Susana Ye: Birleşik Krallık'a ne olursa, Cebelitarık'a da o olacak

Cebelitarık krizinin yanı sıra Brexit'in Birleşik Krallık'ta bulunan İspanyollar için oluşturacağı ortama dikkat çeken serbest gazeteci Susana Ye, bu kişilere zaman tanınsa bile alınacak neticenin olumlu sonuçlanmayacağını ifade etti. İspanya ve Avrupa'da yükselen aşırı sağa da değinen Susana, göçmen krizinin etkisini işaret etti.

Susana Ye: Birleşik Krallık'a ne olursa, Cebelitarık'a da o olacak

El Mundo ve El Pais gibi İspanya'nın önde gelen gazetelerinde görüşlerine yer verilen serbest gazeteci ve yazar Susana Ye, İspanya seçimleri ve Brexit krizinin Madrid'teki yansımalarına ilişkin Intell4 Global Strateji Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu. Aşırı sağcı ideolojilerin alternatif bulamayan sağ görüşlü seçmenlerin etkisiyle yükselişe geçtiğinin altını çizen İspanyol gazeteci, Pedro Sanchez'in sağladığı güvene dikkat çekti. Brexit konusuna da değinen Susana, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği (AB)'den çıkması durumunda, adada bulunan İspanyolların durumdan olumsuz yönde etkileneceğini vurguladı.

"Pedro Sanchez büyük bir kesim için güven inşa etti"

27-28 Nisan 2019'da gerçekleştirilen İspanya genel seçimlerine ilişkin değerlendirmesinde sağ partilerin kampanyalarına dikkat çeken İspanyol gazeteci, açıklamasında Sosyalist İşçi Partisi lideri Pedro Sanchez'in başarısını işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

"İspanya seçimlerinde Halk Partisi ve Vatandaşlar gibi sağ partiler, aşırı sağcı Vox'un izlediği politikaları izlemeyi tercih etti. Bu da Halk Partili Başbakan Mariano Rajoy'dan görevi devralan Sosyalist İşçi Partisi lideri Pedro Sanchez'e yaradı. Çünkü yaklaşık dokuz aydır görevde bulunan Sanchez, büyük bir kesim için güven inşa etmeyi başardı. Yine de buna rağmen Vox gibi bir aşırıcı oluşum İspanya Parlamentosu'nda 24 sandalye kazanmayı başardı. Bu sayı beklediklerinden çok az ama ilk kez bu kadar yüksek rakamlar elde ettiler."

"Vox, şiddet ve muhafazakarlık içeren bir kampanya yürüttü"

İspanya'da aşırı sağcı parti Vox'un elde ettiği başarıdan endişeyle söz eden Susana, bu duruma alternatif bir siyaset üretemeyen sağ partilerin sebep olduğunu belirtti.

"İspanya'da aşırı sağ partilerin yükselişe geçmesinin en büyük nedeni, sağ tarafta pek bir alternatif kalmaması. Halk Partisi hükümetinin politikalarından bunalmış seçmen tepkisini böyle ortaya koydu denebilir. Bu durum yıllardır devam eden 'tüm politikacılar aynı, onlara güvenemeyiz' söylemlerine neden oldu. Çok sayıda parti bir araya geldi ve bu kapsamda bir şeyler ortaya koymaya çalıştı. Ancak bu sadece büyük bir iç kavgaya sebep oldu. Tüm bu yaşananlara bakıldığında aşırı sağcı Vox, şiddet ve muhafazakarlık içeren bir kampanya yürüttü. Bu durum isteklerini yüksek sesle dile getirmekten korkan kesimlerden de karşılık buldu. Daha geleneksel bir yapı isteyen bu kişiler Vox'tan yana oy kullanmayı seçti. Aslında bir etki tepki durumu ortaya çıktı. Yanı sıra Vox'u eleştiren kişilerin bile Vox'a katkıda bulunduğu bir seçimle karşı karşıya kaldık."

"Aşırı sağ kültürel kaygılarla bağlantılı olarak gelişiyor"

İspanyol gazeteci ayrıca Avrupa'daki aşırı sağın yükselişinde göçmen krizine işaret ederken, kültürel kaygıların aşırıcı ideolojilere yer açtığını ifade etti.

"Avrupa'da aşırı sağ kültürel kaygılarla bağlantılı olarak gelişim gösteriyor. Birçok Avrupa vatandaşı yaşanan göçmen kaynaklı gelişmelerden oldukça endişeli. Yine de popülizm şu an çok güçlü. İnsanların siyasetle ilişkisi oldukça ciddi. Bununla birlikte daha önce aşırıcı hükümetlerin ortaya çıkardığı zararları unutmuş gibi görünüyorlar. Aynı zamanda bizler güvenli ve eşit bir ortamda büyüdük, daha önce yaşamadığımız bir şeyi bugün üzerinden yüceltmeye çalışmak kolaydır."

