Mısır ve Suudi Arabistan anlaşmıştı: ABD Kızıldeniz'e mi yerleşiyor?

Dünyanın önemli geçiş noktalarından olan Kızıldeniz, Ortadoğu ülkelerinin rekabet alanlarından da birisi. Sanafir ve Tiran adaları üzerinden yeniden gündeme gelen hakimiyet mücadelesinde Suudi Arabistan'ın rolü ne? Mısır adaları Suudi Arabistan'a tamamen devretti mi? ABD Kızıldeniz'e mi yerleşiyor?

Kızıldeniz’in kuzeyi, ortası ve güney çıkışındaki adalar Yavuz Sultan Selim tarafından 1517 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştı. 

400 yıllık egemenliğin ardından adaların Osmanlı egemenliğinden çıkmasının ardından bölge ülkelerinin en önemli çatışma merkezlerinden birisi oldu.

Bugüne kadar adı çok az duyulan Sanafir Adası ve bu adanın hemen yanı başında yer alan Tiran Adası son olarak 2016 yılında Mısır - Suudi Arabistan arasında imzalanan sınır anlaşması ile gündeme gelmişti. 

Nisan ayında iki ülke arasında imzalanan anlaşma ile mücadele alanı olan bu iki ada Mısır tarafından Suudi Arabistan’a bırakmış fakat Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması beklenen anlaşma Mısır yargısı tarafından iptal edilmişti. 

2017 yılında alınan karar ile adaların devrini içeren sınır anlaşması Mısır Yüksek Mahkemesi tarafından geçersiz sayılırken, halkın arasında ise Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi’nin ‘milyarlarca dolarlık yardım paketi karşılığında anayasayı çiğneyerek adaları sattığı' görüşü hâkim.

Birisi 80 diğeri ise 33 kilometrekare olan iki ada Tiran Boğazı girişinde oldukça stratejik bir konumda yer alıyor. 

Suudi Arabistan 1950 yılından bu yana asker bulundurduğu adalara sahip olmasını engelleyen ve Mısır Yüksek Mahkemesi tarafından alınan karar, 2017 nisan ayında Yüksek İdare Mahkemesi tarafından ‘anayasaya aykırı' olduğu gerekçesiyle alınan iptal kararı bozulmuştur.

Kızıl Deniz’e açılmak için adaları kullanmak isteyen İsrail, Tiran Boğazı girişinde bulunan Tiran Adası’nı 1956 ve 57 yıllarında işgal etmiş, ancak sonradan Mısır’a iade etmişti. 

Adaların hem konumu hem de stratejik önemi Suudi Arabistan, Mısır, Körfez emirlikleri, diğer tarafta ise İran ile Türkiye'nin aralarında bulunduğu Akdeniz’deki safların konumunu da gözler önüne seriyor. 

Mısır ve Suudi Arabistan arasında beklenmedik yakınlaşma olarak yorumlanan adaların devri, dönemin en önemli siyasi olayları arasında yer alırken, anlaşmanın en önemli maddelerinden birisi de ABD askerlerinin adaya yerleştirilmesini içermesiydi.

Suudi Arabistan’a Kızıldeniz’in kuzeyinde İsrail ve Akdeniz kıyısına doğru gidecek yeni bir enerji hattı açma imkanı veren iki ada, uzun vadede Asya’dan Avrupa’ya uzanan enerji hattına alternatif olarak Ortadoğu’dan Batı’ya uzanan yeni bir hattın oluşmasına imkan sağlıyor.