Teknoloji gündemi nasıl yönlendiriyor?

Teknoloji, bizi daha fazla sürdürülebilir bir geleceğe götürüyor. Gelecek olan gerçek değişim, yalnızca tüketim açısından değil, diğer birçok faktörde de alışkanlıklarımız ve yaklaşımlarımızda kendini gösterecektir. Şimdiye kadar, sürdürülebilir bir gündemde, rol oynayabilecek bir güç olarak teknolojiye, çok fazla yatırım yapılmadığı, hep tartışma konusu oluyor. Peki sürdürebilir bir gündem için, gerçekten teknoloji önemli mi?

Teknoloji gündemi nasıl yönlendiriyor?

Teknoloji, geçmişten günümüze kadar, insanın gelişmesi ve ekonomik büyüme için önemli bir rol model olmuştur. Bu rol model, Dünya ekonomik forumu tarafından şöyle betimlenir: Doğrudan iş sağlama, ülke ekonomisine direk katkı, yeni hizmetler ve yeni endüstrilerin oluşumu ve sürdürebilir bir gündem. Bu nedenle, teknoloji ve gelişme arasındaki ilişki, sabit olmak yerine, sürekli değişen sürdürebilir bir gündem yaratmaya devam ediyor. Bu ilişki, teknolojinin gelişmesi ile, bugün olduğundan daha güçlü bir yapıda olduğu söyleniyor. İnternet’in zirve noktasına gelmesi ile, toplumların yapısı yeniden şekillenmeye başladı. İnsanların birbiri ile olan etkileşimlerini değiştirmekle kalmayıp, birçok küresel teknolojik şirketin gelişmesini güçlendirdi. Aynı zamanda, gelişen teknoloji ile,  geleneksel ve küçük işletmelerin, yükselişinin yolu açıldı. Burada önemli nokta, teknolojinin değişimi ve gelişmeye açık olması değil, bu değişim ile sürdürebilir bir gündemin üzerindeki etkinin büyük olması. Teknoloji yüzünden radikal toplumsal değişiklikler her zaman olmuştur. Eskiye göre bu değişiklikler, çok daha hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Çünkü teknoloji kavramı, ülkeler tarafından demokratikleştirildi. İnovasyon ve teknoloji, sürdürebilir bir gündem için toplu market haline geldi. Bugünlerde, anlık olarak piyasaya sürülen binlerce yeni kavram görüyoruz. İş perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilir bir amaç ve önleyici faaliyet gösterenler, yeni ve daha alakalı bir rekabet avantajından faydalanacağı aşikar. 

Sürdürülebilirliği, bir şirket stratejisi ve risk yönetiminin birbiri ile olan entegresi olarak ifade edebiliriz. İnovasyonu ve gelişmeyi teşvik eden, kurumsal bir yapıda, faaliyetlerini arttıran şirketler, büyüyen sürdürebilir gündemide olumlu yönde değiştirmektedir. Sürdürülebilirlik, küresel bir boyuta sahip bir kavramdır. Ülkeler ve şirketler, bu kavramı, birçok yerde kullanmaktadır. Ülkede düzenleyici baskıyı kolaylaştırabilen, çevreyi korumak için yapılan kurallar, diğer ülkelerdeki operasyonlar üzerinde, yasal bir risk oluşturabilir. Sürdürebilir ile teknoloji kavramı, sosyal demografik, çevresel, ve ekonomik eğilimler gibi döngülere sahiptir. Bu nedenle küresel bir ekonomide, tüm yapısı ile faaliyet göstermeye ve şekillendirmeye devam edecektir. Tüm bu kavramları düşündüğümüzde, teknolojinin sürdürebilirlilik gündemini en üstte tutacak 7 yapı var;

-Yapay zeka 
-Ucuz ve uzun süreli enerji depolama
-Plastik geri dönüşümü
-Led ışığın avantajı
-Güneş enerjisi
-Karbon yakalama ve depolama
-Enerji geçişinde hidrojen