"Brexit, adadaki İspanyolları olumsuz etkileyecek"

Susana, Birleşik Krallık'ta yürütülen ve AB'den ayrılmayı öngören Brexit tasarısına ilişkin, iki ülkede bulunan karşı ülke vatandaşlarına değindi. Ekonomik şartlar göz önünde bulundurulduğunda İspanya'da bulunan İngilizlere nazaran, Birleşik Krallık'taki İspanyolların daha çok etkileneceğini belirten Susana, Londra yönetiminin taahhütlerine rağmen, adadaki İspanyollar için olumlu bir gelişmenin yaşanmadığını söyledi.

"İspanya Genel Göç İdaresi'nin 2016 raporlarına göre Brexit, İspanya'da yaşayan 300 binden fazla İngiliz vatandaşını etkileyecek. Birçok İngiliz, İspanya'da yaşamayı tercih ediyor. Çünkü iklimi daha yumuşak ve Birleşik Krallık'a kıyasla daha ucuz. Aynı zamanda adaya çok yakın, ihtiyaç durumunda kolaylıkla evlerine dönebiliyorlar. Diğer taraftan 2018 verilerine göre Birleşik Krallık'ta bulunan yaklaşık 128 bin İspanyol vatandaşı bulunuyor. Geçim şartlarından dolayı Birleşik Krallık'a giden İspanyollar Brexit'ten daha çok etkilenecek. İngiliz hükümeti AB pasaportu taşıyan bu kişilere zaman tanıyacağını söylüyor. Ancak bu durum İspanyollar için hala iyi bir sonuç değil."

"Birleşik Krallık'a ne olursa, Cebelitarık'a da o olacak"

İspanya ve Birleşik Krallık'ı sık sık karşı karşıya getiren Cebelitarık meselesine yönelik tartışmalar yaşandığını da belirten Susana, Birleşik Krallık ve Cebelitarık'ın kaderinin bir olduğunu fakat İspanya'nın da söyleyecek bir şeyleri olduğunu vurguladı.

"Cebelitarık hakkında, Brexit sonrası ne olacağı konusunda bazı zorluklar yaşandı. İspanya bu konuyla ilgili endişelerini dile getirdi. Yani Madrid için, Birleşik Krallık, AB dışındaysa Cebelitarık da öyle. Cebelitarık'ın İngiliz yönetimi, bölgedeki İspanyol varlığıyla çarpışıyor. Bu durumda Cebelitarık'a ne olursa olsun Londra yönetimine bağlı olarak gerçekleşecek. Avrupa Birliği söz konusu süreçte İspanya'dan yana bir tavır ortaya koysa da, etkili bir rol oynamadı. Cebelitarık, İngilizlerle birlikte olsa da, unutulmaması gereken nokta İspanyolların da söyleyecek bir şeyi olduğu. Daha net bir şekilde söylemek gerekirse, sözlerden ibaret atışmalar neticesinde bir kez daha çözümden mahrum bırakıldık."

"Batı Sahra, öncelik maddesi değil"

Susana, İspanya'nın eski sömürgesi Batı Sahra'ya ilişkin tartışmaların İspanya içerisinde öncelikli olmadığını aktardı. Bu kapsamda, İspanyolların tartışmaların dışında kalmayı tercih ettiğini belirten Susanda, "Batı Sahra sorununa gelecek olursak, eski bir İspanyol kolonisi olduğu yönündeki bilgim dışında duruma pek aşina değilim. İspanya içerisinde Batı Sahra'ya ilişkin tartışmalar öncelik maddesi değil. İspanya medyası ve vatandaşlar, Ceuta, Melilla, Balear ve Kanarya Adaları'na yönelik tartışmalarla daha çok ilgileniyor. Evet, bu bölgeler İspanya'nın bir parçası ama siyasi çevrelerinin ortaya koyduğu tabloyla öne çıkıyorlar." ifadelerini kullandı.

"AB ve Türkiye arasındaki sorunların çözülmesi için derinlemesine bir çalışma gerek"

Türkiye ve AB ilişkilerine de değinen Susana, AB ve Ankara arasındaki sorunların çözümü için derinlemesine bir çalışma gerektiğinin altını çizdi.

"Türkiye oldukça egzotik ve farklı bir ülke. Genel olarak Türkiye'ye yönelik net bir fikir yok. Dikkat çeken tek haber, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa'da tehdit olarak algılanması. Avrupa'da yaşanan gelişmelerin de bununla paralel olarak seyrettiğini söyleyebilirim. Göçmen krizi ve ekonomik kaygılar farklı bir atmosfer oluşmasına neden oluyor. Bu kapsamda Türkiye'nin AB'ye üye olup olmamasına yönelik pek bir şey söyleyemiyorum. Bu, Türkiye'nin AB ekonomisine ve jeopolitik çıkarlarına ne kadar katkıda bulunabileceğine bağlı. Ancak AB ve Türkiye arasındaki sorunların çözülmesi için derinlemesine bir çalışma gerekiyor."