kurzweil gibi fütüristler ise teknolojik tekilliği insanlığın gelişmesi için bir fırsat olarak görüyor. Henüz insan vücuduyla birleşmese de kullanılan tüm akıllı cihazlar aslında insan zihnini genişletmeye yarıyor. Kurzweil, Parkinson hastalarını işaret ederek beyinlerine yerleştirilen cihazlarla sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam edebildiğini ifade ediyor. Aynı şekilde 2030’lu yıllarda insan beynine yerleştirilebilecek bir teknolojik cihazla insanların hafızası neden geliştirilmesin?

Bu noktada fütüristlerin öngörüsü insanın dışında oluşturulacak bir süper zekanın aksine insan-makine sentezinden ortaya çıkacak bir üst insan modeli. Böylesine gelişmiş bir teknolojinin, insan beyninin yapısını değiştirerek veya zihni bu sistemlerin üzerinde çalışabileceği donanıma aktararak insan zihninin işlem gücü, zekası ve erişilebilir bellek sınırları geliştirilebilecek.

İNSANLIĞIN YEN ÇAĞI: İNSAN 2.0

Yapay zekanın insanların düşünme şeklini nasıl değiştirmeye başladığı giderek daha çok netleşiyor. "Deep Blue" bilgisayarının 1997 yılında satranç ustası Gary Kasparov'u yenmeyi başarması ve ardından gelen tartışmalar, hayatın her alanında ortaya çıkmaya başladı. Önümüzdeki birkaç on yılda, yalnızca insanların oynadığı birçok oyunda, meslekte ve diğer alanlarda tekilliğin ortaya çıkması beklenebilir. Bu noktada bazı insanlar yapay zekaya karşı mücadele etmek isteyecek, diğerleri ise bunu görmezden gelecek. Ancak bu yaklaşımların her ikisi de sonuçsuz kalacak. Çünkü yapay zeka, beklenildiği gibi insanlardan daha yetenekli hale geldiğinde hem karşı çıkanlar hem de umursamayanlar geride kalacak. Bu süreçte farkındalık oluşturularak ulaşılan tekillikten yararlanmak ve aslında yapay zeka ile iş birliği yapmak gerekiyor.