Yapay zeka

Yapay zeka, insan zekası gerektiren işleri, yapabilen bir bilgisayar sistemi anlamına gelir. Yapay zeka, yetenekleri üç ana kaynaktan gelmektedir. İlk olarak, veri. İkincisi, algı, yani ses ve görüntüleri tanıma yeteneği. Üçüncüsü, biliş ve problem çözme, sürekli öğrenme ve gelişme yeteneği olarak ifade edebiliriz. Sürdürebilir bir gündem talep ediyorsak, robotlara sürdürebilirliğin, ne anlama geldiğini ve nasıl olumlu bir etki yaratacağı konusunu öğretmemiz gerek. Yapay zeka, yaygın bir teknoloji olduğu durumlarda, hemen hemen her alanda ve tüm sektörlerde büyük bir katkı yapacağı aşikar. Yapay zeka, çevresel sürdürülebilirliği büyük ölçüde geliştirme potansiyeline sahiptir. Küçük ölçekte, makine öğrenme mekanizmaları, mümkün olan en düşük kaynakları kullanmak ve israfı ortadan kaldırmak için herhangi bir sistemin veya altyapının sürekli olarak yeniden yapılandırılmasını sağlar. Veriler, akıllı evler ve fabrikalar gibi daha verimli ve daha çevreci sistemler geliştirme çabalarını bilgilendirerek , sürdürülebilir bir gündemi yaratırlar. 

Ucuz ve uzun süreli enerji depolama

Sanayi ve kamu sektörü, enerji depolama çözümleri için, daha geniş bir kullanım alanı buluyor. Enerji fiyatlarının hızla yükselmesiyle birlikte, güç maliyetlerini düşürmek, güvenilirliği ve esnekliği artırmak ve güç sistemlerinin çalışmasını daha esnek hale getirmek için ucuz ve sürdürebilir bir enerji depolamaya ihtiyaç duyuyorlar. Ancak ucuz enerji deposunun geniş erişilebilirliği, aynı zamanda sanayinin hızlı bir şekilde değişmesi gerektiği anlamına gelir. Özellikle tüketiciler kendi enerjilerini üretmeye başladıkça, şebeke planlama yaklaşımlarıda artacak. Bunun anlamı ise, uzun süreli depolama olarak yansıyacaktır. Öte yandan, hidroelektrik barajları, mevsimsel değişimleri yöneten yaklaşımlardan biriydi. Sürdürebilir bir gündemde ise, sistem doğru ve düzgün çalışmıyordu. Neyseki Google ve birkaç büyük teknoloji firması, yenilebilir enerjiyi tuz içinde depolayan ve uzun süreli depolama  teknolojisini, şebeke ölçeğinde enerji depolamak için üretimlere başladı. Bu üretim, ileride daha düşük maliyetli bir temel pil üretecekleri anlamına geliyor. Eğer uzun vadeli enerji depolaması işe yararsa, gücün fiyatı önemli ölçüde azalacak. Bu uzun vadeli çözümler, güç kaynağına güneş ve rüzgar gibi düşük maliyetli jeneratörler ekleyerek, varlıkların düşük kullanımıyla ortaya çıkan maliyeti ortadan kaldırabilir ve tasarruf sağlayabilir.

Plastik geri dönüşüm

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 280 milyon ton plastik atık üretiliyor, ancak yalnızca yüzde 15’i geri dönüştürülüyor. Plastik endüstrisi, ekonomik, toplumsal ve çevresel faydalar sağlarken, sektörler arası atıkları elimine etmeyi amaçlayan iş modelinden uzaklaşma ve döngüsel bir model benimseme fırsatına sahiptir. Gelecek vaat eden bir döngüsel süreç, plastik atıkları tekrar sıvı besleme stoğuna geri dönüştürmek için ısı ve oksijen yokluğunda bir madde kullanmasıdır. Avantajları, çevre kadar ekonomiktir, gelecek yıllarda, 60 milyar dolar olarak tahmin edilen geri dönüşüm bekleniyor.

