Teknoloji şirketlerinin yeni hedefi Afrika mı ?

Yıllar önce sömürgeciler tarafından, teknelerle yeni bir dünya keşfedildi. Bunun sonucunda demiryolları ve altyapı inşa ederek imparatorluklarını genişlettiler. Sömürge kavramı şimdilerde, sahte haber uygulamarı, kabile şiddeti ve demokratik huzursuzluk olarak adlandırılıyor. Afrika’da yaklaşmakta olan demokrasileri tehdit etmeye ve fakirliğin devamına sebep olmaya devam ediyor. Teknolojik firmalar için uğrak noktalardan biri olan Afrika, son yıllarda bir dizi sömürgeyle karşı karşıya.

Teknoloji şirketlerinin yeni hedefi Afrika mı ?

Dijital sömürgecilik nedir?

Dijital sömürgecilik, teknoloji şirketlerinin geliştirdiği ve sahip olduğu iletişim ağları aracılığıyla, vatandaşların açık rızaları olmadan, merkezi olmayan verilerin çıkarılması olarak adlandırılır. Dijital sömürgeciliğin en önemli ham maddesi veri olarak nitelendirilir. Veri toplama, reklam hedefleme ve reklam dağıtımı için teknoloji ve altyapı sağlayan şirketler, kişiselleştirilmiş reklamlar ve mesajlarla, tüm farklı grupları hedef altına kolayca alabilir. Teknoloji şirketleri, Afrika ülkeleri için, kullandıkları üstün teknoloji ile farklı gündemleri dayatabilme kolaylığını bulurlar. Para ödeyip artık yerel olan bu şirketler, partiler ve kuruluşlar için veri kaynağı üretip satarlar. İlk başta teknolojiyi yeni kullanan vatandaşları hedef grubu olarak belirlerler. Teknoloji şirketleri için vatandaşların verileri, doğal kaynaklar gibidir. Politik mesajlarını, ajandalarını veya ürünlerini satabilmeleri için hedef gruplarını bilmesi, ticari ve politik taraf için daha kolay çıkarılabilir ve satılabilir olarak ifade edilir. Bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra Afrikaʼda çok yapı değişmeye başladı. Fakat, Afrikaʼnın herhangi bir yerinde, Avrupalılar tarafından kurulan ekonomik yapının da değişmesi zorlaştı. Afrikaʼda ticaret, tüm kaynaklara erişimi olan siyasiler ve teknoloji firmaları aracılığıyla devam ediyor. Sömürge sonrası ticaret için, Afrikaʼnın gelişmebilmesi ve kalıbının nasıl kırılacağı hep merak unsuru olarak duruyor.

Yeni teknoloji her zaman zenginlik midir?

Dijital sömürgeciliğin modeli, batı ülkelerinde çok iyi bilinmektedir. Fakat Afrika’daki birçok ülke için, aynı durumdan söz etmek biraz zor gibi gözüküyor. Teknoloji şirketleri, ilk başta ücretsiz iletişim hizmetleri ve arama motorları sağlıyor. Bunun sonucunda kullanıcıyı, platform etrafında takip etmeye başlıyor. Bu yakın takip, reklam verenlerin, davranış modellerine dayanarak, kişisel reklamlarla tüketicileri ve seçmenleri hedeflemelerini sağlıyor. İkinci sağladıkları yapı ise , vatandaşların sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanılmasıdır. Afrika kıtasında giderek daha fazla yaygınlaşan sosyal ağlar, halka ulaşmak ve oluşan gündemi belirlemek için , en önemli araç olarak ifade edilir. Yeni teknoloji, her ülke ve topluluk için büyük çözümler üretip sunar. Dünyayı etkisine alan teknolojik yapı, Afrika üzerinde derin bir etki oluşturmaya devam ediyor. Afrika'nın yoksulluk ve sömürge mirasını atlayarak, kalkınmanın tüm aşamalarını geçebileceği düşüncesi, neredeyse tüm kıta tarafında benimsenmiş durumda. En güzel örneği ise, Afrika'nın tamamen sabit hat teknolojisini atlayarak doğrudan cep telefonlarına geçişi olmuştur. Fakat, bu tür umutların ardında, mülkiyet ve kontrol üzerinde, bilinen bir endişe yatmaya devam ediyor. Bu endişe ile büyük ve yeni teknoloji, özgürleştirici bir güç olmaktan uzak, yeni bir sömürge aracı olarak ortaya çıktığı anlayışı, düşündürücüdür. Kenya'da, bir haber sitesi, muhalefet lideri için, beyazlara ait çiftliklere yapılan saldırıları düzenlediğini bildirdi. Bunun sonucu, sahte haberler ve bu gibi yanlış bilgilendirme, binlerce Kenyalı'nın öldüğü ve yaygın kabile şiddetinin nedeni olarak ortaya çıktı. Yanlış bilgilendirme sadece Kenya'ya özgü bir durum değil. Geçen sene Nijeryaʼda insanlara saldıran ve öldüren çobanlara dair sahte bir rapor yayınlandı. Nijeryaʼnın sosyal medyasında büyük viral haline geldi. Sahte resimler ve yeni kabile şiddeti iddiası, Nijerya sosyal medyasında dolaşmaya başladı. Bu talihsiz olayların sosyal ve politik sonuçları vatandaşları ilgilendirir ve dijital sömürgecilik, güvenliğe en büyük tehdit haline gelmektedir.

