Suriye’deki çıkar çatışmaları

Dokuzuncu yılına giren Suriye savaşı, birçok ülkenin çatışma ve kozlarını paylaştığı bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda. Sahada aktif olarak Rusya, İran, Çin, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve Türkiye gibi ülkeler bulunuyor. Sürekli olarak değişen şartlar ve sahadaki üstünlük ve hamle yetileri, ülke çıkarlarının sürekli olarak birbirleri ile çatışmasına neden oluyor. Bu durum ise ülkede olması beklenen barışı imkansız hale getiriyor.

Dokuzuncu yılına dayanan savaşta taraflar sadece rejim güçleri ve muhaliflerden ibaret olarak kalmadı.  Türkiye dahil birçok ülke bu savaşa müdahil olmak durumunda kaldı. Peki bu ülkeler neden bu savaşa dahil olma gereği hissettiler?

Türkiye

Türk liderler 2000'li yılların ortalarında Esad ile iyi ilişkilere sahipti. Ancak savaşın başladığı 2011 yılından beri Kürtler dışındaki Suriyeli muhalif gruplara silah sağlıyorlar. Türkiye, muhalif savaşçıların sınırdan Suriye'ye geçmesine de izin verdi. DAEŞ’e karşı hava saldırıları da düzenleyen Türkiye, 2016 yılından beri Suriye'nin kuzeyindeki PKK/PYD ile de savaşıyor.

Türkiye, PKK/PYD’nin Suriye'nin kuzeyinde özerklik kazanmasına engel olmak istiyor. Ankara, böyle bir gelişmenin Türkiye'deki Kürt ayrılıkçı hareketi cesaretlendirmesinden endişe ediyor. Ankara ayrıca Türkiye'de terör saldırıları düzenleyen DAEŞ’i de bertaraf etmeyi amaçlıyor. Şam'da ise daha Türkiye yanlısı bir hükümet kurulmasını istiyor.

İsrail

İsrail, savaşın başlamasından bu yana öncelikli olarak Suriye'deki Hizbullah ve İran hedeflerine hava saldırıları düzenledi. İsrail, İran'ın Suriye'de nüfuz kazanmasına engel olmak istiyor. Defaatle İsrail'in var olma hakkını sorgulayan İranlı liderler, İsrail karşıtı terör örgütlerini de finanse etti. İsrail ayrıca Hizbullah'ın güçlenmesine engel olmayı amaçlıyor. Hizbullah birçok defa komşu ülke Lübnan'dan İsrail'e roket saldırıları düzenledi. İsrail, Hizbullah'ın aynısını Suriye'nin batısında yer alan ve stratejik öneme sahip olan Golan Tepeleri'nden de yapmasından korkuyor.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD, 2014 yılından beri hava saldırıları düzenleyen DAEŞ karşıtı uluslararası koalisyona öncülük ediyor. Muhaliflerle birlikte savaşmaları için yüzlerce Amerikan komandosunu da bölgeye gönderdi. Ayrıca Suriye'nin kuzeyindeki muhalif gruplara silah ve hava desteği sağlıyor. Bu grupların içinde ABD'nin NATO müttefiki Türkiye ile savaşan PYD/YPG güçleri de bulunuyor.

ABD'nin açıkladığı öncelik, DAEŞ ve Suriye'deki diğer aşırı grupları yok etmek. ABD'nin Esad konusundaki yaklaşımı ise artık o kadar net değil. ABD Başkanı Donald Trump'ın selefi Barack Obama "Esad gitmeli" diyordu. Trump yönetimi ise rejimin kimyasal silah kullanmasına gösterdiği tepkiyi katmazsak, Esad'ın akıbeti konusunda daha muğlak bir duruş sergiliyor.

İran

Esad rejiminin en güçlü savunucularından biri olan İran, rejim güçlerine para, silah ve istihbarat desteği veriyor. İran Devrim Muhafızları'ndan askeri danışmanları da Suriye'ye gönderdi. Lübnan'daki İran destekli Hizbullah savaşçılarını da bu ülkeye yönlendirdi.

İran halkının büyük bölümü Şii. Suriye'deki Şiiler ise kendini Sünnilik ile özdeşleştiren bazı militan gruplar tarafından hedef alınıyor. Tahran yönetimi de Suriye'deki savaşa müdahil olarak Şiiliğin koruyucusu rolüne soyunuyor. İran ayrıca Suriye'de Esad'ı iktidarda tutmak istiyor. İran'dan gelen yardımın Lübnan'daki Hizbullah'a ulaşmasına izin veren Esad, ABD'nin Ortadoğu'ya nüfuz etmesine karşı çıkıyor ve bölgesel liderlik konusunda Suudi Arabistan'a karşı İran'ın tarafını tutuyor.

Rusya

Rusya, 2015 yılında başlattığı hava saldırılarıyla Esad'a destek verdi. Bu destek, cephede ibrenin rejim lehine dönmesini sağlayan en önemli faktörlerden biri oldu. Rus yetkililer söz konusu hava saldırılarıyla IŞİD gibi terör örgütlerini hedef aldıklarını belirttiler. Ancak Rus savaş uçakları diğer Esad karşıtı grupları da vurdu.

Hem Esad'ı iktidarda tutarak hem de Lazkiye'deki askeri hava üssüyle Tartus'taki donanma üssünün güvenliğini sağlayarak Ortadaoğu'daki nüfuzunu sürdürmek istiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ayrıca ülkesinin ABD karşısındaki prestijini ve Ortadoğu'daki nüfuzunu artırmak istediği izlenimi veriyor.

Suudi Arabistan

İçlerinde bazı İslamcı militan grupların da bulunduğu Suriyeli muhalif güçlere para ve silah verdi. Ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona katılarak IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenledi.

Nüfusu büyük oranda Sünni olan Suudi Arabistan, 2003 yılındaki Irak işgalinden bu yana İran'ın Basra Körfezi'ndeki nüfuzunu artırma girişimlerine karşı çıkıyor. Riyad yönetimi Esad'ın yerine Suudi yanlısı ve İran karşıtı bir lider getirmek istiyor.

Almanya

Alman uçaklarının Suriye üzerindeki gözlem uçuşlarıyla IŞİD'e yönelik hava saldırılarına destek verdi. Almanya ayrıca Esad'ın herhangi bir barış anlaşmasında görevden ayrılması için Suriye liderini ikna etmeleri konusunda Rusya ve İran'a çağrıda bulundu.

Berlin, Almanya'da terör saldırıları düzenleyen IŞİD'in mağlup edildiğini görmek istiyor. Ayrıca Esad rejimine de karşı. Alman yetkililer, Esad görevde kaldığı sürece, kalıcı bir barış sağlanamayacağını belirtiyor.

Fransa

Fransa önce muhalif güçlere tıbbi malzemeler ve silah gönderdi. 2015 yılında ise IŞİD'e yönelik hava saldırılarına katıldı. IŞİD'in Kasım 2015'te Paris'te düzenlediği terör eylemlerinin ardından da bu saldırılarını yoğunlaştırdı. Fransa ayrıca Esad'ı kimyasal silaha başvurmaması için uyardı.

Fransa'da düzenlenen IŞİD bağlantılı terör saldırılarının ardından bu örgütü mağlup etmek istiyor.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Mayıs 2017'de yaptığı açıklamada artık ülkesinin, barış görüşmelerinde Esad'ın görevden ayrılmasını ön koşul olarak sunmayacağını belirtmişti.