Tayland ekonomisi nasıl dengede kaldı?

Güneydoğu Asya ülkelerinden biri olan Tayland, düşük işsizlik ve enflasyon oranları ile dikkat çekiyor. Ülkenin para birimi Baht, ülkenin her yıl cari fazla verilmesi sebebiyle değer kaybetmiyor.

Eski adıyla Siyam, resmi adıyla ise Tayland Krallığı bir Güneydoğu Asya ülkesi. Batı komşusu Myanmar, doğu komşusu Kamboçya, kuzey komşusu Laos ve güney komşusu ise Malezya. Ülke, Hindiçin yarımadasının orta kısmında bulunuyor. Tayland Körfezi ülkenin güney kısmında yer alırken, Andaman Denizi ise batı kısmında bulunuyor.

Dünyanın en büyük 51. ülkesi olan Tayland’ın, 513.120  km² yüz ölçümü var. 66 milyonluk nüfusu ile dünyanın en kalabalık 20. ülkesi durumunda. Ülkenin en kalabalık şehri Bangkok’un başkent ve etnik olarak Taylarla birlikte Çin, Khmer, Laos ve Malay kökenli halklar beraber yaşıyor.

Resmî dilin Tayca olduğu Tayland’da, nüfusun %95’lik bir kısmı Budizm dinine mensup. Budizm ile birlikte ülkede Animizm ve İslam dini de yaygın olarak görülüyor.

Yönetim tarzı “parlamenter monarşi” ya da “meşrutî krallık” olarak adlandırılan ülkede, zaman zaman askerlerin yönetime el koyduğu görülüyor. II. Dünya Savaşı’nda Japonya’nın kolonisi olan ülkede, Japonların ABD’ye yenilip çekilmesi ile birlikte askerler tarafından ilan edilen krallık hala yönetimde.

Doğalgaz, kauçuk, kalay, kurşun, kereste, alçıtaşı ve balık gibi doğal ve yeraltı zenginliklere sahip olan Tayland’a, her sene yaklaşık 20 milyon turist geliyor. Tropik bir iklime sahip olan ülkede, üç mevsim yaşanıyor. Sıcak bir ülke olması ve bol yağış alması ile biliniyor.

ÜLKENİN EKONOMİK YAPISI

Tayland’da kişi başına düşen milli gelir (GSYH) 18.000 dolar. Ülkede enflasyon eksi yüzde 0.4 olarak açıklanırken, yıllık faiz ise yüzde 0.6 olarak dikkat çekiyor. İşsizlik ise yüzde 1 oranında seyrediyor. Para birimi “Baht" olan Taylan’da, bir ABD doları bugün 29 Baht ediyor.

Ülke ekonomisi 1980’li ve 1990’lı yıllarda ortalama olarak yüzde 9 büyüdü. Ülke büyümeye devam ederken cari açık vermemesi, cari işlemlerin dengede kalmasını sağladı. O dönem içerisinde dışarıdan ülkeye sıcak para akışının artması ile birlikte, ülke her sene cari açık vermeye başladı. Tayland’ın her sene cari açık vermesi üzerine ülkeye dış yatırım azaldı ve para birimi Baht büyük değer kaybetti.

1997-98 Asya krizi ile karşı karşıya kalan ülke, IMF’den borç almak zorunda kaldı. Ülke bu dönem içerisinde dış borçlanmayı terk ederek, kemer sıkma politikasını uygulamaya başladı. Kemer sıkma politikasının ardından ülke yeniden cari fazla vermeye başladı. 1999 yılında 12 milyar dolar cari fazla veren ülke, 2000’li yılların başından itibaren IMF’e olan tüm borçlarını kapattı.

Konu hakkında Sözcü gazetesinde bir makale kaleme alan ekonomist Ege Cansen, Tayland’ın dış borçlar ile değil, cari fazla vererek IMF’e olan borcunu kapattığını belirtti. Ege Cansen, “O gün bu gündür, yıldan yıla dalgalansa da Tayland ortalama olarak senede 20 milyar dolar cari fazla vererek yoluna devam ediyor. 20 yıl önce 58 Baht’a çıkan ABD doları, günümüzde 29 Baht’tan işlem görüyor. Son günlerde ABD’de tahvil faizlerinin yükselmesi yüzünden cari açıkçı ülke paraları değer kaybederken, Baht kıpırdamıyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Tayland'daki enflasyon ve faizlerin ABD ve AB ülkelerindeki kadar düşük olduğunu belirten Cansen, “Çünkü ulusal para birimleri sert paradır. Döviz rezervleri de gerçektir. Hep birlikte tekrar edelim ki, akıl kaldın: Dış borç almak cari açık yaratır. Cari açık, bir süre sonra devalüasyon doğurur. Devalüasyon, enflasyona sebep olur. Enflasyon, faiz artışlarını zorunlu kılar” ifadelerini kullandı.

Tayland Merkez Bankası şimdilerde ise dijital ödeme ve para sistemini test etmeye başladı. Multiple CBDC Bridge projesi kapsamında Çin Merkez Bankası Dijital Para Enstitüsü'ne dahil olan Tayland, dünya çapında bir ağın da içerisine dahil oldu. 

Bitcoin ve kripto paraların aksine merkezi bir yatırım ve fon anlayışı ile geliştirilen sisteme son katılan ülke ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. 

Bu sayede rekabet gücünü artırmayı hedefleyen Tayland, ülkenin tüm ekonomik alt yapısını da yeniden kurmaya hazırlanıyor.