Zenginlik hiçbir zaman altın tepside sunulmuyor

Facebook ve Google, dördüncü sanayi devrimi için Afrika’nın birçok yerinde kendi şirketlerine bağlı bir yer açacağını duyurdu. Örneğin Google, Afrika’nın ilk yapay istihbarat laboratuarını Gana’da açacağını bildirdi. Teknolojik şirketlerin iştahını kabartan durum ise Afrika’nın genç nüfus potansiyeli. Afrika'nın nüfusu yaklaşık 1.2 milyar ve nüfusun % 60'ının 24 yaşın altında olduğu tahmin edilmektedir. 2050 yılında, Afrika’nın nüfusunun 2,4 milyar'a çıkacağı tahmin ediliyor. Dijital sömürgeciliğin, olumsuz bir tarafıda gençlere yönelmek olarak ifade edilebilir. Bu durum yeni teknolojiyi kabullenme açısından, teknolojik firmalara kolaylık sağlıyor. Afrika hükümetleri de, teknik devleri coşkulu bir şekilde karşılamaya devam ediyor. Afrika'daki birkaç sektör, sağlık hizmetlerinden tarıma kadar her şeyi teknolojik devrim yapısına geçirme potansiyeline sahip. Örneğin, bebekler için yapılan bir program, Afrika’daki başlıca ölüm nedenlerinden biri olan yeterli oksijen ve besin alamadığı için ölen çocuklara, yapay zeka teknolojisi kullanarak, ölümlerin önüne geçmek hedefleniyor. Böyle örnekler çoğaldıkça, cep telefonu kullanımı aynı doğrultuda artmaya devam edeceği aşikardır. Vatandaşlar, kişisel verilerini korumak için hükümetler üzerinde baskı yapıyor. Ancak, son zamanlarda zor ve yeni veri koruma yasalarını geçiren Avrupa’nın aksine, birçok Afrika ülkesinde gizlilik konusundaki tartışmalar sessizleştirildi. Afrika için artık, yoksulluk önleyici grup olan teknoloji şirketlerine, küresel bir veri devleti oluşturma konusunda serbestçe zemin hazırlama korkusu oluşmaya başladı. Afrika ülkelerinin çoğunda, vatandaş verilerini koruma yasaları yoktur veya çok kısıtlıdır. Bu durum teknoloji firmaları için, veri toplamak ve bunları en güçlü şekilde harekete geçirici duyguları besleyen mesajlarla doğru grupları hedeflemek altın tepsine sunulan bir durum. Potansiyel veri toplama, kişinin etnik kökenleri gibi hassas kişisel veriler de dahil olmak üzere son derece müdahaleci olabilir. Veriye dayalı yanlış bilgilendirme ve manipülasyon ile olgusallık sonrası demokrasiler geliştirilmeye devam ediliyor. Bunun sonucu, daha fazla kabile şiddeti ve daha fazla fakirlik ile sonuçlanıyor. Kutuplaşmadan beslenen ve kar eden yeni dijital sömürge yapan şirketler için, sadece Afrika kıtasının kendi şartlarında, kendi kendini belirleyen demokrasisi ve gelişimi için birlikte çalışan bir cephe, etkin bir şekilde karşı koyabileceğini ifade edebiliriz. Bunun sonucu, Afrika'da yaşayan vatandaşların tarihsel olarak demir zincirlerle zorlandığı bir kıtadan, görünmez zincirler ile geleceği tehlikeye atmamasından ve daha çok teknolojik boyutta, gelişebileceği bir kıta yapısına dönüşecek olmasıdır.