Led avantajı

Enerji tasarruflu LED aydınlatma, dünya genelinde geleneksel ampullerin yerini hızla almaya başladı. 2030 yılına kadar bu oranın %85 seviyelerine çıkması bekleniyor. Yapılan araştırmada, teknoloji ile gelişen led ışıklar, enerji tüketimini %45 oranında azaltılması tahmin ediliyor. Bu oran, günümüzdeki enerji fiyatına göre 28 milyar dolara varan tasarruf sağlaması anlamına geliyor. Örneğin, ABD Enerji Bakanlığı'na göre, ABD, LED lambalara yapılan yatırımların artmasıyla birlikte enerji tasarrufunda yüzde 25’lik bir artış görüyor.

Güneş enerjisi

Yenilenebilir enerji ile, dünya genelinde elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1 milyar insan için ucuz ve daha erişilebilir bir enerji yaratmayı planlanılıyor. Şebekeyi genişletmekle birlikte, özellikle Afrika’daki ülkelere enerjiyi hızlı ve ucuz bir şekilde getirmek için güneş enerjisi gibi yenilenebilir çözümleri araştırılıyor. Yenilikçi ve sürdürülebilir bir teknoloji planı olan solar ile , ev sistemlerinin güvenilir bir şebeke bağlantısından çok uzak olan topluluklar için akıllı bir çözüm haline gelmesine yardımcı olabilir. Son zamanlarda yapılan bir araştırmada, Güneş enerjili elektriğin, 2020 yılına kadar 200 milyon hane halkına yardım edebileceğini tahmin ediliyor.

Karbon yakalama ve depolama

Büyük sanayide kullanılan, plastik ve çimentonun karbondan arındırılmasına odaklanmak yerine, bu ürünler üretildiğinde salınan karbonu güvenli bir şekilde azaltılması gerekir.  Karbon tutma ve depolama, endüstrinin kaynağında karbonu tutmasını, sıkıştırmasını ve uygun bir kalıcı depolama alanını yaratması sağlar. Teknoloji yalnızca sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip değil, aynı zamanda karbonun ve  diğer ürünlerin, karlı bir şekilde kullanılması durumunda daha fazla para anlamına da gelebilir. Çok sayıda sanayi, plastikler yapmak için yakalanan karbonu, karlı kullanıma sunmak için çalışmaktadır. Doğrudan hava çekimi de dahil olmak üzere, ortaya çıkan teknolojiler, daha önce ölçek olarak uygulanmasının yasak olduğu bir maliyeti azaltacaktır.

Enerji geçişinde hidrojen

Çevreyi temizlemeye yönelik olarak kullanılacak hidrojen, 2050 yılına kadar 500 milyondan fazla arabaya, ve diğer araçların yaklaşık yüzde 25’inden fazlasına güç sağlayacağı ön görülüyor. Güçlü yakıt hücreleri, daha az ağırlıkla daha fazla enerji depolayabilir. Bu durum, uzun mesafelere seyahat etmesi gereken ağır yük taşıtları için ideal bir çözümdür. Hidrojen ile çalışan araçları zaten Japonya olmak üzere birçok yerde kullanılmaya başlandı. 2020 yılına kadar, piyasaya sürülmek üzere 10'dan fazla model hazırlandı. Tüm bunlar göz önüne alındığında, hidrojen yakıtı, dünyanın karbondioksit kullanımında azaltma hedefine ulaştırabilir. Gerekli teknoloji bugün olmasına rağmen, hidrojen üretimi için, maliyetlerin önemli ölçüde azalması ve altyapının bir adım atması gerekiyor. Hidrojen, yenilenebilir elektrik için uzun vadeli bir taşıma ve depolama çözümü olarak hareket ederse, diğer yenilenebilir kavramların, daha akıllıca kullanılmasını kolaylaştırabilir. Enerji geçişinde ve sürdürebilir teknoloji için önemli bir anahtar olabilir.